Diyanet İşleri
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 85. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ
iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
Şüphesiz İbrahim de O'nun taraftarlarından idi.
Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"
"Allah'ı bırakıp da birtakım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"
"O halde, alemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"
(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 85–87. ayetler için yazılmıştır.
85. “Hani o, babasına ve kavmine: Neye ibadet ediyorsunuz (öyle)? demişti.” Bu, onların yaptıklarını reddeden ve onlara karşı susturucu delil getirme anlamını ihtiva eden bir sorudur.
86. “Allah’ın dışında uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?” Yani siz gerçekte ilâh olmayan, Allah’ın yanı sıra ibadete de layık olmayan sahte ilâhlara mı ibadet ediyorsunuz?
87. Peki “Âlemlerin Rabbini” O’nunla birlikte başkalarına ibadet etmiş iken size ne yapacağını “zannediyorsunuz?” Bu, şirkleri üzere kalmaya devam etmeleri halinde ilâhî cezaya maruz kalacakları şeklinde bir korkutma anlamı içermektedir.
Sizler, âlemlerin Rabbinin nasıl bir eksikliğe sahip olduğu zannına kapıldınız ki başkalarını O’na eş ve ortak koştunuz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Babası ve kavmini azarlayarak: "Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?" dedi.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani babasına ve halkına şöyle demişti: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?
o zaman babasına ve kavmine şöyle demişti: "Sizler nelere tapıyorsunuz böyle?
babasına ve halkına şöyle seslenmişti: "Siz neye tapıyorsunuz?
Hani (İbrahim) babasına ve kavmine: "Neye tapınıyorsunuz?"
Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizler neye tapıyorsunuz?"
Hani o, babasına ve kavmine: Siz kime kulluk ediyorsunuz? demişti.
Babasına ve toplumuna, şöyle dedi: "Neye hizmet ediyorsunuz?"
O vakit, babasına ve kavmine şöyle demişti: "Neye tapıyorsunuz?"
Babasına ve halkına, "Neye hizmet ediyorsunuz?" demişti.
Babasına ve halkına, 'Neye tapıyorsunuz?' demişti.
çünkü babasına ve kavmine şöyle dedi: "Siz nelere tapıyorsunuz?
Çünkü babasına ve kavmine şöyle dedi: siz nelere tapıyorsunuz?
Babasına ve halka: "Nelere kulluk ediyorsunuz?" demişti.
Babasına ve halka: "Nelere kulluk ediyorsunuz?" demişti.
Babasına ve halka: "Nelere kulluk ediyorsunuz?" demişti.
Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizler neye tapıyorsunuz?"
O zaman babasına ve kavmine demişdi ki: "Siz nelere tapıyorsunuz"?
Hani babasına ve kavmine demişti ki: Neye ibadet ediyorsunuz?
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.
Babasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Bir gün babasına ve halkına şöyle dedi: "Kulluk ettikleriniz nedir? dipnot 1
Bir gün babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?
Hani o, babasına ve kavmine demişti ki: Siz, nelere ibadet ediyorsunuz?
Hani O, babasına ve kavmine demişti ki: -Siz, nelere kulluk ediyorsunuz?
Babasına ve toplumuna sormuştu: "Siz neye kulluk/ibadet ediyorsunuz?"
He questioned the truth of his peoples' system of faith and worship. He said to his father and to his people: "What is it that you worship?"
He said to his father and his people, ‘What are you worshipping?
Behold! he said to his father and to his people, "What is that which ye worship?
and said to his father and his people: dipnot 1 "Whom do you worship?
and said to his father and his people, ‘What are you worshipping?
When he said to his father and to his people: "What is it that which you worship?
when he said to his father and his people, ‘What is it that you are worshiping?
(And) when he asked his sire and his people, `What is it that you worship?
when he said to his father and his folk, 'What do you serve?
He said to his father and his people: "What are these things that you worship?"
when he said to his father and his people, 'What is it that ye serve?
When he said to his father and his people: "What are you serving?"
When he said unto his father and his people, what do ye worship?
When he said to his father and his people, " What is it that you worship?"
As he said to his father and his people, "What is it that you worship?
When he said unto his father and his folk: What is it that ye worship?
When he said to his father and his people: "What is this you worship?
and [thus] spoke to his father and his people: "What is it that you worship?
and said to his father and his people, "What are you worshipping?
When he said to his father and his people: "What are you worshiping"
He said to his father and his people, "What are you worshipping?
[And] when he said to his father and his people, "What do you worship?
When he said to his father and his people: “What do you serve?
And thus spoke to his father and his people, "What is that you worship?"
When he said to his father and to his people, "What is it that, which you worship?
when he said to his father and his people, "What is that which you worship?
When he said to his father and his people: "What are you worshiping?"