Sâffât suresi

Sâffât suresi, 146. ayet

Sâffât suresi, 146. ayet. وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

veembetnâ `aleyhi şeceratem miy yaḳṭîn.

Diyanet İşleri

Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 143–149 · surenin 146. ayeti / 182

Konu Yûnus Sâffât 139–148 3

  1. Sâffât 143–144

    (143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.

  2. Sâffât 145

    Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.

  3. 146

    Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.

  4. Sâffât 147

    Biz onu yüz bin, yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik.

  5. Sâffât 148

    Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

  6. Sâffât 149

    Ey Muhammed! Onlara sor: Kız çocukları Rabbinin de, erkek çocukları onların mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

146. “Üst tarafında da (gölgelik olarak) kabak türünden (geniş yapraklı) bir ağaç bitirdik.” Bu ağaç koyu gölgesi ile onu gölgelendirmişti. Çünkü bu ağacın gölgesi serindi ve onun üzerine sinekler konmazdı. Bu da Yüce Allah’ın ona lütuf ve ihsanındandır.

Diğer taraftan Yüce Allah, ona başka bir lütufta ve pek büyük bir ihsanda daha bulunmuştu ki o da şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O boş arazide gölgesinden istifade edip kendisinden yemesi için geniş yapraklı bir bal kabağı bitirdik.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنۢبَتْنَا ve enbetna ve bitirdik kök: نبت
  2. عَلَيْهِ aleyhi üzerine
  3. شَجَرَةًۭ şeceraten bir ağacı kök: شجر
  4. مِّن min
  5. يَقْطِينٍۢ yektinin asma kabak

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş)

    Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş)

    Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûnus

    Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: شجر (27 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: شجر (27 geçiş)

    Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Nînevâ — Adad Kapısı

    Arkeoloji

    Nînevâ — Adad Kapısı

    Yûnus kıssası, İslâmî gelenekte Nînevâ ile ilişkilendirilir. Kur'an bir koordinat vermez.

    Ayet: Yûnus 98 · Sâffât 139-148

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Fredarch
    Tarih
    1990-04
    Lisans
    CC BY-SA

    Fredarch · http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Adad_gate_exterior_entrance_north3.JPG · CC BY-SA 3.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Üzerine (gölge etmesi için) geniş yapraklı bir bitki yetiştirmiştik.

Mustafa İslamoğlu

ve onun başucunda bodur ve bol hevenkli bir bitki yeşerttik.

Muhammed Esed

ve onun üzerinde (çorak toprakta) yetişen bir bodur fidan yeşerttik.

Ahmed Hulusi

Üzerine kabak türünden (gövdesi olmayan bitki cinsi) bir ağaç bitirdik (Onda ilahi marifet meyveleri açığa çıkardık).

Ali Bulaç

Ve üzerine, sık geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

Ali Özek ve heyeti

Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

Ali Rıza Safa

Üzerinde geniş yapraklı bir ağaç yetiştirdik.

Bayraktar Bayraklı

Üzerini kabakgillerden bir bitki ile örttük.

Edip Yüksel

Ve onun için orada geniş yapraklı ağaç yetiştirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve onun için orada geniş yapraklı ağaç yetiştirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik

Erhan Aktaş

Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.

Gültekin Onan

Ve üzerine, sık geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

Hasan Basri Çantay

Üzerine sakı olmayan cinsden (gölgelik) bir nebat bitirdik.

İbni Kesir

Ve onun için geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Üzerine kabak türünden (gölge yapması için) bir ağaç bitirdik.

Süleyman Ateş

Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.

Süleymaniye Vakfı

Onun üzerine kabakgillerden (kendini örtecek) bir bitki bitirdik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aynı olay Tevrat /
    Yunus 4:6-11 — Eski Ahit, Yunus; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yunus 4:6

    RAB Tanrı Yunusun üzerine gölge salacak, sıkıntısını giderecek bir keneotu sağladı. Yunus buna çok sevindi.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    pasajlarında da anlatılmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(O açık alanda) dipnot 1 onun üzerini örtecek kabakgillerden bir bitki bitirmiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Açık alanda böyle bir bitkinin bitip yaprakları Yunus aleyhisselamı örtmesi kısa zaman olamayacağı için عَلَيْهِ ‘deki هــ zamiri العَراء (açık alan) kelimesini gösterir şekilde meal verilmiştir. Çünkü kelime müzekkerdir. Kitab'ul-ayn'da onunla ile ilgili şu ifadeler geçer: والعرب تُذكّره فتقول : انتهينا إلى عَراءٍ من الأرضِ واسعٍ

Şaban Britch

Onun üzerine de (geniş yapraklı) bir bal kabağı bitkisi bitirdik.

Şaban Piriş

Onun üzerine de geniş yapraklı bir ağaç bitirmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We caused a tree to grow over him for protection, a tree which grew decumbently and straggingly to a considerable length so as to rest upon the ground (possibly some kind of pumpkin).

Abdul Haleem

and made a gourd tree grow above him.

Abdullah Yusuf Ali

And We caused to grow, over him, a spreading plant of the gourd kind.

Abul A'la Maududi

and caused a gourd tree dipnot 1 to grow over him,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic word yaqteen applies to a tree which does not stand on a stem but grows and spreads like a creeper, e.g. a pumpkin, cucumber, water-melon, etc. In any case, a creeper was produced miraculously, so that its leaves should provide shade to the Prophet Jonah and its fruit should serve him both as food and as shade.

Aisha Bewley

and We caused a gourd tree to grow over him.

Al-Hilali & Khan

And We caused a plant of gourd to grow over him.

Ali Quli Qarai

So We made a gourd plant grow above him.

Amatul Rahman Omar

And We caused a plant (of the gourd type) bearing large-size fruit but the creeper of slender stem to grow near him.

Arthur John Arberry

and We caused to grow over him a tree of gourds.

Bijan Moeinian

I ordered a fruit tree to grow so that he may eat from its fruit.

E. Henry Palmer

and we made to grow over him a gourd tree;

Edip-Layth

We caused seaweed to grow on him.

George Sale

And We caused a plant of a gourd to grow up over him;

Hamid S. Aziz

And We caused a gourd plant to grow above him.

Mahmoud Ghali

And We caused to grow over him a tree of gourds.

Marmaduke Pickthall

And We caused a tree of gourd to grow above him;

Mohamed Ahmed - Samira

And We made a gourd tree grow over him.

Muhammad Asad

and caused a creeping plant to grow over him [out of the barren soil].

Mustafa Khattab

and caused a squash plant to grow over him.[1]

Progressive Muslims

And We caused seaweed to grow on him.

Rashad Khalifa

We had a tree of edible fruit grown for him.

Sahih International

And We caused to grow over him a gourd vine.

Sam Gerrans

And We caused to grow over him a tree of gourd;

Shabbir Ahmed

We caused him to rest under a well-grown fruitful tree.

Syed Vickar Ahamed

And We made a vine (of hard shelled fruit) to grow over him for shade.

Taqi Usmani

and We caused a tree of ourds to grow over him.

The Monotheist Group

And We caused a tree of gourd to grow on him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 146. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 146. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 146. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩