Sâffât suresi

Sâffât suresi, 47. ayet

Sâffât suresi, 47. ayet. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.

Diyanet İşleri

Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 44–50 · surenin 47. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 44

    Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

  2. Sâffât 45–46

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  3. 47

    Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

  4. Sâffât 48

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

  5. Sâffât 49

    Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

  6. Sâffât 50

    Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–47. ayetler için yazılmıştır.

45-47. “Kaynağından doldurulmuş, bembeyaz ve içenlere lezzet veren” içen kimsenin onu içtiği vakit ve daha sonrasında lezzet aldığı “(içki) kadehleri, etraflarında dolaştırılır.” Yani onlara hizmet etmek üzere yaratılmış olan Vildân, onlara lezzetli içkiler sunmak için huzurlarına gider gelirler. Bu içkiler ağızları misk ile mühürlü son derece güzel görünüşü içki kadehlerde olacaktır. Ancak bu içki, her yönü ile dünya içkilerinden farklıdır. Onun rengi renklerin en güzeli yani “bembeyaz” olacaktır. Tadı da içildiği vakit de sonra da lezzet verecektir. Diğer taraftan bu şarap sağlıklı olacaktır. Onda “aklı karıştıracak bir zarar” olmayacaktır. Dünya şarabında olduğu gibi ne aklı giderecek ne de sahibinin malını ziyan edecek bir özelliği yoktur. Ondan dolayı baş ağrısı, herhangi bir keder ve sıkıntı da olmaz.

Cennetliklerin yiyecekleri, içecekleri, meclisleri, geneli ile özeli ile tüm nimetleri, Yüce Allah’ın: “Naîm cennetlerinde” buyruğunun kapsamına girmekle birlikte O, bu hususları etraflı bir şekilde açıklamıştır. Ta ki nefisler, onları öğrenip bu nimetlere şevk duysunlar. Arkasından da onlara verilecek olan eşleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu dünyadaki şarap gibi değildir. Onda aklı baştan alan sarhoşluk yoktur. Onu içen başında ağrı hissetmez, aklı ve bedeni selamette olur.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la yoktur
  2. فِيهَا fiha onda
  3. غَوْلٌۭ gavlun sersemletme kök: غول
  4. وَلَا ve la ve olmazlar
  5. هُمْ hum onlar
  6. عَنْهَا anha onunla
  7. يُنزَفُونَ yunzefune sarhoş kök: نزف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 1 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نزف (2 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlarda (içtiklerinde) sersemletme (baş ağrısı) yoktur; ondan dolayı sarhoş da edilmezler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennette sunulacak içeceklerin dünyadaki içkilerden farklı olacağı ve içenlere rahatsızlık vermeyecekleri gibi sarhoş da etmeyecekleri ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Tûr 52:23; Vâkı‘a 56:25; Nebe' 78:35.

Mustafa İslamoğlu

ne zahmet verecek ne de sarhoş edecek;

Muhammed Esed

çarpmayan ve sarhoşluk vermeyen.

Ahmed Hulusi

Aklı yanlışa yönlendiren bir özellik yoktur onda. . . Onlar ondan sarhoş da olmazlar (neyi nasıl yaptıklarının bilincini hiç yitirmezler)!

Ali Bulaç

Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir.

Ali Özek ve heyeti

O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.

Ali Rıza Safa

Baş ağrısı yapmaz; sarhoş da olmazlar.

Bayraktar Bayraklı

O içecekte ne sersemletme vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.

Edip Yüksel

Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onda ne bir zarar vardır ne de başlarına vurur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onda ne bir gaile vardır, ne de başlarına vurur

Erhan Aktaş

İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve ondan onların akılları karışmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve ondan onların akılları karışmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve onlar, ondan sarhoş olmazlar.

Gültekin Onan

Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir.

Hasan Basri Çantay

Orada bir humar (baş ağrısı) da yok, onların bundan bihuş olacakları da yok.

İbni Kesir

Başağrısı yoktur onda ve sarhoş da etmez.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onda ne baş dönmesi vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.

Süleyman Ateş

Onda ne sersemletme var, ne onunla sarhoş olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarda ne baş ağrıtıcı bir şey bulunur ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.

Şaban Britch

O, ne baş ağrısı/sersemliği verir, ne de ondan sarhoş olurlar.

Şaban Piriş

O, ne baş ağrısı verir, ne de ondan sarhoş olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sersemletme/başağrısı yok onda. Sarhoş da olmazlar ondan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Free from intoxicants and not exhaustive to the faculties of the brain,

Abdul Haleem

causing no headiness or intoxication.

Abdullah Yusuf Ali

Free from headiness; nor will they suffer intoxication therefrom.

Abul A'la Maududi

There will neither be any harm in it for their body nor will it intoxicate their mind. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the wine of Paradise will be free from both the evils which are found in the wine of the world. The wine of the world, first of all, afflicts man with its stink; then it embitters his taste, upsets his stomach, affects his mind and causes illusion; then it affects the liver and spoils the health generally. Then, when the intoxication is gone, it leaves behind other ill-effects on the body. Its other evil is that man gets drunk with it, talks nonsense and brawls. This is how the wine affects man’s mind and reason. Man suffers both these evil effects of the wine only for the sake of delight and pleasure. Allah says that the wine of Paradise will certainly afford and give full pleasure and delight, but it will be free from the kinds of the evils that go with the worldly wine.

Aisha Bewley

which has no headache in it and does not leave them stupefied.

Al-Hilali & Khan

Neither will they have Ghoul (any kind of hurt, abdominal pain, headache, a sin) from that, nor will they suffer intoxication therefrom.

Ali Quli Qarai

wherein there will be neither headache nor will it cause them stupefaction,

Amatul Rahman Omar

Neither these (drinks) will cause any ruinous effect, nor they will be deprived of intellectual faculties thereby.

Arthur John Arberry

wherein no sickness is, neither intoxication;

Bijan Moeinian

The kind of a drink which will neither harm you nor make you intoxicated.

E. Henry Palmer

wherein is no insidious spirit, nor shall they be drunk therewith;

Edip-Layth

There is no bitterness therein, nor will they tire from it.

George Sale

It shall not oppress the understanding, neither shall they be inebriated therewith.

Hamid S. Aziz

There shall be no distress in it, nor shall they be exhausted therewith.

Mahmoud Ghali

Wherein there is no insobriety, (Or: havoc, danger) nor are they exhausted (Or: inebriated) thereby.

Marmaduke Pickthall

Wherein there is no headache nor are they made mad thereby.

Mohamed Ahmed - Samira

Neither dulling the senses nor intoxicating,

Muhammad Asad

no headiness will be in it, and they will not get drunk thereon.

Mustafa Khattab

It will neither harm ˹them˺, nor will they be intoxicated by it.

Progressive Muslims

There is no bitterness therein, nor will they tire from it.

Rashad Khalifa

Never polluted, and never exhausted.

Sahih International

No bad effect is there in it, nor from it will they be intoxicated.

Sam Gerrans

Wherein is no sickness, nor are they intoxicated thereby,

Shabbir Ahmed

No headache or hangover in it, nor will they get drunk. (56:19).

Syed Vickar Ahamed

Free from all pains (and annoyances); They will not suffer intoxication (from it).

Taqi Usmani

There will be no headache therein, nor will they be intoxicated with it,

The Monotheist Group

There is no bitterness therein, nor will they tire from it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩