Diyanet İşleri
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 19. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ
feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Alay edenler ve hüküm günü Sâffât 12–21 3
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. “O, sadece” İsrafil’in Sûr’a üfleyeceği “bir çığlıktan ibaretir. Bir de bakmışsın ki onlar” kabirlerinden diriltilmiş “bakınmaktalar!” İlkin yaratıldıkları gibi, bütün azaları tam olarak, yalın ayak, elbisesiz ve sünnetsiz olarak diriltilecekler. Bu halde pişmanlıklarını, rüsvaylıklarını, hüsrana uğradıklarını açıkça ifade edecek ve ölmeyi şiddetle temenni edip “Vay halimize!” diyerek yakınacaklardır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O sadece Sûr'a (ikinci üfürmeden) ibarettir. O zaman onların hepsi kıyametin korkunç dehşetine bakıp dururlar ve Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.
Aynı kök: زجر (6 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Aynı kök: زجر (6 geçiş)
(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
Aynı kök: زجر (6 geçiş)
Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (diriltme) korkunç bir sesten ibaret olacak; bir de bakarsın ki onlar etrafa bakacaklar.
Nitekim o (gün) bir tek sarsıcı komut yankılanır: ve işte o an onlar bön bön bakakalır;
Çünkü o (alay ettikleri yeniden dirilme,) bir itham çığlığı şeklinde (aniden onların tepesinde patlayacak.) İşte o zaman (hakikati) anlamaya başlayacaklar,
O ancak bir tek çığlık; birden onlar bakınırlar!
İşte o, yalnızca bir tek çığlıktan ibarettir; artık kendileri (diriltilmiş olarak) bakıp duruyorlar.
O (diriltme) korkunç bir sesten ibaret olacak, o anda hemen onların gözleri açılıp etrafa bakacaklar.
İşte, yalnızca bir komut sesidir; o zaman anlayacaklar.
O iş, sadece korkunç bir sesten ibarettir. Hemen onlar, diriltilmiş olarak bakıyorlardır.
O, bir tek dokunmadır. O zaman (kalkıp) bakınırlar.
O, bir tek dokunmadır. O zaman (kalkıp) bakınırlar.
Çünkü o zorlu bir kumandadan ibarettir ki, hemen gözleri açılıverir.
Çünkü o bir zorlu kumandadan ıbarettir derhal gözleri açılıverir
Artık o tek bir haykırıştır dipnot 1 . O zaman neyin ne olduğunu görecekler.
Artık o tek bir haykırıştır. dipnot 1 O zaman neyin ne olduğunu görecekler.
Artık o tek bir haykırıştır. dipnot 1 O zaman neyin ne olduğunu görecekler.
İşte o, yalnızca bir tek çığlıktan ibarettir; artık kendileri (diriltilmiş olarak) bakıp duruyorlar.
İşte o, ancak birtek sayhadan ibaretdir ki onların birden bire gözleri açılıverecekdir.
O, sadece bir tek çığlıktır ki onların birden bire gözleri açılıverecektir.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etrafa bakıp dururlar.
O (iş) sadece korkunç bir sesten ibarettir. Hemen onlar (diriltilmiş olarak) bakıyorlardır.
Halbuki diriltme işi, tek bir komuta bakar. Onlar hemen etraflarına bakınırlar dipnot 1 .
Tekrar kalkma işi bir komuta bakar; o zaman anlarlar dipnot 1 .
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman derhal bakıp, dururlar.
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman derhal gözleri açılacaktır.
Müthiş bir komut sesidir O. Onlar öylece bakakalacaklar.
All it takes is only one single loud call inciting to action and there they get up and rise from bed and be able to look around.
Just one blast and––lo and behold!––they will look
Then it will be a single (compelling) cry; and behold, they will begin to see!
There will be a single stern rebuff and lo, they will be observing with their own eyes (all that they had been warned against). dipnot 1
There will be but one Great Blast and then their eyes will open.
It will be a single Zajrah [shout (i.e. the second blowing of the Trumpet)], and behold, they will be staring!
It will be only a single shout and, behold, they will look on,
Then there shall be but a single driving shout and behold! they will be (up and) looking on.
For it is only a single scaring, then behold, they are watching
Say to them, "absolutely; and you are helpless [on that Day that you are laughing at its happening. ]
and it shall only be one scare, and, behold, they shall look on,
All it takes is one sound, then they will be staring.
There shall be but one blast of the trumpet, and they shall see themselves raised:
So it shall only be a single Shout, when lo! They shall see.
So, surely it is only one scaring, then only then, they are looking on.
There is but one Shout, and lo! they behold,
There will only be a single jerk, and they will gape,
for that [resurrection which they deride] will be [upon them of a sudden, as if it were] but a single accusing cry - and then, lo! they will begin to see [the truth]
It will only take one Blast,[1] then at once they will see ˹it all˺.
All it takes is one sound, then they will be staring.
All it takes is one nudge, whereupon they (stand up) looking.
It will be only one shout, and at once they will be observing.
Then will it be but one cry — and then will they be looking on —
There will be a single Rebuke, and then, behold, they will begin to see.
Then it will be a single (harsh) cry; And look, they will begin to see!
So, it will be only a single castigating call, and all of a sudden they will begin to see.
All it takes is one sound, then they will be staring.