Sâffât suresi

Sâffât suresi, 71. ayet

Sâffât suresi, 71. ayet. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 68–74 · surenin 71. ayeti / 182

Konu Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması Sâffât 62–74 3

  1. Sâffât 68

    Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.

  2. Sâffât 69

    Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.

  3. Sâffât 70

    Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.

  4. 71

    Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

  5. Sâffât 72

    Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.

  6. Sâffât 73

    Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

  7. Sâffât 74

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 69–73. ayetler için yazılmıştır.

69. “Çünkü onlar atalarını dalalet içinde bulmuşlardı da” sapıklıkta “onların peşlerinden koşturuyorlardı” süratle gidiyorlar, peygamberlerinin kendilerini çağırdıklarına dönüp bakmıyorlardı bile. İlahi kitapların kendilerini sakındırdığı şeylere ve kendilerine samimi olarak öğüt verenlerin sözlerine hiç aldırış etmiyorlardı. Aksine şu sözleri ile onlara itiraz edip duruyorlardı: “Biz atalarımızı bir din üzere bulduk ve muhakkak bizler onların izlerine uyanlarız.” (ez-Zuhruf, 43/23)

71. “Andolsun ki bunlardan” bu muhataplardan “önce de geçmiştekilerin birçoğu sapmıştı” ve onların pek azı iman etmiş ve hidâyet bulmuştu.

72. Yine “andolsun onlara da” sapıklıklarından ve dalâletlerinden dolayı “uyarıcılar göndermiştik.”

73. “Uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sonunun nasıl olduğuna bir bak?” Onların sonu helâk oldu, rezil ve rüsvay oldular.

O halde bunlar da sapıklıkları üzere devam etmekten sakınsınlar. Çünkü o takdirde öncekilerin başına gelenler, onların da başına gelir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! İlk haktan sapan senin ümmetin değil. Ant olsun, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ضَلَّ delle sapmıştı kök: ضلل
  3. قَبْلَهُمْ kablehum onlardan önce kök: قبل
  4. أَكْثَرُ ekseru çoğu kök: كثر
  5. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline evvelkilerin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki kendilerinden önceki eski toplumların çoğu sapmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, onlardan öncekilerin çoğu da sapmıştı.

Muhammed Esed

Onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu yollarını şaşırmıştı,

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onlardan önce, ilk nesillerin çoğunluğu da (Hakikatten) sapmıştı!

Ali Bulaç

onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, onlardan önce de geçmişte kalanların çoğunluğu sapmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.

Edip Yüksel

Kendilerinden önce de niceleri aynı şekilde sapmıştı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden önce de niceleri aynı şekilde sapmıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten onlardan önce eskilerin çoğu sapıklıkta idiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkat onlardan evvel eskilerin ekserisi dalalette idi

Erhan Aktaş

Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.

Gültekin Onan

Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlardan evvel geçenlerin çoğu da sapmışdı.

İbni Kesir

Andolsun ki; onlardan önce geçenlerin çoğu da sapıtmıştı.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.

Süleyman Ateş

Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

Süleymaniye Vakfı

Zaten bunlardan önce eskilerin çoğu da yoldan sapmıştı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan öncekilerin çoğu zaten yanlış yoldaydılar.

Şaban Britch

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalalete düştü.

Şaban Piriş

Onlardan önce, daha evvel yetişmiş olanların çoğu da doğru yoldan sapmıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, daha önce ilk nesillerin çoğu da sapmıştı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Similarly behaved long before them most of those of old; they insisted on treading the path of error,

Abdul Haleem

most men in the past went astray,

Abdullah Yusuf Ali

And truly before them, many of the ancients went astray;-

Abul A'la Maududi

Before them a multitude of people of olden times had erred,

Aisha Bewley

Most of the earlier peoples went astray before them

Al-Hilali & Khan

And indeed most of the men of old went astray before them;

Ali Quli Qarai

Certainly most of the ancients went astray before them,

Amatul Rahman Omar

And most of the ancient people had erred before them.

Arthur John Arberry

Before them erred most of the ancients,

Bijan Moeinian

Their wrong religions were established by those before them to whom God sent….

E. Henry Palmer

but there had erred before them most of those of yore,

Edip-Layth

Most of the previous generations have strayed before them.

George Sale

For the greater part of the ancients erred before them.

Hamid S. Aziz

And certainly most of the ancients went astray before them,

Mahmoud Ghali

And indeed before them already erred away most of the earliest (people),

Marmaduke Pickthall

And verily most of the men of old went astray before them,

Mohamed Ahmed - Samira

So had many an earlier people gone astray,

Muhammad Asad

Thus, indeed, most of the people of old went astray before them,

Mustafa Khattab

And surely most of the earlier generations had strayed before them,

Progressive Muslims

Most of the previous generations have strayed before them.

Rashad Khalifa

Most of the previous generations have strayed in the same manner.

Sahih International

And there had already strayed before them most of the former peoples,

Sam Gerrans

And most of the former peoples had gone astray before them,

Shabbir Ahmed

This is how, indeed, most of the people of the old had gone astray before them.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, before them, many (people) from the olden days went astray—

Taqi Usmani

Most of the earlier ones (too) had gone astray before them.

The Monotheist Group

Most of the previous generations have strayed before them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩