Sâffât suresi

Sâffât suresi, 114. ayet

Sâffât suresi, 114. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 111–117 · surenin 114. ayeti / 182

Konu Mûsâ ve Hârûn Sâffât 114–122 3

  1. Sâffât 111

    Çünkü o mü'min kullarımızdandı.

  2. Sâffât 112

    Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

  3. Sâffât 113

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

  4. 114

    Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

  5. Sâffât 115

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

  6. Sâffât 116

    Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

  7. Sâffât 117

    Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 114–122. ayetler için yazılmıştır.

114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir.

117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır.

118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu.

119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun, biz Musa ve kardeşi Harun'a peygamberlik vermekle lütufta bulunduk.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. مَنَنَّا menenna lutuflarda bulunduk kök: منن
  3. عَلَىٰ ala
  4. مُوسَىٰ musa Musa'ya
  5. وَهَـٰرُونَ ve harune ve Harun'a

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  • Aynı kök: منن (27 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Musa'ya ve Harun'a nimetler vermiştik.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunmuştuk:

Muhammed Esed

Biz, Musaya ve Harun'a da lütufta bulunduk;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Musa ve Harun'a da lütufta bulunduk!

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz Musa’ya da Harun'a da nimetler verdik.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Musa ve Harun'a da lütufta bulunduk.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, biz Musa ve Harun'a da lütufta bulunduk.

Edip Yüksel

Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Musa ile Harun'u da minnettar ettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için Musa ile Harunu da minnetdar eyledik

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Musa ve Harun'a nimetler verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Musa ve Harun'a nimetler verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Musa ve Harun'a nimetler verdik.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz Muusaya da, Haruuna da nimetler verdik.

İbni Kesir

Andolsun ki; Musa ve Harun'a da lutuf da bulunmuştuk.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.

Süleyman Ateş

Andolsun Musa'ya ve Harun'a da lutuflarda bulunduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'ya ve Harun'a da iyiliklerde bulunmuştuk.

Şaban Britch

Musa ve Harun’a da lütufda bulunmuştuk.

Şaban Piriş

Musa ve Harun'a da lütuflarda bulunmuştuk.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz Musa ve Harun'a da lütufta bulunduk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made Our sufficient grace (which renders the soul capable of performing a supernatural act, Allah willing) and Our efficacious grace (which effects the end for which it is given) abound in Mussa and Harun.

Abdul Haleem

We also bestowed Our favour on Moses and Aaron:

Abdullah Yusuf Ali

Again (of old) We bestowed Our favour on Moses and Aaron,

Abul A'la Maududi

Verily We bestowed Our favours on Moses and Aaron

Aisha Bewley

We showed great kindness to Musa and Harun.

Al-Hilali & Khan

And, indeed We gave Our Grace to Mûsâ (Moses) and Hârûn (Aaron).

Ali Quli Qarai

Certainly We favoured Moses and Aaron,

Amatul Rahman Omar

We did bestow (Our) favours on Moses and Aaron.

Arthur John Arberry

We also favoured Moses and Aaron,

Bijan Moeinian

I also blessed Moses and Aaron.

E. Henry Palmer

And we were gracious unto Moses and Aaron.

Edip-Layth

Indeed, We have given Our grace to Moses and Aaron.

George Sale

We were also gracious unto Moses and Aaron, heretofore:

Hamid S. Aziz

And certainly We conferred a favour on Moses and Aaron.

Mahmoud Ghali

And indeed We were already bounteous to Mûsa (Moses) and Harûn. (Aron)

Marmaduke Pickthall

And We verily gave grace unto Moses and Aaron,

Mohamed Ahmed - Samira

We were indeed gracious to Moses and Aaron,

Muhammad Asad

THUS, INDEED, did We bestow Our favour upon Moses and Aaron;

Mustafa Khattab

And We certainly showed favour to Moses and Aaron,

Progressive Muslims

And indeed, We have given Our grace to Moses and Aaron.

Rashad Khalifa

We also blessed Moses and Aaron.

Sahih International

And We did certainly confer favor upon Moses and Aaron.

Sam Gerrans

And We bestowed favour upon Moses and Aaron,

Shabbir Ahmed

Yes indeed, We bestowed excellence upon Moses and Aaron.

Syed Vickar Ahamed

And again, (from the past) We bestowed Our favor on Musa (Moses) and Haroon (Aaron),

Taqi Usmani

Certainly We bestowed favors upon Mūsā and Hārūn,

The Monotheist Group

And indeed, We have given Our grace to Moses and Aaron.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 114. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 114. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 114. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩