37. sure

Sâffât Suresi الصافات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 13 konu
  1. Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11 karşılaştır — Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması
  2. Alay edenler ve hüküm günü 12–21 karşılaştır — Alay edenler ve hüküm günü
  3. Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39 karşılaştır — Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme
  4. İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61 karşılaştır — İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş
  5. Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74 karşılaştır — Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması
  6. Nûh 75–82 karşılaştır — Nûh
  7. İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113 karşılaştır — İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi
  8. Mûsâ ve Hârûn 114–122 karşılaştır — Mûsâ ve Hârûn
  9. İlyâs 123–132 karşılaştır — İlyâs
  10. Lût 133–138 karşılaştır — Lût
  11. Yûnus 139–148 karşılaştır — Yûnus
  12. Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160 karşılaştır — Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep
  13. Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182 karşılaştır — Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11

  1. Sâffât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 1. ayet. وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

    veṣṣâffâti ṣaffâ.

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 1. ayet

  2. Sâffât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 2. ayet. فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

    fezzâcirâti zecrâ.

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 2. ayet

  3. Sâffât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 3. ayet. فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

    fettâliyâti ẕikrâ.

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 3. ayet

  4. Sâffât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 4. ayet. إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

    inne ilâheküm levâḥid.

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 4. ayet

  5. Sâffât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 5. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ verabbü-lmeşâriḳ.

    Diyanet İşleri

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 5. ayet

  6. Sâffât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

    innâ zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bizînetini-lkevâkib.

    Diyanet İşleri

    Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 6. ayet

  7. Sâffât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 7. ayet. وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

    veḥifżam min külli şeyṭânim mârid.

    Diyanet İşleri

    Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 7. ayet

  8. Sâffât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 8. ayet. لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

    lâ yessemme`ûne ile-lmelei-l'a`lâ veyuḳẕefûne min külli cânib.

    Diyanet İşleri

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 8. ayet

  9. Sâffât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

    düḥûrav velehüm `aẕâbüv vâṣib.

    Diyanet İşleri

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 9. ayet

  10. Sâffât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 10. ayet. إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

    illâ men ḫaṭife-lḫaṭfete feetbe`ahû şihâbün ŝâḳib.

    Diyanet İşleri

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 10. ayet

  11. Sâffât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 11. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

    festeftihim ehüm eşeddü ḫalḳan em men ḫalaḳnâ. innâ ḫalaḳnâhüm min ṭînil lâzib.

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 11. ayet

Alay edenler ve hüküm günü 12–21

  1. Sâffât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

    bel `acibte veyesḫarûn.

    Diyanet İşleri

    Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 12. ayet

  2. Sâffât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 13. ayet. وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

    veiẕâ ẕükkirû lâ yeẕkürûn.

    Diyanet İşleri

    Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 13. ayet

  3. Sâffât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 14. ayet. وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

    veiẕâ raev âyetey yestesḫirûn.

    Diyanet İşleri

    Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 14. ayet

  4. Sâffât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 15. ayet. وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

    Diyanet İşleri

    (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 15. ayet

  5. Sâffât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Diyanet İşleri

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 16. ayet

  6. Sâffât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 17. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Diyanet İşleri

    "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 17. ayet

  7. Sâffât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

    ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.

    Diyanet İşleri

    De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 18. ayet

  8. Sâffât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 19. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.

    Diyanet İşleri

    O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 19. ayet

  9. Sâffât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

    veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.

    Diyanet İşleri

    Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 20. ayet

  10. Sâffât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 21. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Diyanet İşleri

    Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 21. ayet

Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39

  1. Sâffât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 22. ayet. ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

    uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.

    Diyanet İşleri

    (22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 22. ayet

  2. Sâffât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 23. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

    min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    (22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 23. ayet

  3. Sâffât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 24. ayet. وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

    veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.

    Diyanet İşleri

    (22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 24. ayet

  4. Sâffât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 25. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

    mâ leküm lâ tenâṣarûn.

    Diyanet İşleri

    Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 25. ayet

  5. Sâffât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 26. ayet. بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

    bel hümü-lyevme müsteslimûn.

    Diyanet İşleri

    Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 26. ayet

  6. Sâffât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 27. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Diyanet İşleri

    Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 27. ayet

  7. Sâffât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 28. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

    ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.

    Diyanet İşleri

    Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 28. ayet

  8. Sâffât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    ḳâlû bel lem tekûnû mü'minîn.

    Diyanet İşleri

    Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 29. ayet

  9. Sâffât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 30. ayet. وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ

    vemâ kâne lenâ `aleyküm min sülṭân. bel küntüm ḳavmen ṭâgîn.

    Diyanet İşleri

    "Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 30. ayet

  10. Sâffât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 31. ayet. فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

    feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.

    Diyanet İşleri

    "Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 31. ayet

  11. Sâffât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 32. ayet. فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

    feagveynâküm innâ künnâ gâvîn.

    Diyanet İşleri

    "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 32. ayet

  12. Sâffât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 33. ayet. فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

    feinnehüm yevmeiẕin fi-l`aẕâbi müşterikûn.

    Diyanet İşleri

    Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 33. ayet

  13. Sâffât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 34. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Diyanet İşleri

    İşte biz suçlulara böyle yaparız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 34. ayet

  14. Sâffât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 35. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

    innehüm kânû iẕâ ḳîle lehüm lâ ilâhe ille-llâhü yestekbirûn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 35. ayet

  15. Sâffât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 36. ayet. وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ

    veyeḳûlûne einnâ letârikû âlihetinâ lişâ`irim mecnûn.

    Diyanet İşleri

    "Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 36. ayet

  16. Sâffât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 37. ayet. بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 37. ayet

  17. Sâffât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 38. ayet. إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

    inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 38. ayet

  18. Sâffât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 39. ayet. وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vemâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

    Diyanet İşleri

    Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 39. ayet

İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61

  1. Sâffât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Diyanet İşleri

    Ancak Allah'ın halis kulları başka.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 40. ayet

  2. Sâffât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 41. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

    ülâike lehüm rizḳum ma`lûm.

    Diyanet İşleri

    (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 41. ayet

  3. Sâffât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 42. ayet. فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ

    fevâkih. vehüm mükramûn.

    Diyanet İşleri

    (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 42. ayet

  4. Sâffât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 43. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Diyanet İşleri

    Onlar Naim cennetlerindedirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 43. ayet

  5. Sâffât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 44. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    Diyanet İşleri

    Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 44. ayet

  6. Sâffât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 45. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

    yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.

    Diyanet İşleri

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 45. ayet

  7. Sâffât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 46. ayet. بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ

    beyḍâe leẕẕetil lişşâribîn.

    Diyanet İşleri

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 46. ayet

  8. Sâffât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 47. ayet. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

    lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.

    Diyanet İşleri

    Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 47. ayet

  9. Sâffât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 48. ayet. وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

    ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.

    Diyanet İşleri

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 48. ayet

  10. Sâffât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 49. ayet. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ

    keennehünne beyḍum meknûn.

    Diyanet İşleri

    Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 49. ayet

  11. Sâffât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 50. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Diyanet İşleri

    Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 50. ayet

  12. Sâffât suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 51. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

    ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.

    Diyanet İşleri

    İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 51. ayet

  13. Sâffât suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 52. ayet. يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

    yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.

    Diyanet İşleri

    "Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?" derdi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 52. ayet

  14. Sâffât suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 53. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.

    Diyanet İşleri

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 53. ayet

  15. Sâffât suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 54. ayet. قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

    ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.

    Diyanet İşleri

    Konuşan o kimse, yanındakilere, "Bakar mısınız, hali ne oldu?" der.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 54. ayet

  16. Sâffât suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 55. ayet. فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 55. ayet

  17. Sâffât suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 56. ayet. قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

    ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.

    Diyanet İşleri

    Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 56. ayet

  18. Sâffât suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 57. ayet. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

    velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

    Diyanet İşleri

    "Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 57. ayet

  19. Sâffât suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 58. ayet. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    efemâ naḥnü bimeyyitîn.

    Diyanet İşleri

    (58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 58. ayet

  20. Sâffât suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 59. ayet. إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Diyanet İşleri

    (58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 59. ayet

  21. Sâffât suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 60. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 60. ayet

  22. Sâffât suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 61. ayet. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

    limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.

    Diyanet İşleri

    Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 61. ayet

Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74

  1. Sâffât suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 62. ayet. أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

    eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.

    Diyanet İşleri

    Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 62. ayet

  2. Sâffât suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 63. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

    innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 63. ayet

  3. Sâffât suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 64. ayet. إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

    innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 64. ayet

  4. Sâffât suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 65. ayet. طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

    ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.

    Diyanet İşleri

    Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 65. ayet

  5. Sâffât suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 66. ayet. فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    feinnehüm leâkilûne minhâ femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Diyanet İşleri

    Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 66. ayet

  6. Sâffât suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 67. ayet. ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ

    ŝümme inne lehüm `aleyhâ leşevbem min ḥamîm.

    Diyanet İşleri

    Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 67. ayet

  7. Sâffât suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 68. ayet. ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

    ŝümme inne merci`ahüm leile-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 68. ayet

  8. Sâffât suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 69. ayet. إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

    innehüm elfev âbâehüm ḍâllîn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 69. ayet

  9. Sâffât suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 70. ayet. فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

    fehüm `alâ âŝârihim yühra`ûn.

    Diyanet İşleri

    Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 70. ayet

  10. Sâffât suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 71. ayet. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 71. ayet

  11. Sâffât suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 72. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

    veleḳad erselnâ fîhim münẕirîn.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 72. ayet

  12. Sâffât suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 73. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Diyanet İşleri

    Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 73. ayet

  13. Sâffât suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 74. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Diyanet İşleri

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 74. ayet

Nûh 75–82

  1. Sâffât suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 75. ayet. وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

    veleḳad nâdânâ nûḥun feleni`me-lmücîbûn.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Nuh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 75. ayet

  2. Sâffât suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 76. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

    Diyanet İşleri

    Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 76. ayet

  3. Sâffât suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 77. ayet. وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

    vece`alnâ ẕürriyyetehû hümü-lbâḳîn.

    Diyanet İşleri

    Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 77. ayet

  4. Sâffât suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 78. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Diyanet İşleri

    Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 78. ayet

  5. Sâffât suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 79. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

    selâmün `alâ nûḥin fi-l`âlemîn.

    Diyanet İşleri

    Alemler içinde Nuh'a selam olsun!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 79. ayet

  6. Sâffât suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 80. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Diyanet İşleri

    İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 80. ayet

  7. Sâffât suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 81. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü o, bizim mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 81. ayet

  8. Sâffât suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 82. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Diyanet İşleri

    Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 82. ayet

İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113

  1. Sâffât suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 83. ayet. وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

    veinne min şî`atihî leibrâhîm.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz İbrahim de O'nun taraftarlarından idi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 83. ayet

  2. Sâffât suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 84. ayet. إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    iẕ câe rabbehû biḳalbin selîm.

    Diyanet İşleri

    Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 84. ayet

  3. Sâffât suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 85. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.

    Diyanet İşleri

    Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 85. ayet

  4. Sâffât suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 86. ayet. أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

    eifken âliheten dûne-llâhi türîdûn.

    Diyanet İşleri

    "Allah'ı bırakıp da birtakım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 86. ayet

  5. Sâffât suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 87. ayet. فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    femâ żannüküm birabbi-l`âlemîn.

    Diyanet İşleri

    "O halde, alemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 87. ayet

  6. Sâffât suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 88. ayet. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

    feneżara nażraten fi-nnücûm.

    Diyanet İşleri

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 88. ayet

  7. Sâffât suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 89. ayet. فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ

    feḳâle innî seḳîm.

    Diyanet İşleri

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 89. ayet

  8. Sâffât suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 90. ayet. فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

    fetevellev `anhü müdbirîn.

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 90. ayet

  9. Sâffât suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 91. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.

    Diyanet İşleri

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 91. ayet

  10. Sâffât suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 92. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

    mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

    Diyanet İşleri

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 92. ayet

  11. Sâffât suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

    ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

    Diyanet İşleri

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 93. ayet

  12. Sâffât suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

    feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

    Diyanet İşleri

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 94. ayet

  13. Sâffât suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 95. ayet. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

    ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.

    Diyanet İşleri

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 95. ayet

  14. Sâffât suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 96. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

    vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.

    Diyanet İşleri

    "Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 96. ayet

  15. Sâffât suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

    ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 97. ayet

  16. Sâffât suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 98. ayet. فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

    feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

    Diyanet İşleri

    Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 98. ayet

  17. Sâffât suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 99. ayet. وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.

    Diyanet İşleri

    İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 99. ayet

  18. Sâffât suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 100. ayet. رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.

    Diyanet İşleri

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 100. ayet

  19. Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

    febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

    Diyanet İşleri

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 101. ayet

  20. Sâffât suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

    Diyanet İşleri

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 102. ayet

  21. Sâffât suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

    felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

    Diyanet İşleri

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 103. ayet

  22. Sâffât suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

    venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

    Diyanet İşleri

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 104. ayet

  23. Sâffât suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 105. ayet. قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Diyanet İşleri

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 105. ayet

  24. Sâffât suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

    inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 106. ayet

  25. Sâffât suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 107. ayet. وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm.

    Diyanet İşleri

    Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 107. ayet

  26. Sâffât suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Diyanet İşleri

    Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 108. ayet

  27. Sâffât suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 109. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

    selâmün `alâ ibrâhîm.

    Diyanet İşleri

    İbrahim'e selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 109. ayet

  28. Sâffât suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Diyanet İşleri

    İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 110. ayet

  29. Sâffât suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü o mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 111. ayet

  30. Sâffât suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 112. ayet. وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn.

    Diyanet İşleri

    Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 112. ayet

  31. Sâffât suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 113. ayet. وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

    vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

    Diyanet İşleri

    Onu da İshak'ı da uğurlu kıldık. Her ikisinin nesillerinden iyilik yapanlar da vardı, kendine apaçık zulmedenler de.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 113. ayet

Mûsâ ve Hârûn 114–122

  1. Sâffât suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 114. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 114. ayet

  2. Sâffât suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 115. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhümâ veḳavmehümâ mine-lkerbi-l`ażîm.

    Diyanet İşleri

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 115. ayet

  3. Sâffât suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 116. ayet. وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

    Diyanet İşleri

    Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 116. ayet

  4. Sâffât suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 117. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

    veâteynâhüme-lkitâbe-lmüstebîn.

    Diyanet İşleri

    Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 117. ayet

  5. Sâffât suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 118. ayet. وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

    vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.

    Diyanet İşleri

    Onları doğru yola ilettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 118. ayet

  6. Sâffât suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 119. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.

    Diyanet İşleri

    Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 119. ayet

  7. Sâffât suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 120. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    selâmün `alâ mûsâ vehârûn.

    Diyanet İşleri

    Musa'ya ve Harun'a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 120. ayet

  8. Sâffât suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 121. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 121. ayet

  9. Sâffât suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 122. ayet. إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü onlar mü'min kullarımızdan idiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 122. ayet

İlyâs 123–132

  1. Sâffât suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 123. ayet. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne ilyâse lemine-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 123. ayet

  2. Sâffât suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

    Diyanet İşleri

    Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 124. ayet

  3. Sâffât suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 125. ayet. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

    eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.

    Diyanet İşleri

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 125. ayet

  4. Sâffât suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.

    Diyanet İşleri

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 126. ayet

  5. Sâffât suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.

    Diyanet İşleri

    Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 127. ayet

  6. Sâffât suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 128. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Diyanet İşleri

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 128. ayet

  7. Sâffât suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Diyanet İşleri

    Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 129. ayet

  8. Sâffât suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 130. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

    selâmün `alâ ilyâsîn.

    Diyanet İşleri

    İlyas'a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 130. ayet

  9. Sâffât suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 131. ayet

  10. Sâffât suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Diyanet İşleri

    Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 132. ayet

Lût 133–138

  1. Sâffât suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 133. ayet. وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne lûṭal lemine-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 133. ayet

  2. Sâffât suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    iẕ necceynâhü veehlehû ecme`în.

    Diyanet İşleri

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 134. ayet

  3. Sâffât suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Diyanet İşleri

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 135. ayet

  4. Sâffât suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Diyanet İşleri

    Sonra da diğerlerini yok ettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 136. ayet

  5. Sâffât suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 137. ayet. وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

    veinneküm letemürrûne `aleyhim muṣbiḥîn.

    Diyanet İşleri

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 137. ayet

  6. Sâffât suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    vebilleyl. efelâ ta`ḳilûn.

    Diyanet İşleri

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 138. ayet

Yûnus 139–148

  1. Sâffât suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 139. ayet. وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne yûnüse lemine-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 139. ayet

  2. Sâffât suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 140. ayet. إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    iẕ ebeḳa ile-lfülki-lmeşḥûn.

    Diyanet İşleri

    Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 140. ayet

  3. Sâffât suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 141. ayet. فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

    fesâheme fekâne mine-lmüdḥaḍîn.

    Diyanet İşleri

    Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 141. ayet

  4. Sâffât suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 142. ayet. فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

    felteḳamehü-lḥûtü vehüve mülîm.

    Diyanet İşleri

    Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 142. ayet

  5. Sâffât suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 143. ayet. فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

    felevlâ ennehû kâne mine-lmüsebbiḥîn.

    Diyanet İşleri

    (143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 143. ayet

  6. Sâffât suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 144. ayet. لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    lelebiŝe fî baṭnih ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    Diyanet İşleri

    (143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 144. ayet

  7. Sâffât suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 145. ayet. فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

    fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.

    Diyanet İşleri

    Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 145. ayet

  8. Sâffât suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 146. ayet. وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

    veembetnâ `aleyhi şeceratem miy yaḳṭîn.

    Diyanet İşleri

    Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 146. ayet

  9. Sâffât suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 147. ayet. وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

    veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.

    Diyanet İşleri

    Biz onu yüz bin, yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 147. ayet

  10. Sâffât suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 148. ayet. فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    feâmenû femetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Diyanet İşleri

    Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 148. ayet

Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160

  1. Sâffât suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 149. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

    festeftihim elirabbike-lbenâtü velehümü-lbenûn.

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Onlara sor: Kız çocukları Rabbinin de, erkek çocukları onların mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 149. ayet

  2. Sâffât suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 150. ayet. أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

    em ḫalaḳne-lmelâikete inâŝev vehüm şâhidûn.

    Diyanet İşleri

    Yoksa biz melekleri dişi olarak yaratmışız da onlar şahid mi bulunuyorlarmış?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 150. ayet

  3. Sâffât suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 151. ayet. أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ

    elâ innehüm min ifkihim leyeḳûlûn.

    Diyanet İşleri

    (151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 151. ayet

  4. Sâffât suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 152. ayet. وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    velede-llâhü veinnehüm lekâẕibûn.

    Diyanet İşleri

    (151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 152. ayet

  5. Sâffât suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 153. ayet. أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ

    aṣṭafe-lbenâti `ale-lbenîn.

    Diyanet İşleri

    Yoksa Allah kızları erkeklere tercih mi etti?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 153. ayet

  6. Sâffât suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 154. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Diyanet İşleri

    Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 154. ayet

  7. Sâffât suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 155. ayet. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    efelâ teẕekkerûn.

    Diyanet İşleri

    Hiç düşünmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 155. ayet

  8. Sâffât suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 156. ayet. أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

    em leküm sülṭânüm mübîn.

    Diyanet İşleri

    Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 156. ayet

  9. Sâffât suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 157. ayet. فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.

    Diyanet İşleri

    Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 157. ayet

  10. Sâffât suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 158. ayet. وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    vece`alû beynehû vebeyne-lcinneti nesebâ. veleḳad `alimeti-lcinnetü innehüm lemuḥḍarûn.

    Diyanet İşleri

    Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 158. ayet

  11. Sâffât suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 159. ayet. سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne-llâhi `ammâ yeṣifûn.

    Diyanet İşleri

    Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 159. ayet

  12. Sâffât suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 160. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Diyanet İşleri

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları bunlar gibi değildir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 160. ayet

Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182

  1. Sâffât suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 161. ayet. فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

    feinneküm vemâ ta`büdûn.

    Diyanet İşleri

    (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 161. ayet

  2. Sâffât suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 162. ayet. مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

    mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.

    Diyanet İşleri

    (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 162. ayet

  3. Sâffât suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 163. ayet. إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ

    illâ men hüve ṣâli-lceḥîm.

    Diyanet İşleri

    (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 163. ayet

  4. Sâffât suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 164. ayet. وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ minnâ illâ lehû meḳâmüm ma`lûm.

    Diyanet İşleri

    (Melekler derler ki:) "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 164. ayet

  5. Sâffât suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 165. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ

    veinnâ lenaḥnu-ṣṣâffûn.

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 165. ayet

  6. Sâffât suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 166. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

    veinnâ lenaḥnü-lmüsebbiḥûn.

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 166. ayet

  7. Sâffât suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 167. ayet. وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

    vein kânû leyeḳûlûn.

    Diyanet İşleri

    (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 167. ayet

  8. Sâffât suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 168. ayet. لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    lev enne `indenâ ẕikram mine-l'evvelîn.

    Diyanet İşleri

    (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 168. ayet

  9. Sâffât suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 169. ayet. لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    lekünnâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Diyanet İşleri

    (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 169. ayet

  10. Sâffât suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 170. ayet. فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    fekeferû bih. fesevfe ya`lemûn.

    Diyanet İşleri

    Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 170. ayet

  11. Sâffât suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 171. ayet. وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad sebeḳat kelimetünâ li`ibâdine-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 171. ayet

  12. Sâffât suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 172. ayet. إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ

    innehüm lehümü-lmenṣûrûn.

    Diyanet İşleri

    "Onlara mutlaka yardım edilecektir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 172. ayet

  13. Sâffât suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 173. ayet. وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz ordularımız galip gelecektir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 173. ayet

  14. Sâffât suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 174. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Diyanet İşleri

    O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 174. ayet

  15. Sâffât suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 175. ayet. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.

    Diyanet İşleri

    Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 175. ayet

  16. Sâffât suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 176. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Diyanet İşleri

    Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 176. ayet

  17. Sâffât suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 177. ayet. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

    feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.

    Diyanet İşleri

    Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 177. ayet

  18. Sâffât suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 178. ayet. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 178. ayet

  19. Sâffât suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 179. ayet. وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣir fesevfe yübṣirûn.

    Diyanet İşleri

    (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 179. ayet

  20. Sâffât suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 180. ayet. سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn.

    Diyanet İşleri

    Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 180. ayet

  21. Sâffât suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 181. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

    veselâmün `ale-lmürselîn.

    Diyanet İşleri

    Peygamberlere selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 181. ayet

  22. Sâffât suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 182. ayet. وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Diyanet İşleri

    Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 182. ayet