Diyanet İşleri
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ
ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.
İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.
88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]
Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.
90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.
91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”
O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.
93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim putları kırmak için yöneldi ve sağ eliyle vurmaya başladı.
Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"
Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yanlarına giderek) sağ eliyle (güçlü bir şekilde) onlara vurmuştu (kırmıştı).
Ve onların üzerine abanıp bütün gücüyle vurmaya başladı.
Sonra üzerlerine yürüyüp onlara sağ eliyle vurdu.
(İbrahim) yaklaşıp sağ eliyle darbe vurdu tanrı heykellerine!
Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.
Bunun üzerine, yanlarına gelip sağ eliyle vurdu (kırıp geçirdi.)
Onların üzerine yürüyüp, tüm gücüyle vurdu.
Bütün gücüyle onları kırmaya başladı.
Ve üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu.
Ve üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu.
(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Diyerek bir takrib ile onlara kuvvetli bir darbe indirdi
Üzerlerine yürüyüp sağıyla dipnot 1 vurdu.
Üzerlerine yürüyüp sağıyla dipnot 1 vurdu.
Üzerlerine yürüyüp sağıyla dipnot 1 vurdu.
Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.
Nihayet gizlice onları sağ eliyle bir vur (ub kır) dı.
Nihayet üzerlerine yürüyüp sağıyla vurdu.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Arkasından üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu dipnot 1 .
Kimseye fark ettirmeden onlara hemen güçlü bir darbe indirdi.
Sonra, üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
Sonra, üzerlerine yürüdü ve tüm kuvvetiyle vurdu.
İyice yanlarına sokulup sağ eliyle bir darbe indirdi.
Secluded from observation he kept striking them right and left with the right hand.
then he turned and struck them with his right arm.
Then did he turn upon them, striking (them) with the right hand.
Then he turned upon them, striking them with his right hand,
He turned on them, striking out with his right hand.
Then he turned upon them, striking (them) with (his) right hand.
Then he attacked them, striking forcefully.
He then came upon them hitting them hard with the right hand.
And he turned upon them smiting them with his right hand.
Then he strokes them down with his right hand [with a sword or a weapon of some kind. ]
And he went aside to them smiting with the right hand.
So he then turned on them, striking with his hand.
And he turned upon them, and struck them with his right hand, and demolished them.
Then he attacked them, smiting them with his right hand.
So he went apart upon them (i. e., their idols) striking with his right hand.
Then he attacked them, striking with his right hand.
Then he started striking them down with his right hand.
And then he fell upon them, smiting them with his right hand.
Then he swiftly turned on them, striking ˹them˺ with his right hand.
So he then turned on them, striking with his hand.
He then destroyed them.
And he turned upon them a blow with [his] right hand.
And he turned upon them, striking with his right hand.
Then he turned upon them, striking them with the right hand (struck them hard).
Then he turned upon them (their gods), striking (them) with the right hand.
Then he attacked them striking with his right hand.
So he then turned on them, striking with his hand.