Sâffât suresi

Sâffât suresi, 37. ayet

Sâffât suresi, 37. ayet. بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.

Diyanet İşleri

Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 34–40 · surenin 37. ayeti / 182

Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3

  1. Sâffât 34

    İşte biz suçlulara böyle yaparız.

  2. Sâffât 35

    Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

  3. Sâffât 36

    "Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

  4. 37

    Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

  5. Sâffât 38

    Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

  6. Sâffât 39

    Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

  7. Sâffât 40

    Ancak Allah'ın halis kulları başka.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Hayır; o” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem “hakkı getirmiş” Onun gelişi de haktır getirdiği şeriat ve kitap da haktır.

“Ve (geçmiş) peygamberleri de tasdik etmiştir.” Onun gelişi, peygamberleri tasdik etmektedir. Eğer o gelmese, peygamber olarak gönderilmese idi önceki peygamberler doğru söylemiş olmayacaktı. Zira o, kendisinden önceki bütün peygamberlerin bir delili, belgesi ve mucizesidir. Çünkü onlar, onun geleceğini haber vermiş ve onu müjdelemişlerdir. Allah da onlardan, o peygamber kendilerine gelecek olursa mutlaka ona iman edip destek olacaklarına dair söz almıştı. Peygamberler de kendi ümmetlerinden bu sözü almışlardı.

Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem gelince kendisinden önceki peygamberlerin doğru söyledikleri, onlara muhalefet edenlerin de yalan söyledikleri ortaya çıktı. Önceki peygamberler onun geleceğini haber verdikleri halde -faraza- o gelmemiş olsaydı hiç şüphesiz bu, onların doğruluklarına gölge düşürürdü.

Yine son peygamber, önceki peygamberlerin getirdiklerinin benzerini getirmekle, onların davet ettiklerine davet etmekle, onlara iman edip onların risalet, nübüvvet ve şeriatlerinin doğruluğunu haber vermekle de önceki peygamberleri tasdik etmiş olmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kesinlikle söyledikleri iftira çok büyüktü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ne mecnundu ve ne de şairdi. Bilakis, Allah'ın tevhidine ve resullerine tabi olmaya davet eden Kur'an'ı getirdi. Resullerin Allah'ın katından getirdikleri tevhidi ve yeniden dirilmeyi tasdik etti ve onlara hiçbir şeyde muhalefet etmedi.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel hayır
  2. جَآءَ ca'e o getirmişti kök: جيا
  3. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  4. وَصَدَّقَ ve saddeka ve doğrulamıştı kök: صدق
  5. ٱلْمُرْسَلِينَ l-murseline elçileri kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Aksine o (elçi), gerçeği getirmiş ve (önceki) elçileri de doğrulamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Hayır! Bilakis o, hakikati getirmiş ve (önceki) elçileri tasdik etmiştir.

Muhammed Esed

Hayır, asla! (Sizin deli şair dediğiniz) o kişi hakikati getirmiştir; ve o, (Allah'ın önceki) elçilerinin (bildirdikleri) hakikati tasdik etmektedir.

Ahmed Hulusi

Hayır, O, Hak olarak gelmiştir ve Rasulleri de tasdik etmiştir.

Ali Bulaç

Hayır, o, hakkı getirmiş ve gönderilen (elçi)leri de doğrulamıştı.

Ali Özek ve heyeti

Hayır! O, gerçeği getirdi ve peygamberleri de doğruladı.

Ali Rıza Safa

Hayır! Gerçeği getirdi ve gönderilenleri doğruladı.

Bayraktar Bayraklı

Hayır! O, gerçeği getirdi ve peygamberleri de doğruladı.

Edip Yüksel

Doğrusu, o, gerçeği getirmiş ve elçileri doğrulamıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğrusu, o, gerçeği getirmiş ve elçileri doğrulamıştır. Yine O diriltecektir. O her türlü yaratmayı bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, o hak ile geldi ve bütün peygamberleri doğruladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır o hakk ile geldi ve bütün Peygamberleri tasdik eyledi

Erhan Aktaş

Bilakis, o, Hakkı getirdi ve gönderilmiş Resulleri doğruladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bilakis, o, Hakkı getirdi ve gönderilmiş resulleri doğruladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bilakis, o, Hakkı getirdi ve gönderilmiş rasulleri doğruladı.

Gültekin Onan

Hayır, o, hakkı getirmiş ve gönderilen (elçi)leri de doğrulamıştı.

Hasan Basri Çantay

Hayır, o, hak (ve hakıykat) ı getirmiş, bütün peygamberleri de tasdıyk etmişdir.

İbni Kesir

Hayır, O; hakkı getirmiş ve peygamberleri tasdik etmişti.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.

Süleyman Ateş

"Hayır, o (ne şairdi, ne mecnun. O) gerçeği getirmiş ve elçileri de doğrulamıştı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aslında o, gerçeği getirmiş; üstelik önceki elçileri de tasdik etmişti.

Şaban Britch

Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.

Şaban Piriş

Hayır, O, gerçeği getirdi ve peygamberleri doğruladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, öyle değil! O, hakkı getirmişti. Diğer peygamberleri de tasdik etmişti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When to the contrary, he presented to them the spirit of truth that guides into all truth, confirming the divine message related to the people by the Messengers who were sent before him.

Abdul Haleem

‘No: he brought the truth and confirmed the earlier messengers;

Abdullah Yusuf Ali

Nay! he has come with the (very) Truth, and he confirms (the Message of) the messengers (before him).

Abul A'la Maududi

(They say so although) he brought the Truth and confirmed the veracity of the Messengers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Confirmation of the Messengers has three meanings and all the three are implied here.

Aisha Bewley

Rather he has brought the truth and confirmed the Messengers.

Al-Hilali & Khan

Nay! he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) has come with the truth (i.e. Allâh’s religion - Islâmic Monotheism and this Qur’ân) and he confirms the Messengers (before him who brought Allâh’s religion - Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Rather he has brought [them] the truth, and confirmed the [earlier] apostles.

Amatul Rahman Omar

Nay, (this Prophet is neither insane nor a poet,) the fact is that he brought the everlasting truth and has testified to the truth of (all) the Messengers (gone before him).

Arthur John Arberry

'No indeed; but he brought the truth, and confirmed the Envoys.

Bijan Moeinian

While he (Mohammad) had come with the truth [as presented by the Prophets before him and nothing of new], confirming the truthfulness of the previous Prophets [who had repeated the same message again and again before Mohammad. ]

E. Henry Palmer

Nay, he came with the truth, and verified the apostles;

Edip-Layth

No, he has come with the truth and he has confirmed the messengers.

George Sale

Nay; he cometh with the truth, and beareth witness to the former apostles.

Hamid S. Aziz

Nay, he has come with the truth and verified the (messages of) the Messengers sent before him.

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) he has come with the Truth and has sincere (faith) in the Emissaries.

Marmaduke Pickthall

Nay, but he brought the Truth, and he confirmed those sent (before him).

Mohamed Ahmed - Samira

Not in the least. He has brought the truth and confirmed the other messengers.

Muhammad Asad

Nay, but he [whom you call a mad poet] has brought the truth; and he confirms the truth of [what the earlier of God’s] message-bearers [have taught].

Mustafa Khattab

In fact, he came with the truth, confirming ˹earlier˺ messengers.

Progressive Muslims

No, he has come with the truth and he has confirmed the messengers.

Rashad Khalifa

In fact, he has brought the truth, and has confirmed the messengers.

Sahih International

Rather, the Prophet has come with the truth and confirmed the [previous] messengers.

Sam Gerrans

The truth is, he brought the truth and confirmed the emissaries:

Shabbir Ahmed

Nay, but he brought the Truth, and he confirmed the previous Messengers.

Syed Vickar Ahamed

No, he (the Messenger) has come with the Truth, and he restates (the Message of) the messengers (before him).

Taqi Usmani

No, he has come with Truth and has confirmed all the messengers (of Allah).

The Monotheist Group

No, he has come with the truth and he has confirmed the messengers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩