Sâffât suresi

Sâffât suresi, 6. ayet

Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

innâ zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bizînetini-lkevâkib.

Diyanet İşleri

Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 3–9 · surenin 6. ayeti / 182

Konu Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması Sâffât 1–11 3

  1. Sâffât 3–4

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

  2. Sâffât 5

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.

  3. 6

    Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

  4. Sâffât 7

    Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

  5. Sâffât 8–9

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–9. ayetler için yazılmıştır.

6-7. Yüce Allah yıldızlardaki oldukça büyük şu iki faydayı söz konusu etmektedir:

1. Yıldızların sema için bir süs olmaları. Yıldızlar olmasa idi sema ışıksız ve kapkaranlık olurdu. Ancak Yüce Allah, göğün dört bir yanı aydınlansın, güzel bir görünüşü olsun, kara ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulunsun ve böylelikle bu yıldızların pek çok menfaati husule gelsin diye göğü bu yıldızlarla süslemiştir.

2. İtaatten çıkan ve azgınlığı sebebiyle mele-i âlâ’yı -ki bunlardan kasıt meleklerdir- dinlemeye kadar ulaşan her bir azgın şeytana karşı semanın korunması.

8-9. Eğer şeytalar meleklere kulak verecek olurlarsa “dört bir taraftan” delip geçen alevli ateşlerle kovulmak ve mele-i âlâ’da söylenenleri dinlemekten uzaklaştırılmak üzere “taşlanırlar.”

“Onlar için sürekli bir azap da vardır.” Rablerine itaat etmemeleri ve azgınlıkları dolayısı ile onlar için hazırlanmış ve daimi olan bir azap da vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz; yeryüzüne en yakın göğü, bakıldığında pırıl pırıl parlayan mücevherler gibi gözüken yıldızlarla süsledik.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. زَيَّنَّا zeyyenna süsledik kök: زين
  3. ٱلسَّمَآءَ s-semae semasını kök: سمو
  4. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  5. بِزِينَةٍ bizinetin bir zinetle kök: زين
  6. ٱلْكَوَاكِبِ l-kevakibi yıldızlarla kök: كوكب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كوكب (5 geçiş)

    Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.

  • Aynı kök: كوكب (5 geçiş)

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  • Aynı kök: كوكب (5 geçiş)

    Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde…

  • Ortak kavram: Dünya

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Ortak kavram: Dünya

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz Biz, yerin en yakın göğünü yıldızların güzelliğiyle süsledik;

Muhammed Esed

Biz yeryüzüne en yakın gökleri yıldızların güzelliğiyle süsledik,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz, o Dünya semasını gezegenler ile zinetlendirdik.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık.

Ali Özek ve heyeti

Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.

Ali Rıza Safa

Aslında, dünya gök katını gezegenlerle süsledik.

Bayraktar Bayraklı

Biz, o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık.

Edip Yüksel

Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bakınız Biz o dünya göğünü (yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla donattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakınız biz o Dünya Semayı (o yakın Göğü) bir ziynetle donattık; kevakib.

Erhan Aktaş

Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, dünya semasını yıldızlarla süsledik.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık.

Hasan Basri Çantay

Hakikat biz (size) en yakın göğü bir zinetle, yıldızlarla (donatıp) süsledik.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; dünya göğünü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

Mehmet Alagaş

(1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

Süleyman Ateş

Biz en yakın göğü bir zinetle, yıldızlarla süsledik.

Süleymaniye Vakfı

Biz en yakın göğü (birinci kat semayı) bir süsle; gezegenlerle süsledik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gökler yedi kattır (Bakara 2/29, Talak 65/12, Mülk 67/3). Güneş sistemi ve Ay, dünya ile yıldızlar arasında yer alır (Nuh 71/15-16). Güneşin ve Ay'ın dolaştığı yörüngeler farklıdır (Yasin 36/38-40). Güneşin çekim alanında olan gök cisimlerine yıldız /necm değil, gezegen /kevkeb denir. Bunlar Kur'an'a göre 11 tanedir (Yusuf 12/4). Bu ayete göre gezegenler, birinci kat semanın süsleridir (Hicr 15/16-18, Furkan 25/61-62, Fussilet 42/12, Kaf 50/6, Mülk 67/5).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz, en yakınınızda olan göğü bir süsle; yıldızlarla süsledik.

Şaban Britch

Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

Şaban Piriş

Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have embellished the vault of the lowermost heaven with the brilliancy and splendour of the inlaid stars,

Abdul Haleem

We have adorned the lowest heaven with stars,

Abdullah Yusuf Ali

We have indeed decked the lower heaven with beauty (in) the stars,-

Abul A'la Maududi

We have adorned the lower heaven with the adornment of the stars dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Lower heaven": The nearest heaven which can be seen with the naked eye, without the help of a telescope. The worlds beyond which can be seen through the telescopes of different powers, and the worlds which have not so far been observed through any means, are the distant heavens. In this connection, one should also note that “sama” is not something definite and determined, but man generally has been using this word and its other synonyms for the heavens since the earliest times.

Aisha Bewley

We have adorned the lowest heaven with the beauty of the planets

Al-Hilali & Khan

Verily We have adorned the near heaven with the stars (for beauty).[1]

Ali Quli Qarai

Indeed We have adorned the lowest heaven with the finery of the stars,

Amatul Rahman Omar

Verily, We have beautified and embellished the nearer space (- the heaven visible to you) with an excellent embellishment, the stars and planets.

Arthur John Arberry

We have adorned the lower heaven with the adornment of the stars

Bijan Moeinian

I (God) have adorned the innermost universe [the one being discovered by astronomy] with exotic planets.

E. Henry Palmer

Verily, we have adorned the lower heaven with the adornment of the stars,

Edip-Layth

We have adorned the lowest heaven with the decoration of planets.

George Sale

We have adorned the lower heaven with the ornament of the stars:

Hamid S. Aziz

Surely We have adorned the nearest heaven with an adornment, the stars,

Mahmoud Ghali

Surely We have adorned the lowest heaven with an adornment, the planets,

Marmaduke Pickthall

Lo! We have adorned the lowest heaven with an ornament, the planets;

Mohamed Ahmed - Samira

He decked the nearest heavens with ornaments of stars,

Muhammad Asad

Behold, We have adorned the skies nearest to the earth with the beauty of stars,

Mustafa Khattab

Indeed, We have adorned the lowest heaven with the stars for decoration

Progressive Muslims

We have adorned this universe with the decoration of planets.

Rashad Khalifa

We have adorned the lowest heaven with adorning planets.,

Sahih International

Indeed, We have adorned the nearest heaven with an adornment of stars

Sam Gerrans

We have adorned the lower heaven with the adornment of the stars

Shabbir Ahmed

Behold, We have beautified the lowest heaven nearest to the earth with ornaments, the stars and planets.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have truly stored the lower heaven with beauty (of) the stars—

Taqi Usmani

Verily, We have decorated the nearest sky with an adornment, the stars,

The Monotheist Group

We have adorned the lower heaven with the decoration of planets.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩