Sâffât suresi

Sâffât suresi, 134. ayet

Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

iẕ necceynâhü veehlehû ecme`în.

Diyanet İşleri

(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 131–137 · surenin 134. ayeti / 182

Konu Lût Sâffât 133–138 3

  1. Sâffât 131

    Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

  2. Sâffât 132

    Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.

  3. Sâffât 133

    Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.

  4. 134–135

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

  5. Sâffât 136

    Sonra da diğerlerini yok ettik.

  6. Sâffât 137

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 133–138. ayetler için yazılmıştır.

133-134. Bu buyruklarla Yüce Allah kulu ve rasûlü Lût aleyhisselam’a peygamberlik ve risalet verdiğini belirterek onu övmektedir.

O, kavmini Yüce Allah’ın yoluna davet edip şirkten ve hayasızlıkları işlemekten vazgeçmelerini söylemişti. Ancak onlar, bu işten vazgeçmeyince Yüce Allah kendisini ve aile halkını hep birlikte kurtardı. Geceleyin yola koyularak azaptan kurtuldular.

135. “Ancak geride” azap içerisinde “kalan bir kocakarı hariç.” Bu Lût aleyhisselam’ın hanımıdır. O, onun dinine bağlanmamıştı.

136. “Sonra diğerlerini” yurtlarını alt-üst edip tepelerine yıkmak sureti ile “helâk ettik.” Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Emrimiz geldiği zaman oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık” (Hûd 11/82) Bu, büsbütün helâk edilip onlardan en ufak bir hayat belirtisi kalmayıncaya kadar devam etmişti.

137-138. “Siz onların” Lût kavmi diyarından “gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin hem de geceleyin.” Yani belirtilen bu vakitlerde oralardan çokça geçip gidiyorsunuz. O bakımdan bu hususta herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir.

“Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” İlahi deliller, ibret dolu olaylar üzerinde düşünmeyecek ve helâk edilmenizi gerektiren hususlardan uzak durmayacak mısınız?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onu ve ailesini kavmine gönderilen azaptan kurtardığımız zamanı hatırla.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. نَجَّيْنَـٰهُ necceynahu onu kurtarmıştık kök: نجو
  3. وَأَهْلَهُۥٓ ve ehlehu ve ailesini kök: اهل
  4. أَجْمَعِينَ ecmeiyne hepsini kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(Kavmi helak) olduğu zaman, onu ve (inanç) ailesini toptan kurtarmıştık;

Muhammed Esed

(dolayısıyla, o'nun günahkar ülkesini cezalandırırken) kendisini ve aile efradını kurtardık,

Ahmed Hulusi

Hani Onu ve Onun yakınlarını toptan kurtardık.

Ali Bulaç

Hani biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

Ali Özek ve heyeti

Lût'u ve ailesinin hepsini kurtardık.

Ali Rıza Safa

Onu ve ailesinin tümünü kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.

Edip Yüksel

Onu ve ailesini topluca kurtardık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu ve ailesini topluca kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu ve bütün ailesini kurtardık;

Elmalılı Hamdi Yazır

Zira kurtardık onu ve bütün ehlini

Erhan Aktaş

Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

Gültekin Onan

Hani biz onu ve ehlini (ailesini) topluca kurtarmıştık.

Hasan Basri Çantay

Hani biz hem onu, hem ehlini topdan kurtarmışdık.

İbni Kesir

Hani Biz, onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.

Süleyman Ateş

Onu ve ailesini kurtardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.

Şaban Britch

Onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

Şaban Piriş

Onu ve ailesini tamamen kurtarmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu ve ailesini toptan kurtarmıştık biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We saved him and delivered him together with his family and those of his people who fell into line with him and from the irretrievable disaster,

Abdul Haleem

We saved him and all his family-

Abdullah Yusuf Ali

Behold, We delivered him and his adherents, all

Abul A'la Maududi

(Call to mind) when We delivered him and all his kinsfolk,

Aisha Bewley

When We rescued him and all his family –

Al-Hilali & Khan

When We saved him and his family, all,

Ali Quli Qarai

when We delivered him and all his family,

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when We delivered him and his followers all together,

Arthur John Arberry

when We delivered him and his people all together,

Bijan Moeinian

I saved him and his household from the disaster [which overtook his people].

E. Henry Palmer

when we saved him and his people altogether,

Edip-Layth

When We saved him and all his family.

George Sale

When We delivered him and his whole family,

Hamid S. Aziz

When We delivered him and his followers, everyone

Mahmoud Ghali

As We safely delivered him and his family all together,

Marmaduke Pickthall

When We saved him and his household, every one,

Mohamed Ahmed - Samira

Wherefore We saved him and his entire family

Muhammad Asad

[and so, ] when [We decreed the doom of his sinful town,] We saved him and his household,

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when We delivered him and all of his family,

Progressive Muslims

When We saved him and all his family.

Rashad Khalifa

We saved him and all his family.

Sahih International

[So mention] when We saved him and his family, all,

Sam Gerrans

When We delivered him and his household all together,

Shabbir Ahmed

When We saved him and his household, everyone,

Syed Vickar Ahamed

Truly, We saved him and all his people (with him)

Taqi Usmani

(Remember) when We saved him and his family, all of them,

The Monotheist Group

When We saved him and all his family.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 134. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 134. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 134. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩