Sâffât suresi

Sâffât suresi, 34. ayet

Sâffât suresi, 34. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

Diyanet İşleri

İşte biz suçlulara böyle yaparız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 31–37 · surenin 34. ayeti / 182

Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3

  1. Sâffât 31

    "Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

  2. Sâffât 32

    "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

  3. Sâffât 33

    Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

  4. 34

    İşte biz suçlulara böyle yaparız.

  5. Sâffât 35

    Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

  6. Sâffât 36

    "Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

  7. Sâffât 37

    Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–34. ayetler için yazılmıştır.

33-34. Yüce Allah, onların durumunu şöyle bildirmektedir: “Şüphesiz onlar, o gün” Kıyamet gününde “azapta” işledikleri günahlarına göre azap miktarları farklı olsa da “ortaktırlar.” Onlar, dünyada iken küfür üzere birleştikleri gibi âhirette de küfrün cezasını çekmekte ortak olacaklardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte Biz günahkârlara böyle yaparız.”

Daha sonra Yüce Allah, onların işledikleri günahların azgınlık derecesine ulaştığını ve nihaî sınırları da aşıp geçtiğini de belirterek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz biz, bunlara azabı tattırdığımız gibi, bunların dışındaki günahkârlara da böyle yaparız.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna biz
  2. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  3. نَفْعَلُ nef'alu yaparız kök: فعل
  4. بِٱلْمُجْرِمِينَ bil-mucrimine suçlulara kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Biz suçlulara işte böyle yaparız.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte biz, suçlulara böyle yapacağız.

Mustafa İslamoğlu

çünkü Biz suçu tabiat haline getirenlere işte böyle davranacağız.

Muhammed Esed

Günaha batmış olanlara işte böyle davranacağız:

Ahmed Hulusi

Kesinlikle biz, şirk suçunu açığa çıkaranlara işte bunu uygularız!

Ali Bulaç

Doğrusu biz, suçlu, günahkarlara böyle yaparız.

Ali Özek ve heyeti

İşte biz, suçlulara böyle yaparız.

Ali Rıza Safa

Aslında, suçlulara, işte böyle yaparız.

Bayraktar Bayraklı

İşte biz suçlulara böyle yaparız.

Edip Yüksel

Biz suçlulara böyle yaparız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz suçlulara böyle yaparız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte Biz suçlulara böyle yaparız.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte biz mücrimlere böyle yaparız

Erhan Aktaş

Mücrimleri dipnot 1 böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mücrimleri dipnot 1 böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Suçluları böyle cezalandırırız.

Gültekin Onan

Doğrusu biz, suçlu, günahkarlara böyle yaparız.

Hasan Basri Çantay

Biz (diğer) günahkarlara (da) muhakkak böyle yapacağız.

İbni Kesir

Biz, suçlulara muhakkak böyle yaparız.

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Süleyman Ateş

İşte biz, suçlulara böyle yaparız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz suçlulara, işte böyle davranırız.

Şaban Britch

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Şaban Piriş

Biz, günahkarlara işte böyle yaparız.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyle yaparız biz suçlulara/günahkarlara.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For thus do We requite the sinful who grow daily more and more wicked.

Abdul Haleem

this is how We deal with the guilty.

Abdullah Yusuf Ali

Verily that is how We shall deal with Sinners.

Abul A'la Maududi

Thus do We treat the culprits.

Aisha Bewley

That is how We deal with evildoers.

Al-Hilali & Khan

Certainly, that is how We deal with Al-Mujrimûn (polytheists, sinners, disbelievers, criminals, the disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

Indeed that is how We deal with the guilty.

Amatul Rahman Omar

Surely, that is how We deal with the guilty.

Arthur John Arberry

Even so We do with the sinners;

Bijan Moeinian

This is the way that I deal with the disbelievers [that being misled is not an acceptable excuse].

E. Henry Palmer

thus it is that we will do with the sinners.

Edip-Layth

This is how We deal with the criminals.

George Sale

Thus will We deal with the wicked:

Hamid S. Aziz

Surely thus do We deal with the guilty.

Mahmoud Ghali

Surely thus We perform against the criminals.

Marmaduke Pickthall

Lo! thus deal We with the guilty.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We deal with sinners.

Muhammad Asad

Verily, thus shall We deal with all who were lost in sin:

Mustafa Khattab

That is certainly how We deal with the wicked.

Progressive Muslims

This is how We deal with the criminals.

Rashad Khalifa

This is how we requite the guilty.

Sahih International

Indeed, that is how We deal with the criminals.

Sam Gerrans

Thus do We with the lawbreakers.

Shabbir Ahmed

Behold, this is how We deal with the guilty.

Syed Vickar Ahamed

Surely, that is how We shall deal with the criminals (Al-Mujrimûn).

Taqi Usmani

This is how We deal with the criminals.

The Monotheist Group

This is how We deal with the criminals.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩