Sâffât suresi

Sâffât suresi, 93. ayet

Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

Diyanet İşleri

Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 90–96 · surenin 93. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 90

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

  2. Sâffât 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  3. Sâffât 92

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

  4. 93

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

  5. Sâffât 94

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

  6. Sâffât 95

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  7. Sâffât 96

    "Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.

88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]

Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.

90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.

91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”

O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.

93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim putları kırmak için yöneldi ve sağ eliyle vurmaya başladı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَرَاغَ feraga ve gizlice sokulup kök: روغ
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim üzerlerine
  3. ضَرْبًۢا derben darbe indirdi kök: ضرب
  4. بِٱلْيَمِينِ bil-yemini sağ eliyle kök: يمن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  • Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Yanlarına giderek) sağ eliyle (güçlü bir şekilde) onlara vurmuştu (kırmıştı).

Mustafa İslamoğlu

Ve onların üzerine abanıp bütün gücüyle vurmaya başladı.

Muhammed Esed

Sonra üzerlerine yürüyüp onlara sağ eliyle vurdu.

Ahmed Hulusi

(İbrahim) yaklaşıp sağ eliyle darbe vurdu tanrı heykellerine!

Ali Bulaç

Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine, yanlarına gelip sağ eliyle vurdu (kırıp geçirdi.)

Ali Rıza Safa

Onların üzerine yürüyüp, tüm gücüyle vurdu.

Bayraktar Bayraklı

Bütün gücüyle onları kırmaya başladı.

Edip Yüksel

Ve üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Diyerek bir takrib ile onlara kuvvetli bir darbe indirdi

Gültekin Onan

Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.

Hasan Basri Çantay

Nihayet gizlice onları sağ eliyle bir vur (ub kır) dı.

İbni Kesir

Nihayet üzerlerine yürüyüp sağıyla vurdu.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.

Süleyman Ateş

Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle onlara kuvvetli bir darbe indirdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimseye fark ettirmeden onlara hemen güçlü bir darbe indirdi.

Şaban Britch

Sonra, üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.

Şaban Piriş

Sonra, üzerlerine yürüdü ve tüm kuvvetiyle vurdu.

Yaşar Nuri Öztürk

İyice yanlarına sokulup sağ eliyle bir darbe indirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Secluded from observation he kept striking them right and left with the right hand.

Abdul Haleem

then he turned and struck them with his right arm.

Abdullah Yusuf Ali

Then did he turn upon them, striking (them) with the right hand.

Abul A'la Maududi

Then he turned upon them, striking them with his right hand,

Aisha Bewley

He turned on them, striking out with his right hand.

Al-Hilali & Khan

Then he turned upon them, striking (them) with (his) right hand.

Ali Quli Qarai

Then he attacked them, striking forcefully.

Amatul Rahman Omar

He then came upon them hitting them hard with the right hand.

Arthur John Arberry

And he turned upon them smiting them with his right hand.

Bijan Moeinian

Then he strokes them down with his right hand [with a sword or a weapon of some kind. ]

E. Henry Palmer

And he went aside to them smiting with the right hand.

Edip-Layth

So he then turned on them, striking with his hand.

George Sale

And he turned upon them, and struck them with his right hand, and demolished them.

Hamid S. Aziz

Then he attacked them, smiting them with his right hand.

Mahmoud Ghali

So he went apart upon them (i. e., their idols) striking with his right hand.

Marmaduke Pickthall

Then he attacked them, striking with his right hand.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he started striking them down with his right hand.

Muhammad Asad

And then he fell upon them, smiting them with his right hand.

Mustafa Khattab

Then he swiftly turned on them, striking ˹them˺ with his right hand.

Progressive Muslims

So he then turned on them, striking with his hand.

Rashad Khalifa

He then destroyed them.

Sahih International

And he turned upon them a blow with [his] right hand.

Sam Gerrans

And he turned upon them, striking with his right hand.

Shabbir Ahmed

Then he turned upon them, striking them with the right hand (struck them hard).

Syed Vickar Ahamed

Then he turned upon them (their gods), striking (them) with the right hand.

Taqi Usmani

Then he attacked them striking with his right hand.

The Monotheist Group

So he then turned on them, striking with his hand.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 93. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 93. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 93. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩