Diyanet İşleri
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 157. ayet. فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep Sâffât 149–160 3
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Hiç düşünmüyor musunuz?
Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.
Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları bunlar gibi değildir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 151–157. ayetler için yazılmıştır.
151-152. “İyi bilin ki onlar, iftira ederek” açıkça yalan söyleyerek “derler ki: Allah çocuk edindi. Onlar” bu sözlerinde “kesinlikle yalancıdırlar” ve onların bu sözlerinin bir yalan olduğu şüphesiz açıkca ortadadır.
153-154. “Yoksa erkekleri bırakıp (kendine çocuk olarak) kızları mı seçti?” ve onları tercih etti? “Ne oluyor size? Nasıl” böyle zalimce bir “hüküm veriyorsunuz?”
155. “Hiç mi düşünmüyorsunuz?” ve bu sözün batıl ve haksızca olduğunu anlamıyor musunuz? Eğer sizler iyice düşünecek olsaydınız böyle bir söz söylemezdiniz.
156. “Yoksa apaçık” herhangi bir kitap ya da bir peygamberden alınmış ve bu sözlerinizin doğruluğuna delalet eden çok açık “bir deliliniz” bir belgeniz “mi var?”
Bunların hiçbirisinin varlığı söz konusu olmadığından dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
157. Çünkü bir kimse, bir iddiada bulunur da ona dair şer’î bir delil ortaya koyamazsa şüphesiz o, ya bile bile yalan söylüyordur yahut da Allah hakkında hiçbir bilgiye dayanmaksızın birtakım iddialar ileri sürüyordur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şayet iddianızda sadıksanız içinde delilinizi bulunduran kitabınızı getirin.
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Doğruysanız kitabınızı getirin! dipnot 1
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi (varsa) kendi kitabınızı getirin!
Eğer doğru söylüyorsanız, kendi kitabınızı getirin!
Eğer doğru söylüyorsanız bildiğinizi koyun ortaya!
Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı.
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin!
Kitabınızı getirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getiriniz.
Doğruysanız kitabınızı getirin.
Doğruysanız kitabınızı getirin.
O halde getirin kitabınızı doğru söylüyorsanız?
O halde getirin kitabınızı sadıksanız
Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, o halde kitabınızı dipnot 1 getirin.
Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, o halde kitabınızı dipnot 1 getirin.
Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, o halde kitabınızı dipnot 1 getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı.
Öyle ise, eğer (davanızda) doğru söyleyenlerseniz, getirin kitabınızı.
Eğer sadıklardan iseniz kitabınızı getirin.
(149-166) Şimdi onlardan kanaatlerini belirtmelerini iste / fetva iste, kızlar Rabbin için? Oğlanlar onların mı? Ya da melekleri dişi mi yaratmışız da onlarda buna şahitler mi? Dikkat edin! Onlar yalanı iftira edip söylüyorlar, Allah’ın çocuğu! Muhakkak ki onlar yalancıdırlar, kızları oğlanlara tercih etmiş, size ne oldu! Nasıl hükmediyorsunuz , hâlâ düşünmüyor musunuz? Ya da a paçık bir ispatlayıcınız mı var / sultanınız mı var? Kitabınızı getirin eğer sözünüze bağlı iseniz. Onunla cinler arasında bir soy bağı oluşturdular, kesin olan şu ki cinler de bilirler ki onlar da hazır hale getirilecekler. (Bu bilgi onlarda var) Allah, onların öylesi noksan sıfatlandırmalarından üstündür / süphandır. Ancak Allah’ın katışıksız /halis kulları hariç (onların vasıflandırmaları böyle değildir.) Sizler de ibadet ettikleriniz de onu sınamaya / fitneye tabi tutamazsınız. Ancak cehenneme salınacak kimseleredir, (Onları sınayabilirsiniz) Bizde, (meleklerde) bilinen bir yer / makam verilenler var , kesinlikle bizler saflar halindeyiz, Bizler Allah’ı üstün tutarız / tesbih edenleriz.
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Eğer doğru iseniz Kitabınızı getirin.
Doğru sözlü kişilerseniz yazılı belgenizi getirin.
Doğru söylüyorsanız yazılı belgenizi getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Eğer doğru sözlülerseniz, hadi getirin kitabınızı!
(If so) then produce your Sacred Writ that has been issued by Providence if indeed you are declaring the truth.
Bring your scriptures, if you are telling the truth.
Then bring ye your Book (of authority) if ye be truthful!
Bring your Book, if you are truthful. dipnot 1
Bring your Book, then, if you are telling the truth!
Then bring your Book if you are truthful!
Then produce your scripture, should you be truthful.
If so then come out with your (authoritative) scripture if you are truthful.
Bring your Book, if you speak truly!
Bring your book [the book in which it is written God has begotten children] as a proof if you are not a bunch of liars.
then bring your Book if ye do speak the truth.
Bring forth your book, if you are truthful.
Produce now your book of revelations, if ye speak truth.
Then bring your book (writ, record), if you are truthful.
Then come up with your Book, in case you are sincere.
Then produce your writ, if ye are truthful.
Then bring your scripture, if what you say is true.
Produce, then, that divine writ of yours, if you are speaking the truth!
Then bring ˹us˺ your scripture, if what you say is true!
Bring forth your scripture, if you are truthful.
Show us your book, if you are truthful.
Then produce your scripture, if you should be truthful.
Then bring your writ, if you be truthful.
Then bring your Divine Authority if you are truthful.
(If so), then you bring your Book (of authority) if you are truthful!
Then bring your book, if you are truthful.
Bring forth your book, if you are truthful.