Diyanet İşleri
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 100. ayet. رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
100. “Rabbim bana salihlerden” olacak bir evlat “bağışla!” Bu duayı kavminden ümit kesip onlardan hayır namına bir şey göremeyeceğini anladığı vakit yapmıştı. Yüce Allah’a hayatında ve vefatından sonra kendisine faydalı olacak salih bir evlat bağışlaması için dua etti. Yüce Allah da onun duasını kabul ettiğini şöylece bize bildirmektedir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Rabbim, bana yardımcı ve gurbette kavmimden olacak boşluğun yerini dolduracak salihlerden bir çocuk bağışla."
Aynı kök: وهب (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
Aynı kök: وهب (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
Aynı kök: وهب (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(99, 100) (İbrahim) "Ben Rabbime gidiyorum. O, bana doğru yolu gösterecektir. dipnot 1 Rabbim! Bana iyilerden (olacak bir çocuk) ver!" demişti.
"Rabbim! Bana erdemli bir (evlat) bağışla!"
(Ve şöyle yalvardı:) "Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli (olacak bir erkek çocuk) bağışla!"
(İbrahim): "Rabbim, bana salihlerden hibe et!" (dedi).
"Rabbim, bana salihlerden (olan bir çocuk) armağan et."
Rabbim! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi.
"Efendim! Bana, erdemli birisini bağışla!"
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk ver" dedi.
"Efendim, bana erdemli birini bağışla."
'Rabbim, bana erdemli birini bağışla.'
Rabbim, bana iyilerden (bir evlat) ihsan et!"
Rabbım! bana salihinden ihsan buyur
"Rabb'im! Bana salihlerden dipnot 1 bağışla."
"Rabb'im! Bana salihlerden dipnot 1 bağışla."
"Rabb'im! Bana salihlerden dipnot 1 bağışla."
"Rabbim, bana salihlerden (olan bir çocuk) armağan et."
"Ey Rabbim, bana saalihlerden (bir oğul) ihsanet" (diye düa etdi).
Rabbım, bana salihlerden ihsan et.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."
"Rabbim, bana iyilerden (bir çocuk) lutfet!"
Rabbim /Sahibim, bana iyilerden olacak birini (bir çocuk) bağışla!"
Ya Rab! Bana iyi birini bağışla" (diye yalvardı).
Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla.
Rabb'im, bana iyilerden bir evlat bağışla.
"Rabbim, bana barış ve iyilik sevenlerden birini lütfet!"
And he prayed, thus: "I pray and beseech You O Allah, my Creator, to grace me with a son invested with wisdom and piety".
Lord, grant me a righteous son,’
"O my Lord! Grant me a righteous (son)!"
Lord, grant me a righteous son." dipnot 1
My Lord, bestow on me a right-acting child!’
"My Lord! Grant me (offspring) from the righteous."
‘My Lord! Give me [an heir], one of the righteous. ’
(And he prayed, ) `My Lord! grant me (an issue who is) of the righteous. '
My Lord, give me one of the righteous. '
One day Abraham prayed: "O Lord, grant me a righteous son. "
My Lord! grant me (a son), one of the righteous;'
"My Lord, grant me from among the righteous."
O Lord, grant me a righteous issue.
"My Lord! Grant me those who do good deeds. "
Lord! Bestow upon me one of the righteous. "
My Lord! Vouchsafe me of the righteous.
(And he prayed:) "O Lord, grant me a righteous son. "
[And he prayed:] "O my Sustainer! Bestow upon me the gift of [a son who shall be] one of the righteous!" –
My Lord! Bless me with righteous offspring."
"My Lord, grant me from among the righteous. "
"My Lord, grant me righteous children."
My Lord, grant me [a child] from among the righteous. "
“My Lord: give Thou me from among the righteous.”
(Abraham emigrated to Syria and prayed), "My Lord! Grant me the company of the righteous, and children who will be righteous. "
"O my Lord! Grant me (a progeny) of the righteous!"
O my Lord, bless me with a righteous son."
"My Lord, grant me from among the righteous."