37. sure

Sâffât Suresi الصافات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 13 konu
  1. Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11 karşılaştır — Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması
  2. Alay edenler ve hüküm günü 12–21 karşılaştır — Alay edenler ve hüküm günü
  3. Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39 karşılaştır — Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme
  4. İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61 karşılaştır — İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş
  5. Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74 karşılaştır — Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması
  6. Nûh 75–82 karşılaştır — Nûh
  7. İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113 karşılaştır — İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi
  8. Mûsâ ve Hârûn 114–122 karşılaştır — Mûsâ ve Hârûn
  9. İlyâs 123–132 karşılaştır — İlyâs
  10. Lût 133–138 karşılaştır — Lût
  11. Yûnus 139–148 karşılaştır — Yûnus
  12. Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160 karşılaştır — Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep
  13. Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182 karşılaştır — Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11

  1. Sâffât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 1. ayet. وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

    veṣṣâffâti ṣaffâ.

    Erhan Aktaş

    Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 1. ayet

  2. Sâffât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 2. ayet. فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

    fezzâcirâti zecrâ.

    Erhan Aktaş

    Haykırıp sürenlere,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 2. ayet

  3. Sâffât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 3. ayet. فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

    fettâliyâti ẕikrâ.

    Erhan Aktaş

    Öğüt okuyanlara,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 3. ayet

  4. Sâffât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 4. ayet. إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

    inne ilâheküm levâḥid.

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 4. ayet

  5. Sâffât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 5. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ verabbü-lmeşâriḳ.

    Erhan Aktaş

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb'idir. Ve doğuların dipnot 1 Rabb'idir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş'in doğduğu yerin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 5. ayet

  6. Sâffât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

    innâ zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bizînetini-lkevâkib.

    Erhan Aktaş

    Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 6. ayet

  7. Sâffât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 7. ayet. وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

    veḥifżam min külli şeyṭânim mârid.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 7. ayet

  8. Sâffât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 8. ayet. لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

    lâ yessemme`ûne ile-lmelei-l'a`lâ veyuḳẕefûne min külli cânib.

    Erhan Aktaş

    Mele-i A'la'ya dipnot 1 kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahiy. Kur'an ayetleri. Sözlük anlamı "yüce dolu, yüce depo" demek olan Mele-i A'la ile kastedilen şey vahiydir, Kur'an ayetleridir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 8. ayet

  9. Sâffât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

    düḥûrav velehüm `aẕâbüv vâṣib.

    Erhan Aktaş

    Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 9. ayet

  10. Sâffât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 10. ayet. إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

    illâ men ḫaṭife-lḫaṭfete feetbe`ahû şihâbün ŝâḳib.

    Erhan Aktaş

    Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 10. ayet

  11. Sâffât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 11. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

    festeftihim ehüm eşeddü ḫalḳan em men ḫalaḳnâ. innâ ḫalaḳnâhüm min ṭînil lâzib.

    Erhan Aktaş

    Şimdi onlara sor: "Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı dipnot 1 ?" Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Ama insanların çoğu bilmiyorlar (40:57)."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 11. ayet

Alay edenler ve hüküm günü 12–21

  1. Sâffât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

    bel `acibte veyesḫarûn.

    Erhan Aktaş

    Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 12. ayet

  2. Sâffât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 13. ayet. وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

    veiẕâ ẕükkirû lâ yeẕkürûn.

    Erhan Aktaş

    Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 13. ayet

  3. Sâffât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 14. ayet. وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

    veiẕâ raev âyetey yestesḫirûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 14. ayet

  4. Sâffât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 15. ayet. وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

    Erhan Aktaş

    "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." diyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 15. ayet

  5. Sâffât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Erhan Aktaş

    "Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 16. ayet

  6. Sâffât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 17. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Erhan Aktaş

    "Yok olup gitmiş atalarımız da mı?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 17. ayet

  7. Sâffât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

    ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.

    Erhan Aktaş

    De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 18. ayet

  8. Sâffât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 19. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.

    Erhan Aktaş

    Artık o tek bir haykırıştır dipnot 1 . O zaman neyin ne olduğunu görecekler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Uyulması zorunlu bir sesleniş.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 19. ayet

  9. Sâffât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

    veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.

    Erhan Aktaş

    "Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür dipnot 1 " derler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karşılığın verileceği gün, yargılanma, hesap verme günü.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 20. ayet

  10. Sâffât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 21. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 21. ayet

Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39

  1. Sâffât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 22. ayet. ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

    uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 22. ayet

  2. Sâffât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 23. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

    min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.

    Erhan Aktaş

    Allah'ın yanı sıra. Artık onlara Cehennem yolunu gösterin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 23. ayet

  3. Sâffât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 24. ayet. وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

    veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.

    Erhan Aktaş

    Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorumludurlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 24. ayet

  4. Sâffât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 25. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

    mâ leküm lâ tenâṣarûn.

    Erhan Aktaş

    Size ne oldu da dünyadaki gibi yardımlaşmıyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 25. ayet

  5. Sâffât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 26. ayet. بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

    bel hümü-lyevme müsteslimûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 26. ayet

  6. Sâffât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 27. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Erhan Aktaş

    Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 27. ayet

  7. Sâffât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 28. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

    ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.

    Erhan Aktaş

    "Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan dipnot 1 geliyordunuz." derler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sağ taraf, deyim olarak; gücü, güç kullanmayı ifade etmektedir. Siz bizi gücünüzle etki altına alarak ve iyi niyetli görünerek yönlendiriyordunuz, denmektedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 28. ayet

  8. Sâffât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    ḳâlû bel lem tekûnû mü'minîn.

    Erhan Aktaş

    "Hayır, siz zaten iman eden kimseler değildiniz." derler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 29. ayet

  9. Sâffât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 30. ayet. وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ

    vemâ kâne lenâ `aleyküm min sülṭân. bel küntüm ḳavmen ṭâgîn.

    Erhan Aktaş

    "Bizim sizin üzerinizde yetkimiz yoktu. Bilakis, siz azmış bir halktınız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 30. ayet

  10. Sâffât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 31. ayet. فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

    feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.

    Erhan Aktaş

    "Artık Rabb'imizin Söz'ü dipnot 1 üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Azap sözü.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 31. ayet

  11. Sâffât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 32. ayet. فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

    feagveynâküm innâ künnâ gâvîn.

    Erhan Aktaş

    "Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 32. ayet

  12. Sâffât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 33. ayet. فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

    feinnehüm yevmeiẕin fi-l`aẕâbi müşterikûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, O gün dipnot 1 azapta ortaktırlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 33. ayet

  13. Sâffât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 34. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Erhan Aktaş

    Mücrimleri dipnot 1 böyle cezalandırırız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 34. ayet

  14. Sâffât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 35. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

    innehüm kânû iẕâ ḳîle lehüm lâ ilâhe ille-llâhü yestekbirûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilah yoktur." denildiği zaman büyüklük taslayanlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 35. ayet

  15. Sâffât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 36. ayet. وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ

    veyeḳûlûne einnâ letârikû âlihetinâ lişâ`irim mecnûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 36. ayet

  16. Sâffât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 37. ayet. بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    Bilakis, o, Hakkı getirdi ve gönderilmiş Resulleri doğruladı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 37. ayet

  17. Sâffât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 38. ayet. إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

    inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.

    Erhan Aktaş

    Siz, kesinlikle elim azabı tadacak olanlarsınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 38. ayet

  18. Sâffât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 39. ayet. وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vemâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    Sadece yapmış olduğunuz şeyin karşılığını alacaksınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 39. ayet

İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61

  1. Sâffât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Erhan Aktaş

    Allah'ın muhles dipnot 1 kulları hariç.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhles/Muhlis, fitne işlemine tabi tutularak arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar. Fitne; kıymetli madenlerin, ateşte eritilerek, içlerinde bulunan değersiz madenlerden ayrıştırılarak saf hale getirilmesi işlemidir. Allah da açlık, yokluk, savaş, mal, mülk, evlat, ün, vb. konularda Müslümanları fitnelendirerek samimiyet durumlarını ortaya çıkarmaktadır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 40. ayet

  2. Sâffât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 41. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

    ülâike lehüm rizḳum ma`lûm.

    Erhan Aktaş

    Onlar için bilinen bir rızık vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 41. ayet

  3. Sâffât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 42. ayet. فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ

    fevâkih. vehüm mükramûn.

    Erhan Aktaş

    Onlara meyveler ikram edilecek.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 42. ayet

  4. Sâffât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 43. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Erhan Aktaş

    Naim Cennetleri'nde.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 43. ayet

  5. Sâffât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 44. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    Erhan Aktaş

    Karşılıklı tahtlar üzerinde.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 44. ayet

  6. Sâffât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 45. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

    yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.

    Erhan Aktaş

    Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 45. ayet

  7. Sâffât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 46. ayet. بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ

    beyḍâe leẕẕetil lişşâribîn.

    Erhan Aktaş

    Berrak, içenlere lezzet veren.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 46. ayet

  8. Sâffât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 47. ayet. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

    lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.

    Erhan Aktaş

    İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve ondan onların akılları karışmaz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 47. ayet

  9. Sâffât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 48. ayet. وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

    ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 48. ayet

  10. Sâffât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 49. ayet. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ

    keennehünne beyḍum meknûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, iyi korunmuş yumurta dipnot 1 gibidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çok iyi korunan. O dönemde yumurta bayatlamasın, bozulmasın diye Güneş'ten çok sıkı bir şekilde korunurdu. Burada benzetme yapılmıştır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 49. ayet

  11. Sâffât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 50. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Erhan Aktaş

    Birbirleriyle karşılıklı sohbet ediyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 50. ayet

  12. Sâffât suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 51. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

    ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.

    Erhan Aktaş

    İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 51. ayet

  13. Sâffât suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 52. ayet. يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

    yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.

    Erhan Aktaş

    Diyordu ki: "Sen gerçekten ahireti doğrulayanlardan mısın?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 52. ayet

  14. Sâffât suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 53. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.

    Erhan Aktaş

    "Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, gerçekten cezalandırılacak mıyız?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 53. ayet

  15. Sâffât suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 54. ayet. قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

    ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Siz yakından bilenler misiniz?" derdi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 54. ayet

  16. Sâffât suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 55. ayet. فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.

    Erhan Aktaş

    Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 55. ayet

  17. Sâffât suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 56. ayet. قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

    ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.

    Erhan Aktaş

    "Vallahi az kalsın beni de mahvedecektin." dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 56. ayet

  18. Sâffât suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 57. ayet. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

    velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

    Erhan Aktaş

    "Eğer Rabb'imin nimeti dipnot 1 olmasaydı, ben de Cehennem'e atılanlardan olurdum."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru gösteren vahyi. Lütfu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 57. ayet

  19. Sâffât suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 58. ayet. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    efemâ naḥnü bimeyyitîn.

    Erhan Aktaş

    "Biz artık bir daha ölmeyeceğiz, öyle değil mi?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 58. ayet

  20. Sâffât suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 59. ayet. إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Erhan Aktaş

    "İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 59. ayet

  21. Sâffât suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 60. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.

    Erhan Aktaş

    Bu gerçekten en büyük başarıdır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 60. ayet

  22. Sâffât suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 61. ayet. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

    limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.

    Erhan Aktaş

    Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 61. ayet

Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74

  1. Sâffât suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 62. ayet. أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

    eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.

    Erhan Aktaş

    İkram olarak bu mu daha iyi, yoksa zakkum ağacı mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 62. ayet

  2. Sâffât suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 63. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

    innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

    Erhan Aktaş

    Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 63. ayet

  3. Sâffât suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 64. ayet. إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

    innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.

    Erhan Aktaş

    O, Cehennem'in dibinde çıkan bir ağaçtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 64. ayet

  4. Sâffât suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 65. ayet. طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

    ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.

    Erhan Aktaş

    Tomurcukları şeytanların başları dipnot 1 gibidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir benzetmedir. Bu tarz benzetmeler, genellikle iyi ve güzel şeyler meleklere benzetilirken, kötü şeyler de şeytan ve canavar gibi şeylere benzetilerek anlatılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 65. ayet

  5. Sâffât suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 66. ayet. فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    feinnehüm leâkilûne minhâ femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 66. ayet

  6. Sâffât suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 67. ayet. ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ

    ŝümme inne lehüm `aleyhâ leşevbem min ḥamîm.

    Erhan Aktaş

    Sonra da onun üstüne kaynar su karıştırılmış bir içecek vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 67. ayet

  7. Sâffât suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 68. ayet. ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

    ŝümme inne merci`ahüm leile-lceḥîm.

    Erhan Aktaş

    Sonra dönecekleri yer, kesinlikle Cehennem'dir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 68. ayet

  8. Sâffât suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 69. ayet. إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

    innehüm elfev âbâehüm ḍâllîn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, atalarını sapkın bir halde buldular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 69. ayet

  9. Sâffât suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 70. ayet. فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

    fehüm `alâ âŝârihim yühra`ûn.

    Erhan Aktaş

    Kendileri de onların izleri üzerinde koşturdular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 70. ayet

  10. Sâffât suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 71. ayet. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 71. ayet

  11. Sâffât suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 72. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

    veleḳad erselnâ fîhim münẕirîn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 72. ayet

  12. Sâffât suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 73. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Erhan Aktaş

    Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 73. ayet

  13. Sâffât suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 74. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 74. ayet

Nûh 75–82

  1. Sâffât suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 75. ayet. وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

    veleḳad nâdânâ nûḥun feleni`me-lmücîbûn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Nuh, Bize dua etmişti. Biz, ne güzel karşılık vermiştik!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 75. ayet

  2. Sâffât suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 76. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

    Erhan Aktaş

    Onu ve ehlini dipnot 1 büyük sıkıntıdan kurtardık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onunla birlikte olanları, yanında yer alanları, taraftarlarını.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 76. ayet

  3. Sâffât suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 77. ayet. وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

    vece`alnâ ẕürriyyetehû hümü-lbâḳîn.

    Erhan Aktaş

    Onun soyunu kalıcı kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 77. ayet

  4. Sâffât suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 78. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 78. ayet

  5. Sâffât suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 79. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

    selâmün `alâ nûḥin fi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Alemler içinde, Nuh'a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 79. ayet

  6. Sâffât suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 80. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    İyilere, işte böyle karşılık veririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 80. ayet

  7. Sâffât suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 81. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 81. ayet

  8. Sâffât suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 82. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra diğerlerini boğduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 82. ayet

İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113

  1. Sâffât suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 83. ayet. وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

    veinne min şî`atihî leibrâhîm.

    Erhan Aktaş

    İbrahim, onun yolunu izleyenlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 83. ayet

  2. Sâffât suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 84. ayet. إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    iẕ câe rabbehû biḳalbin selîm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 84. ayet

  3. Sâffât suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 85. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.

    Erhan Aktaş

    Babasına ve halka: "Nelere kulluk ediyorsunuz?" demişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 85. ayet

  4. Sâffât suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 86. ayet. أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

    eifken âliheten dûne-llâhi türîdûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah'ı bırakarak uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 86. ayet

  5. Sâffât suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 87. ayet. فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    femâ żannüküm birabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Alemlerin Rabb'i hakkında nasıl bir anlayışa sahipsiniz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 87. ayet

  6. Sâffât suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 88. ayet. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

    feneżara nażraten fi-nnücûm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 88. ayet

  7. Sâffât suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 89. ayet. فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ

    feḳâle innî seḳîm.

    Erhan Aktaş

    "Ben gerçekten hastayım!" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 89. ayet

  8. Sâffât suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 90. ayet. فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

    fetevellev `anhü müdbirîn.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 90. ayet

  9. Sâffât suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 91. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.

    Erhan Aktaş

    Onların ilahlarına yanaşarak: "Yemez misiniz?" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 91. ayet

  10. Sâffât suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 92. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

    mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

    Erhan Aktaş

    "Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 92. ayet

  11. Sâffât suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

    ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 93. ayet

  12. Sâffât suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

    feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 94. ayet

  13. Sâffât suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 95. ayet. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

    ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.

    Erhan Aktaş

    "Siz yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 95. ayet

  14. Sâffât suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 96. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

    vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    "Sizi de yaptığınız şeyleri de Allah yarattı."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 96. ayet

  15. Sâffât suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

    ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 97. ayet

  16. Sâffât suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 98. ayet. فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

    feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

    Erhan Aktaş

    Ona tuzak kurmak istediler. Tuzaklarını boşa çıkarıp onları aşağılık bir duruma düşürdük.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 98. ayet

  17. Sâffât suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 99. ayet. وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.

    Erhan Aktaş

    İbrahim: "Ben, Rabb'ime gidiyorum dipnot 1 , O, bana yol gösterecek." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'imin emrettiği şeyleri yapmaya devam edeceğim.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 99. ayet

  18. Sâffât suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 100. ayet. رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im! Bana salihlerden dipnot 1 bağışla."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 100. ayet

  19. Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

    febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 101. ayet

  20. Sâffât suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

    Erhan Aktaş

    Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: "Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?" dedi. Çocuk: "Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 102. ayet

  21. Sâffât suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

    felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 103. ayet

  22. Sâffât suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

    venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

    Erhan Aktaş

    "Ey İbrahim!" diye ona seslendik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 104. ayet

  23. Sâffât suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 105. ayet. قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    Sen kesinlikle o rüyayı doğruladın. Biz, Muhsinlere dipnot 1 işte böyle karşılık veririz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 105. ayet

  24. Sâffât suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

    inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

    Erhan Aktaş

    Bu, kesin olarak apaçık bir beladır. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bela "eskimek; denemek, sınamak; gam, musibet, darlık ve sıkıntı."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 106. ayet

  25. Sâffât suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 107. ayet. وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm.

    Erhan Aktaş

    Ona fidye dipnot 1 olarak büyük bir kurbanlık verdik. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bedel.
    2. metne dön, dipnot 2
      100. ayetten 107. ayete kadar olan ayetlerde anlatılan olay, 106'ncı ayette de açıklandığı gibi bir beladır, yani denemedir, sınavdır. Bu sınav, Allah'ın emri olarak değil, İbrahim'ın rüyası bağlamında gerçekleşmiştir. Bu sınavla Allah'a olan bağlılığın ne denli güçlü ve samimi olduğu; bir babanın oğlunu dahi feda edecek boyutta bir teslimiyet ortaya konmaktadır. Yoksa Allah'ın İbrahim'e oğlunu kurban etmesi gibi bir emri yoktur. Bir kimsenin en çok sevdiği bir varlıktan bile tereddüt etmeden vaz geçmesinin teslimiyeti anlatılmaktadır. Allah ise bu teslimiyeti bir kurbanlıkla karşılamıştır. Üzerinde durulması gereken İbrahim'in oğlunu kurban etmeye niyetlenmesi değil, teslimiyeti ve Allah'ın bu teslimiyete verdiği karşılıktır. Bu ayetlerin bu olay üzerinden verdiği mesaj Allah'a teslimiyet ve sadakattir. Yoksa Allah'ın nedensiz olarak bir cana kıyılmasını istemesi düşünülemez. Bu tarz bir düşünce Allah'a atılmış en büyük iftira olur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 107. ayet

  26. Sâffât suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 108. ayet

  27. Sâffât suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 109. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

    selâmün `alâ ibrâhîm.

    Erhan Aktaş

    İbrahim'e selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 109. ayet

  28. Sâffât suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 110. ayet

  29. Sâffât suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 111. ayet

  30. Sâffât suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 112. ayet. وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn.

    Erhan Aktaş

    Biz, onu salihlerden bir nebi olan İshak ile müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 112. ayet

  31. Sâffât suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 113. ayet. وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

    vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 113. ayet

Mûsâ ve Hârûn 114–122

  1. Sâffât suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 114. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Musa ve Harun'a nimetler verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 114. ayet

  2. Sâffât suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 115. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhümâ veḳavmehümâ mine-lkerbi-l`ażîm.

    Erhan Aktaş

    O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 115. ayet

  3. Sâffât suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 116. ayet. وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

    Erhan Aktaş

    Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 116. ayet

  4. Sâffât suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 117. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

    veâteynâhüme-lkitâbe-lmüstebîn.

    Erhan Aktaş

    Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 117. ayet

  5. Sâffât suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 118. ayet. وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

    vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.

    Erhan Aktaş

    Onları dosdoğru yola ilettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 118. ayet

  6. Sâffât suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 119. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 119. ayet

  7. Sâffât suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 120. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    selâmün `alâ mûsâ vehârûn.

    Erhan Aktaş

    Musa ve Harun'a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 120. ayet

  8. Sâffât suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 121. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    Biz, muhsinleri böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 121. ayet

  9. Sâffât suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 122. ayet. إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    İkisi de Bizim Mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 122. ayet

İlyâs 123–132

  1. Sâffât suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 123. ayet. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne ilyâse lemine-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    İlyas da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 123. ayet

  2. Sâffât suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Hani o, halkına: "Siz, takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, kelime olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28). Facir, fütursuzca günaha dalan, haktan batıla sapan kimse.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 124. ayet

  3. Sâffât suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 125. ayet. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

    eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.

    Erhan Aktaş

    "Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le dipnot 1 mi yöneliyorsunuz?"

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlah edinilen bir putun adı. Efendi, sahip, rabb demektir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 125. ayet

  4. Sâffât suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    "Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 126. ayet

  5. Sâffât suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.

    Erhan Aktaş

    Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 127. ayet

  6. Sâffât suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 128. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 128. ayet

  7. Sâffât suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 129. ayet

  8. Sâffât suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 130. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

    selâmün `alâ ilyâsîn.

    Erhan Aktaş

    İlyas'a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 130. ayet

  9. Sâffât suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 131. ayet

  10. Sâffât suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 132. ayet

Lût 133–138

  1. Sâffât suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 133. ayet. وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne lûṭal lemine-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    Lut da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 133. ayet

  2. Sâffât suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    iẕ necceynâhü veehlehû ecme`în.

    Erhan Aktaş

    Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 134. ayet

  3. Sâffât suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 135. ayet

  4. Sâffât suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra diğerlerini dumura uğrattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 136. ayet

  5. Sâffât suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 137. ayet. وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

    veinneküm letemürrûne `aleyhim muṣbiḥîn.

    Erhan Aktaş

    Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 137. ayet

  6. Sâffât suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    vebilleyl. efelâ ta`ḳilûn.

    Erhan Aktaş

    Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 138. ayet

Yûnus 139–148

  1. Sâffât suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 139. ayet. وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne yûnüse lemine-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    Yunus da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 139. ayet

  2. Sâffât suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 140. ayet. إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    iẕ ebeḳa ile-lfülki-lmeşḥûn.

    Erhan Aktaş

    Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 140. ayet

  3. Sâffât suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 141. ayet. فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

    fesâheme fekâne mine-lmüdḥaḍîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 141. ayet

  4. Sâffât suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 142. ayet. فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

    felteḳamehü-lḥûtü vehüve mülîm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 142. ayet

  5. Sâffât suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 143. ayet. فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

    felevlâ ennehû kâne mine-lmüsebbiḥîn.

    Erhan Aktaş

    Eğer o gerçekten tesbih dipnot 1 edenlerden olmasaydı;

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 143. ayet

  6. Sâffât suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 144. ayet. لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    lelebiŝe fî baṭnih ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    Erhan Aktaş

    Diriltilecekleri güne kadar dipnot 1 balığın karnında kalırdı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölüp gidecekti. Balığın karnı ona mezar olacaktı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 144. ayet

  7. Sâffât suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 145. ayet. فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

    fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.

    Erhan Aktaş

    Sonunda, onu bitkin bir halde ıssız bir yere attık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 145. ayet

  8. Sâffât suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 146. ayet. وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

    veembetnâ `aleyhi şeceratem miy yaḳṭîn.

    Erhan Aktaş

    Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 146. ayet

  9. Sâffât suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 147. ayet. وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

    veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.

    Erhan Aktaş

    Onu, nüfusu yüz binden fazla bir halka Resul olarak gönderdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 147. ayet

  10. Sâffât suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 148. ayet. فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    feâmenû femetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Erhan Aktaş

    Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 148. ayet

Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160

  1. Sâffât suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 149. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

    festeftihim elirabbike-lbenâtü velehümü-lbenûn.

    Erhan Aktaş

    Haydi, onlara sor: "Kız çocuklar Rabb'inin de oğlan çocuklar onların mı?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 149. ayet

  2. Sâffât suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 150. ayet. أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

    em ḫalaḳne-lmelâikete inâŝev vehüm şâhidûn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa Biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna tanık mı oldular?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 150. ayet

  3. Sâffât suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 151. ayet. أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ

    elâ innehüm min ifkihim leyeḳûlûn.

    Erhan Aktaş

    Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 151. ayet

  4. Sâffât suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 152. ayet. وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    velede-llâhü veinnehüm lekâẕibûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah'ın çocuğu oldu." diyorlar. Onlar, kesinlikle yalancıdırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 152. ayet

  5. Sâffât suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 153. ayet. أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ

    aṣṭafe-lbenâti `ale-lbenîn.

    Erhan Aktaş

    Allah; kızları, oğullara tercih etmiş öyle mi?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 153. ayet

  6. Sâffât suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 154. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Erhan Aktaş

    Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 154. ayet

  7. Sâffât suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 155. ayet. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    efelâ teẕekkerûn.

    Erhan Aktaş

    Hiç mi öğüt almıyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 155. ayet

  8. Sâffât suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 156. ayet. أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

    em leküm sülṭânüm mübîn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa elinizde açık bir belgeniz mi var?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 156. ayet

  9. Sâffât suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 157. ayet. فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 157. ayet

  10. Sâffât suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 158. ayet. وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    vece`alû beynehû vebeyne-lcinneti nesebâ. veleḳad `alimeti-lcinnetü innehüm lemuḥḍarûn.

    Erhan Aktaş

    Allah ile cinnler dipnot 1 arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinnler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını dipnot 2 bilmektedirler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Melekler. Ayette geçen cinn kelimesi görünmeyen varlıları ifade etmektedir. Bağlamından dolayı bu görünmeyen varlıkların melekler olduğu anlaşılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hesap günü, hesaba çekileceklerini.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 158. ayet

  11. Sâffât suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 159. ayet. سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne-llâhi `ammâ yeṣifûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 159. ayet

  12. Sâffât suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 160. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Erhan Aktaş

    Allah'ın muhles kulları hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 160. ayet

Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182

  1. Sâffât suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 161. ayet. فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

    feinneküm vemâ ta`büdûn.

    Erhan Aktaş

    Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 161. ayet

  2. Sâffât suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 162. ayet. مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

    mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.

    Erhan Aktaş

    O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 162. ayet

  3. Sâffât suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 163. ayet. إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ

    illâ men hüve ṣâli-lceḥîm.

    Erhan Aktaş

    Cehennem'e girecekler hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 163. ayet

  4. Sâffât suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 164. ayet. وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ minnâ illâ lehû meḳâmüm ma`lûm.

    Erhan Aktaş

    "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 164. ayet

  5. Sâffât suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 165. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ

    veinnâ lenaḥnu-ṣṣâffûn.

    Erhan Aktaş

    "Biziz biz, saf saf duranlar."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 165. ayet

  6. Sâffât suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 166. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

    veinnâ lenaḥnü-lmüsebbiḥûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 166. ayet

  7. Sâffât suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 167. ayet. وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

    vein kânû leyeḳûlûn.

    Erhan Aktaş

    Eğer diyecek olurlarsa:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 167. ayet

  8. Sâffât suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 168. ayet. لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    lev enne `indenâ ẕikram mine-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 168. ayet

  9. Sâffât suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 169. ayet. لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    lekünnâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Erhan Aktaş

    "Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 169. ayet

  10. Sâffât suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 170. ayet. فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    fekeferû bih. fesevfe ya`lemûn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 170. ayet

  11. Sâffât suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 171. ayet. وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad sebeḳat kelimetünâ li`ibâdine-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki gönderilen kullarımıza şu sözü verdik:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 171. ayet

  12. Sâffât suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 172. ayet. إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ

    innehüm lehümü-lmenṣûrûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 172. ayet

  13. Sâffât suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 173. ayet. وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.

    Erhan Aktaş

    Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 173. ayet

  14. Sâffât suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 174. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Erhan Aktaş

    Artık bir süre onlardan yüz çevir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 174. ayet

  15. Sâffât suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 175. ayet. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.

    Erhan Aktaş

    Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 175. ayet

  16. Sâffât suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 176. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa azabımızı acele mi istiyorlar?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 176. ayet

  17. Sâffât suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 177. ayet. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

    feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.

    Erhan Aktaş

    Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 177. ayet

  18. Sâffât suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 178. ayet. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Erhan Aktaş

    Artık bir süre onlardan yüz çevir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 178. ayet

  19. Sâffât suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 179. ayet. وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣir fesevfe yübṣirûn.

    Erhan Aktaş

    Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 179. ayet

  20. Sâffât suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 180. ayet. سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn.

    Erhan Aktaş

    İzzetin dipnot 1 Rabb'i olan Rabb'in, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 180. ayet

  21. Sâffât suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 181. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

    veselâmün `ale-lmürselîn.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 181. ayet

  22. Sâffât suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 182. ayet. وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Hamd, alemlerin Rabb'i Allah'adır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 182. ayet