Sâffât suresi

Sâffât suresi, 110. ayet

Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 107–113 · surenin 110. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 107

    Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

  2. Sâffât 108

    Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

  3. Sâffât 109

    İbrahim'e selam olsun.

  4. 110

    İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

  5. Sâffât 111

    Çünkü o mü'min kullarımızdandı.

  6. Sâffât 112

    Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

  7. Sâffât 113

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

110. Allah’a ibadetlerinde de kulları ile olan ilişkilerinde de “ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız.” Onların sıkıntılarını giderir, onlara güzel bir âkıbet hazırlar ve güzel bir şekilde övülmelerini sağlarız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz İbrahim'i bu itaatinden dolayı mükâfatlandırdığımız gibi iyilik yapanları da işte böyle mükâfatlandırırız.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  2. نَجْزِى neczi biz mükafatlandırırız kök: جزي
  3. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İhsan

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte (biz) güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

Mustafa İslamoğlu

İyileri Biz, işte böyle ödüllendiririz.

Muhammed Esed

Biz iyileri böyle ödüllendiririz,

Ahmed Hulusi

Muhsinleri (Allah'a, görürcesine kulluk edenleri) böylece cezalandırırız.

Ali Bulaç

Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.

Ali Özek ve heyeti

Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Ali Rıza Safa

Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.

Bayraktar Bayraklı

İyi iş yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel

Biz iyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz iyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle mükafat ederiz işte muhsinlere

Erhan Aktaş

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.

Gültekin Onan

Biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.

Hasan Basri Çantay

Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükafatlandırırız.

İbni Kesir

Biz, ihsan edenleri işte böyle mükafatlandırırız.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Süleyman Ateş

İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Britch

İşte iyileri böyle ödüllendiririz.

Şaban Piriş

İşte iyileri böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Böyle ödüllendiririz biz, güzellik sergileyenleri!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus do We requite those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

This is how We reward those who do good:

Abdullah Yusuf Ali

Thus indeed do We reward those who do right.

Abul A'la Maududi

Thus do We reward the good-doers.

Aisha Bewley

That is how We recompense good-doers.

Al-Hilali & Khan

Thus indeed do We reward the Muhsinûn (good-doers - See V.2:112).

Ali Quli Qarai

Thus do We reward the virtuous.

Amatul Rahman Omar

Thus indeed do We reward those who perform excellent deeds.

Arthur John Arberry

Even so We recompense the good-doers;

Bijan Moeinian

This is the way that God rewards the righteous.

E. Henry Palmer

thus do we reward those who do well;

Edip-Layth

It is thus that We reward the righteous.

George Sale

Thus do We reward the righteous:

Hamid S. Aziz

Thus do We reward the doers of good.

Mahmoud Ghali

Thus We recompense the fair-doers;

Marmaduke Pickthall

Thus do We reward the good.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We reward those who do good.

Muhammad Asad

Thus do We reward the doers of good –

Mustafa Khattab

This is how We reward the good-doers.

Progressive Muslims

It is thus that We reward the righteous.

Rashad Khalifa

We thus reward the righteous.

Sahih International

Indeed, We thus reward the doers of good.

Sam Gerrans

Thus reward We the doers of good;

Shabbir Ahmed

Thus do We reward the benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

Verily, thus do We reward those who do good.

Taqi Usmani

This is how We reward those who are good in their deeds.

The Monotheist Group

It is thus that We reward the righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 110. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 110. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 110. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩