Sâffât suresi

Sâffât suresi, 106. ayet

Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 103–109 · surenin 106. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 103–104

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

  2. Sâffât 105

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

  3. 106

    "Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

  4. Sâffât 107

    Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

  5. Sâffât 108

    Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

  6. Sâffât 109

    İbrahim'e selam olsun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

106. “Şüphesiz bu” Bizim İbrahim aleyhisselam’ı kendisi ile sınadığımız bu imtihan, “apaçık bir imtihandı.” Bu imtihan ile İbrahim aleyhisselam’ın halis kulluğu, Rabbine olan sevgisinin ve dostluğunun kemali ortaya çıkmış oluyordu.

Yüce Allah İsmail aleyhisselam’ı İbrahim aleyhisselam’a ihsan ettiğinde o, onu çokça sevdi. Halbuki o, Rahman olan Allah’ın halîli/dostu idi. Halillik ise sevgi türlerinin en yücesidir. Bu da ortaklığı kabil olmayan bir makamdır. Kalbin her yönden sevene bağlanmasını gerektirir. Kalbinin bir parçası oğlu İsmail’e bağlanınca Yüce Allah, onun sevgisini arıtmak ve gerçek dostluğunu sınamak istedi.

O bakımdan kalbinde Rabbinin sevgisinin yanı sıra yer eden o sevdiği oğlunu boğazlamasını emretti. O da Allah sevgisini önceleyip onu kendi arzusuna tercih ederek oğlunu boğazlamayı kararlaştırdıktan sonra kalbinde yer alan o ikinci sevgi yerini diğerine bıraktı. Böylece oğlunu boğazlamasına da gerek kalmadı. Ondan dolayı Yüce Allah: “Şüphesiz bu, apaçık bir imtihandı.” buyurmuştur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz bu apaçık imtihanın ta kendisidir. Ve İbrahim bu imtihanı geçmiştir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne gerçekten
  2. هَـٰذَا haza bu
  3. لَهُوَ lehuve muhakkak o
  4. ٱلْبَلَـٰٓؤُا۟ l-bela'u bir imtihandır kök: بلو
  5. ٱلْمُبِينُ l-mubinu apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu, apaçık bir imtihandı. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. İbrahim'in gördüğü bu rüya apaçık bir imtihana dönüşmüş, ancak Yüce Allah çocuğu kurban etmek yerine başka bir uygulamayı yerine getirmesini gerekli kılmıştı. Böylece Hz. İbrahim'in de bir şeyler yaparak rüyasına konu olayda bir çeşit fedakârlıkta bulunması sağlanmıştır.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphesiz bu, elbet apaçık bir sınavdı.

Muhammed Esed

çünkü bu, gerçekten apaçık bir sınama idi.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bu apaçık bir beladır (öğretici, idrak ettirici deneyim)!

Ali Bulaç

Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Ali Özek ve heyeti

Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır,

Ali Rıza Safa

Aslında, işte bu, gerçekten apaçık bir sınavdı.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz bu büyük bir imtihandır.

Edip Yüksel

Gerçekten bu apaçık bir sınavdı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçekten bu apaçık bir sınavdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı, dedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki bu açık bir ibtila, kat'i bir imtihan

Erhan Aktaş

Bu, kesin olarak apaçık bir beladır. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bela "eskimek; denemek, sınamak; gam, musibet, darlık ve sıkıntı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, kesin olarak apaçık bir beladır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bela "eskimek; denemek, sınamak; gam, musibet, darlık ve sıkıntı."

Gültekin Onan

Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, bu, apaçık ve kat'i bir imtihandı.

İbni Kesir

Muhakkak ki bu, apaçık bir imtihandı.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Süleyman Ateş

Gerçekten bu, apaçık bir sınav idi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gerçekten bu, yıpratıcılığı açık bir imtihandı dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu, İbrahim aleyhisselamın, en sevdiği evladını bile Allah için feda edebildiğini gösterir. İşte tam teslimiyet budur. Allah Teala şöyle buyurur: Sahibi (Rabbi) ona "Teslim ol!" dediğinde o, "Varlıkların Sahibine (Rabbine) teslim oldum!" demişti. (Bakara 2/131)  Aynı teslimiyeti İsmail aleyhisselam da göstermiştir. Allah Teala onunla ilgili olarak da şöyle buyurmuştur: "Bu Kitap'ta İsmail'i de anlat. O, sözünü tutmuştu; nebi olan elçiydi." (Meryem 19/54) Bu ayetlerle kurban edilmek istenenin İsmail aleyhisselam olduğu kesinleşir.

Şaban Britch

Bu, elbette apaçık bir imtihandı.

Şaban Piriş

Bu, elbette apaçık bir imtihandı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bu, hiç kuşkusuz apaçık imtihanın ta kendisiydi."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This was indeed a severe but a sure test of action and reaction echoing the true belief and the prevalent inclination.

Abdul Haleem

it was a test to prove [their true characters]-

Abdullah Yusuf Ali

For this was obviously a trial-

Abul A'la Maududi

This was indeed a plain trial. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the object was not to get your son slaughtered through you but to test you to see that you did not hold anything of the world dearer than Us.

Aisha Bewley

This was indeed a most manifest trial.

Al-Hilali & Khan

Verily, that indeed was a manifest trial.

Ali Quli Qarai

This was indeed a manifest test. ’

Amatul Rahman Omar

That was obviously a disciplinary test (crowned with a mighty reward, )

Arthur John Arberry

This is indeed the manifest trial. '

Bijan Moeinian

This was indeed a great test.

E. Henry Palmer

This is surely an obvious trial. '

Edip-Layth

Surely, this was an exacting test.

George Sale

Verily this was a manifest trial.

Hamid S. Aziz

Most surely this is a manifest trial.

Mahmoud Ghali

Surely this is indeed what is the evident trial. "

Marmaduke Pickthall

Lo! that verily was a clear test.

Mohamed Ahmed - Samira

That was indeed a trying test.

Muhammad Asad

for, behold, all this was indeed a trial, clear in itself.

Mustafa Khattab

That was truly a revealing test.

Progressive Muslims

Surely, this was an exacting test.

Rashad Khalifa

That was an exacting test indeed.

Sahih International

Indeed, this was the clear trial.

Sam Gerrans

This was the clear trial.

Shabbir Ahmed

This was indeed a Trial, clear in itself. (Leaving the prestigious office of Chief Priesthood in Babylon and now the comfort of Syria for the wilderness of Makkah).

Syed Vickar Ahamed

Indeed, it was clearly a trial (for Ibrahim)—

Taqi Usmani

This was indeed a trial that clearly demonstrated (their obedience).

The Monotheist Group

Surely, this was an exacting test.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩