Diyanet İşleri
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 141. ayet. فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ
fesâheme fekâne mine-lmüdḥaḍîn.
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yûnus Sâffât 139–148 3
(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?
Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.
Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.
(143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
141. Gemiye başkalarıyla birlikte binince -gemi dolu olduğundan- geminin yükü iyice ağırlaştı. Sonunda yolculardan bazılarını suya atma gereğini duydular. Sanki bu konuda herhangi birisini tercih etmek için bir sebep bulamamışlardı. O nedenle de kura çekmeye ve kurada adı çıkan kimseyi denize atmaya karar verdiler. Bu da gemi sahiplerinin adaletli bir uygulamasıydı. Yüce Allah bir işi murat etti mi, onun sebeplerini de hazırlar. Gemidekiler kura çekince kura Yunus aleyhisselam’a çıktı ve o, “kaybedenlerden olmuştu.” Bu sebeple de denize o atıldı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gemi çok dolu olduğu için neredeyse batmak üzere idi. Yolcuların çok olması sebebiyle geminin batmasından korkarak bazı yolcuları gemiden atmak için kura çektiler. Yunus çekilen kurada kaybedenlerden oldu ve onu denize attılar.
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler.…
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti.…
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Yûnus kıssası, İslâmî gelenekte Nînevâ ile ilişkilendirilir. Kur'an bir koordinat vermez.
Ayet: Yûnus 98 · Sâffât 139-148
Fredarch · http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Adad_gate_exterior_entrance_north3.JPG · CC BY-SA 3.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Gemide olanlarla) karşılıklı kura çekmişler dipnot 1 ve (Yunus da) kaybedenlerden olmuştu.
Bunun ardından kur'a çekilmiş ve hayatı kayıp (denize atılmıştı).
Ve sonra kur'a çekilmiş, o, (kur'ada) kaybedenlerden olmuştu;
(Yunus) kura çekti (seçim yaptı) de delili geçersiz kılınanlardan oldu (bu tercihi - seçimi onu yanlışa sürükledi ve). . .
Böylece kur'aya katılmıştı da, kaybedenlerden olmuştu.
Gemide olanlarla karşılıklı kur'a çektiler de kaybedenlerden oldu.
Ardından, isim çektiler; yenik düştü.
Kura çekti ve kaybedenlerden oldu.
Karşı çıktı ve kayanlardan oldu.
Karşı çıktı ve kayanlardan oldu.
kur'a çekişmişti de (gemiden) kaydırılanlardan olmuştu.
kur'a çekmişti de kaydırılanlardan olmuştu
Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.
Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.
Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.
Böylece kuraya katılmıştı da, kaybedenlerden olmuştu.
Derken kur'a çekmiş (ler) di de mağlublardan olmuşdu.
Kur'a çekmişti de yenilenlerden olmuştu.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
(Yükü fazla oluğundan gemi taşıyamamış, yolculardan birini denize atmak gerekmişti. Birini atmak üzere gemidekilerle) Kur'a çekti. (Yunus) Yenilenlerden oldu. (Kur'a kendisine isabet etti).
Kura çekti ve gemiden atılanlardan oldu.
Kur'aya katıldı ve kaybedenlerden oldu.
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
Sonra kura çekti de kaybedenlerden oldu.
He participated in casting lots and the lot fell on him and he was the one rejected and thrown overboard
They cast lots, he suffered defeat,
He (agreed to) cast lots, and he was condemned:
cast lots, and was among the losers.
and cast lots and lost.
Then he (agreed to) cast lots, and he was among the losers.
Then he drew lots with them and he was the one to be refuted.
So he was with those (crew) who cast lots (on board of the ill-fated ship, and his name was among those who were to be thrown overboard in order to keep the ship light and well-balanced on account of the storm) and so he was (also) of those who were cast off (in the sea).
and cast lots, and was of the rebutted,
[Due to the overweight, they had to throw some people out. ] He agreed to participate in the casting of lots and lost.
and he cast lots and was of those who lost;
He was guilty, so he became among the losers.
and those who were on board cast lots among themselves, and he was condemned:
Then he drew lots, but was of those rejected.
Then he cast lots. Yet he was of the rebutted,
And then drew lots and was of those rejected;
And lots were cast (when a storm overtook them), he was rejected, (and thrown overboard).
And then they cast lots, and he was the one who lost;
Then ˹to save it from sinking,˺ he drew straws ˹with other passengers˺. He lost ˹and was thrown overboard˺.
And he was guilty, so he became among the losers.
He rebelled and thus, he joined the losers.
And he drew lots and was among the losers.
Then he cast lots, and was among those refuted.
He had cast an arrow and missed the mark. (Untimely action.)
Then he (agreed to foretell fortunes and) cast lots, (and he was blamed for the ships bad weather) and he was a loser, punished (and thrown in the sea):
Then he participated in drawing lots (to offload one of the passengers) and was the one who was defeated.
And he was guilty, so he became among the losers.