Sâffât suresi

Sâffât suresi, 140. ayet

Sâffât suresi, 140. ayet. إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

iẕ ebeḳa ile-lfülki-lmeşḥûn.

Diyanet İşleri

Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 137–143 · surenin 140. ayeti / 182

Konu Yûnus Sâffât 139–148 3

  1. Sâffât 137–138

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

  2. Sâffât 139

    Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.

  3. 140

    Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.

  4. Sâffât 141

    Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.

  5. Sâffât 142

    Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.

  6. Sâffât 143

    (143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

140. Yüce Allah, onu dünyevî bir ceza ile karşı karşıya bıraktığını, ama iman ve salih amelleri sebebi ile de bu cezadan onu kurtardığını söz konusu ederek: “Hani o, kaçıp dolu gemiye sığınmıştı” buyurmaktadır.

Yani o, öfke içinde, Rabbinin kendisini sıkıştırmayacağını zannederek ve balığın karnında hapsedileceğinden habersiz bir halde Rabbinden kaçmaya kalkışmıştı.

Yüce Allah, Yunus’un neye öfkelendiğini ve onun işlediği hatanın ne olduğunu zikretmemektedir. Çünkü bunu zikretmenin bizim için bir faydası yoktur.

Bizim için yararlanılacak taraf, onun hakkında bize nakledilenlerdir. Şöyle ki o, bir günah işlemiş ve Yüce Allah da şerefli peygamberlerden birisi olmakla birlikte onu cezalandırmış, daha sonra da onu kurtararak kınanmasını gerektiren hususu ortadan etmiş ve bu hatasının düzelmesine sebep teşkil edecek hususları onun için hazırlayıp takdir etmiştir.

O, kaçınca yolcularla ve eşyalarla “dolu gemiye sığınmıştı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rabbinin izni olmadan kavminden kaçtığında, yolcu ve eşyalarla dolu ve yüklü bir gemiye binmişti.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. أَبَقَ ebeka kaçmıştı kök: ابق
  3. إِلَى ila
  4. ٱلْفُلْكِ l-fulki gemiye kök: فلك
  5. ٱلْمَشْحُونِ l-meşhuni dolu kök: شحن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شحن (3 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

  • Aynı kök: شحن (3 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Nînevâ — Adad Kapısı

    Arkeoloji

    Nînevâ — Adad Kapısı

    Yûnus kıssası, İslâmî gelenekte Nînevâ ile ilişkilendirilir. Kur'an bir koordinat vermez.

    Ayet: Yûnus 98 · Sâffât 139-148

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Fredarch
    Tarih
    1990-04
    Lisans
    CC BY-SA

    Fredarch · http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Adad_gate_exterior_entrance_north3.JPG · CC BY-SA 3.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani o, dolu bir gemiye (binip) kaçmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Hani o efendisinden kaçan bir köle gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı.

Muhammed Esed

kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiye (binip) kaçmıştı.

Ahmed Hulusi

Hani o dopdolu gemiye kaçmıştı (Hakikat bilgisine rağmen halkına yararlı olamadığı düşüncesiyle sıradan yaşamına dönmüştü).

Ali Bulaç

Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.

Ali Özek ve heyeti

Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.

Ali Rıza Safa

Yüklü bir gemiyle kaçmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Bir vakit, dolu gemi ile kaçmıştı.

Edip Yüksel

Dolu bir gemiye kaçmıştı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dolu bir gemiye kaçmıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani bir vakit dolu gemiye kaç(ıp sığın)mıştı,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hani bir vakıt dolu gemiye kaçmıştı,

Erhan Aktaş

Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.

Gültekin Onan

Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.

Hasan Basri Çantay

Hani o, dolu bir gemiye kaçmışdı.

İbni Kesir

Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani o, kaçıp yüklü bir gemiye binmişti.

Süleyman Ateş

Dolu gemiye kaçmıştı.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün o, dopdolu bir gemiye kaçtı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O da bir gün yükünü tam almış bir gemiye kaçmıştı.

Şaban Britch

Hani o, kaçıp, yüklü bir gemiye binmişti.

Şaban Piriş

Dolu bir gemiye binmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He withdrew from his people, -with whom he grew impatient- and without Allah's instructions, he hurriedly fled them and went aboard a fully laden ship.

Abdul Haleem

He fled to the overloaded ship.

Abdullah Yusuf Ali

When he ran away (like a slave from captivity) to the ship (fully) laden,

Abul A'la Maududi

Call to mind when he fled to the laden ship, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word abaqa in Arabic is used for the flight and escape of a slave from his master’s house.

Aisha Bewley

When he ran away to the fully laden ship

Al-Hilali & Khan

When he ran to the laden ship:

Ali Quli Qarai

when he absconded toward the laden ship.

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when he fled (from his people) towards the fully laden ship.

Arthur John Arberry

when he ran away to the laden ship

Bijan Moeinian

Once he escaped [from a predicament] by taking refuge in a loaded ship.

E. Henry Palmer

when he ran away into the laden ship;

Edip-Layth

When he escaped to the charged ship.

George Sale

When he fled into the loaded ship;

Hamid S. Aziz

When he ran away to a ship completely laden,

Mahmoud Ghali

As he deserted to the laden ship (s);

Marmaduke Pickthall

When he fled unto the laden ship,

Mohamed Ahmed - Samira

When he fled on the laden ship,

Muhammad Asad

when he fled like a runaway slave onto a laden ship.

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when he fled to the overloaded ship.

Progressive Muslims

When he escaped to the charged ship.

Rashad Khalifa

He escaped to the loaded ship.

Sahih International

[Mention] when he ran away to the laden ship.

Sam Gerrans

When he fled to the laden ship,

Shabbir Ahmed

When he fled like a runaway slave onto a laden ship. ('Abaqa' = Fled like a runaway slave. He migrated before Allah's Command. (21:87)).

Syed Vickar Ahamed

When he ran away (like a slave runs from captivity) to the ship (fully) loaded (with men and cargo),

Taqi Usmani

(Remember) when he ran away towards the boat that was already loaded.

The Monotheist Group

When he escaped to the charged ship.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 140. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 140. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 140. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩