Sâffât suresi

Sâffât suresi, 127. ayet

Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.

Diyanet İşleri

Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 124–130 · surenin 127. ayeti / 182

Konu İlyâs Sâffât 123–132 3

  1. Sâffât 124

    Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  2. Sâffât 125–126

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

  3. 127

    Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

  4. Sâffât 128

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

  5. Sâffât 129

    Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.

  6. Sâffât 130

    İlyas'a selam olsun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.

123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.

Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.

Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.

127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:

“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.

128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.

129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”

Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine kavmi onu yalanladı. Onu yalanlamaları sebebiyle de azap için hazır bulundurulacaklardır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَكَذَّبُوهُ fekezzebuhu onu yalanladılar kök: كذب
  2. فَإِنَّهُمْ feinnehum bundan dolayı onlar
  3. لَمُحْضَرُونَ lemuhderune (azaba) getirileceklerdir kök: حضر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) onu (İlyas'ı) yalanlamıştı. Şüphesiz ki onlar (cehennemde) hazır kılınacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Derken onu da yalanladılar; bu yüzden onlar elbette yargılanacaklar.

Muhammed Esed

Fakat onlar (İlyas'ı) yalanladılar: bu nedenle (Hesap Günü) kesinlikle yargılanacaklardır,

Ahmed Hulusi

Onu (İlyas'ı) yalanladılar! Muhakkak ki onlar zorunlu huzura çıktılar!

Ali Bulaç

Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için (cehenneme) götürüleceklerdir.

Ali Rıza Safa

Yine de yalanladılar. Kuşkusuz, sonunda kesinlikle yargılanacaklar.

Bayraktar Bayraklı

Onu yalanladılar. Onlar bu sebeple sonunda cehenneme atılacaklardır.

Edip Yüksel

Onu yalanladılar; onlar hesaba çekileceklerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu yalanladılar; onlar hesaba çekileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt onu tekzib ettiler, şübhesiz ki onlar da ıhzar edildiler

Erhan Aktaş

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

Gültekin Onan

Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Fakat bunlar onu tekzib etdiler. Şübhesiz bunlar da elbette (cehenneme) ihzaaren getirilenlerdir.

İbni Kesir

Fakat bunlar, onu yalanlamışlardı. Muhakkak ki onlar da cehenneme götürüleceklerdir.

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

Süleyman Ateş

Onu yalanladılar, bundan dolayı onlar (azaba) getirileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Ama onu yalancı saydılar. Şüphesiz onlar (cehenneme) atılacaklardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saffat 37/57'de "el-muhdarin (الْمُحْضَرِينَ)" kelimesi "cehenneme atılacaklar" anlamında olduğu için bu ayet ona göre meallendirilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hemen onu yalancı saydılar; nasıl olsa onlar da yargı önüne çıkarılacaklardır.

Şaban Britch

Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

Şaban Piriş

Onu yalanladılar, bu yüzden onlar, azaba hazır olmuşlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka huzura getirileceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But they counselled deaf and accused him of falsehood and by consequence they shall have much to answer for in Day of Judgement.

Abdul Haleem

but they rejected him. They will be brought to punishment as a consequence;

Abdullah Yusuf Ali

But they rejected him, and they will certainly be called up (for punishment),-

Abul A'la Maududi

But they denounced him as a liar, so they will surely be arraigned (for punishment),

Aisha Bewley

they denied him and so they will be among those arraigned –

Al-Hilali & Khan

But they denied him [Iliyâs (Elias)], so they will certainly be brought forth (to the punishment),

Ali Quli Qarai

But they impugned him. So they will indeed be arraigned [before Him]

Amatul Rahman Omar

But they cried lies to him and they will surely be brought (before God to account for their deeds).

Arthur John Arberry

But they cried him lies; so they will be among the arraigned,

Bijan Moeinian

The people of Elias did not listen to him; therefore, they will be called to answer for their disbelief.

E. Henry Palmer

But they called him liar; verily, they shall surely be arraigned,

Edip-Layth

But they denied him. Thus they were called to account.

George Sale

But they accused him of imposture: Wherefore they shall be delivered up to eternal punishment;

Hamid S. Aziz

But they called him a liar, therefore they shall most surely be brought forth (to the doom).

Mahmoud Ghali

Yet they cried him lies; then surely they will indeed be presented forward?"

Marmaduke Pickthall

But they denied him, so they surely will be haled forth (to the doom)

Mohamed Ahmed - Samira

They denied him, and will surely be brought to punishment,

Muhammad Asad

But they gave him the lie: and therefore they will most surely be arraigned [on Judgment Day],

Mustafa Khattab

But they rejected him, so they will certainly be brought ˹for punishment˺.

Progressive Muslims

But they denied him. Thus they were called to account.

Rashad Khalifa

They disbelieved him. Consequently, they had to be called to account.

Sahih International

And they denied him, so indeed, they will be brought [for punishment],

Sam Gerrans

But they denied him; then are they those summoned,

Shabbir Ahmed

But they denied him. And they will certainly be called to account.

Syed Vickar Ahamed

But they denied him, so they will be truly brought up (for punishment)—

Taqi Usmani

Then they rejected him. Therefore, they will be arraigned -

The Monotheist Group

But they denied him. Thus they were called to account.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 127. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 127. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 127. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩