Sâffât suresi

Sâffât suresi, 131. ayet

Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 128–134 · surenin 131. ayeti / 182

Konu İlyâs Sâffât 123–132 3

  1. Sâffât 128

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

  2. Sâffât 129

    Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.

  3. Sâffât 130

    İlyas'a selam olsun.

  4. 131

    Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

  5. Sâffât 132

    Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.

  6. Sâffât 133

    Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.

  7. Sâffât 134

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.

123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.

Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.

Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.

127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:

“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.

128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.

129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”

Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz biz İlyas'ı bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine iman edip güzel itaat edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  3. نَجْزِى neczi mükafatlandırırız kök: جزي
  4. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs · Ortak kavram: İhsan

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Mustafa İslamoğlu

İyileri Biz, işte böyle ödüllendiririz.

Muhammed Esed

İyileri işte böyle ödüllendiririz,

Ahmed Hulusi

Doğrusu biz, muhsinleri (Allah'a, görürcesine kulluk edenleri) böylece cezalandırırız.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz biz, iyileri işte böyle mükâfatlandırırız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, iyi iş yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel

İyi davrananları biz böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İyi davrananları biz böyle ödüllendiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz böyle mükafat ederiz işte muhsinine

Erhan Aktaş

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki biz iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.

İbni Kesir

İşte Biz, ihsan edenleri böyle mükafatlandırırız.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Süleyman Ateş

İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Süleymaniye Vakfı

Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Britch

İşte iyileri böyle ödüllendiririz.

Şaban Piriş

İşte iyileri böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For, thus do We requite those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

This is how We reward those who do good:

Abdullah Yusuf Ali

Thus indeed do We reward those who do right.

Abul A'la Maududi

Thus do We reward the good-doers.

Aisha Bewley

That is how We recompense good-doers.

Al-Hilali & Khan

Verily, thus do We reward the Muhsinûn (good-doers, who perform good deeds totally for Allâh’s sake only - See V.2:112).

Ali Quli Qarai

Thus indeed do We reward the virtuous.

Amatul Rahman Omar

That is how We reward the performers of excellent deeds.

Arthur John Arberry

Even so We recompense the good-doers;

Bijan Moeinian

This is the way that God rewards the righteous.

E. Henry Palmer

verily, thus do we reward those who do well;

Edip-Layth

We thus reward the righteous.

George Sale

Thus do We reward the righteous:

Hamid S. Aziz

Even thus do We reward the doers of good.

Mahmoud Ghali

Surely thus We recompense the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

Lo! thus do We reward the good.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We reward those who do good.

Muhammad Asad

Verily, thus do We reward the doers of good –

Mustafa Khattab

Indeed, this is how We reward the good-doers.

Progressive Muslims

We thus reward the righteous.

Rashad Khalifa

We thus reward the righteous.

Sahih International

Indeed, We thus reward the doers of good.

Sam Gerrans

Thus reward We the doers of good;

Shabbir Ahmed

Verily, this is how we reward the benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

Verily, thus do We reward those who do good.

Taqi Usmani

This is how We reward those who are good in their deeds.

The Monotheist Group

We thus reward the righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 131. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 131. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 131. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩