Diyanet İşleri
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 28. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ
ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3
Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.
Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."
"Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."
"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 27–28. ayetler için yazılmıştır.
27. Onlar, kendileri ile aynı türden amel işleyenler ve ilâh diye iddia ettikleri varlıklar bir araya getirilerek cehennem yoluna iletildikten, daha sonra durdurulup sorgulanmalarından ve bu sorulara cevap vermeyişlerinden sonra kendi aralarında birbirlerine yönelerek, birilerinin ötekilerini saptırmaları, ötekilerinin de sapmaları dolayısı ile birbirlerini kınamaya yöneleceklerdir.
28. Tabiler, arkalarından gittikleri önderlerine şöyle diyeceklerdir: “Siz bize sağdan gelirdiniz.” Yani siz gücünüzü ve bizi yenik düşüren imkânlarınızı bize karşı kullanır ve bizi saptırırdınız. Eğer sizler olmasaydınız hiç şüphesiz bizler iman edenlerden olurduk.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Tabi olanlar ileri gelenlere; "Ey büyüklerimiz! Siz, bizlere din ve hak yönünden geliyordunuz. Bizlere Allah'ı küfretmeyi, şirk koşmayı ve günah işlemeyi güzel göstermeye çalışıyordunuz. Bizleri, resullerin Allah katından getirdikleri haktan nefret ettiriyordunuz." dediler.
Aynı kök: يمن (71 geçiş)
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir,…
Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Uyanlar, uyduklarına) "Şüphesiz ki siz bize (hep) sağdan gelirdiniz!" dipnot 1 diyeceklerdir.
(Bir kısmı) şöyle diyecek: "Siz bize hep suret-i haktan görünerek yanaşırdınız."
(Onların) bir kısmı: "Bakın" diyecek, "Siz bize (ayartma niyetiyle) sağdan yaklaşırdınız!"
"Muhakkak ki siz bize sağdan (sanki hakikati bildirirmiş gibi) gelirdiniz?"
"Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz." derler.
(Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan (hayır yönünden) gelirdiniz (de bizi ondan alıkordunuz.)
Şöyle derler: "Bize sağdan yaklaşırdınız!"
Uyanlar, uyduklarına: "Siz, bize sağdan geliyordunuz" diyecekler.
"Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz" derler.*
'Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz,' derler.
Siz bize sağdan gelir alaka gösterip dururdunuz (aldatırdınız,) derler.
Siz diyorlardır: bize sağdan gelir dururdunuz
"Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan dipnot 1 geliyordunuz." derler.
"Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan dipnot 1 geliyordunuz." derler.
"Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan dipnot 1 geliyordunuz." derler.
"Gerçekten sizler bize sağdan (sağduyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz" derler.
"Hakıykat siz, derler, biz sağdan (suret-i hakdan) gelirdiniz".
Ve derler ki: Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
"Siz, bize sağdan geliyordunuz." derler.
(Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir (güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz."
"Siz bize hep sağdan yaklaşırdınız dipnot 1 (değil mi?)" derler.
"Sizler bize güç gösterisiyle gelirdiniz" derler.
Siz bize sağdan geliyordunuz, derler.
- Siz bize sağdan geliyordununuz, derler.
Dediler: "Siz bize sağ taraftan geliyordunuz."
Those who yielded to external influence will recriminate those who led them by the nose into error, they will say: "You had always approached us from the right-hand side which we presumed to be the way of moral rightness and spiritual salvation".
They will say, ‘You came to us from a position of power.’
They will say: "It was ye who used to come to us from the right hand (of power and authority)!"
(The followers will say to their leaders): "You used to come to us from the right hand." dipnot 1
One group will say, ‘You used to come at us from a position of power. ’
They will say: "It was you who used to come to us from the right side [i.e. from the right side of one of us and beautify for us every evil, enjoin on us polytheism, and stop us from the truth i.e. Islâmic Monotheism and from every good deed]."
They will say, ‘Indeed you used to accost us peremptorily. ’
They (the seduced ones) will say (to the seducers), `Surely, you used to approach us with great force swearing ( your sincerity to guide us aright). '
These say, 'Why, you of old would come to us from the right hand. '
The followers will ask their leaders: "You used to swear that you were our well-wisher [and that in an improbable Day of Judgment you will carry our sins. ]"
and they shall say, 'Verily, ye came to us from the right. '
They said, "You used to entice us from the right side."
And the seduced shall say unto those who seduced them, verily ye came unto us with presages of prosperity;
They shall say, "Surely you used to come to us from the right hand side. "
They (The seduced) say, "Surely you used to come up to us from the right hand. " (i.e. with the Truth).
They say: Lo! ye used to come unto us, imposing, (swearing that ye spoke the truth).
Saying: "It were you who imposed yourselves upon us. "
Some [of them] will say: "Behold, you were wont to approach us [deceptively] from the right!"
The misled will say, "It was you who deluded us away from what is right."[1]
They said: "You used to entice us from the right side. "
They will say (to their leaders), "You used to come to us from the right side."
They will say, "Indeed, you used to come at us from the right. "
They will say: “You came to us from the right hand[...].”
Some will say, "You used to approach us in power. "
They will say: "It was you who used to come to us from the right hand (of power and authority)!"
They (the followers) will say, "You were the ones who used to come to (mislead) us forcefully."
They said: "You used to entice us from the right side."