Diyanet İşleri
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 154. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
mâ leküm. keyfe taḥkümûn.
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep Sâffât 149–160 3
(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
Yoksa Allah kızları erkeklere tercih mi etti?
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Hiç düşünmüyor musunuz?
Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 151–157. ayetler için yazılmıştır.
151-152. “İyi bilin ki onlar, iftira ederek” açıkça yalan söyleyerek “derler ki: Allah çocuk edindi. Onlar” bu sözlerinde “kesinlikle yalancıdırlar” ve onların bu sözlerinin bir yalan olduğu şüphesiz açıkca ortadadır.
153-154. “Yoksa erkekleri bırakıp (kendine çocuk olarak) kızları mı seçti?” ve onları tercih etti? “Ne oluyor size? Nasıl” böyle zalimce bir “hüküm veriyorsunuz?”
155. “Hiç mi düşünmüyorsunuz?” ve bu sözün batıl ve haksızca olduğunu anlamıyor musunuz? Eğer sizler iyice düşünecek olsaydınız böyle bir söz söylemezdiniz.
156. “Yoksa apaçık” herhangi bir kitap ya da bir peygamberden alınmış ve bu sözlerinizin doğruluğuna delalet eden çok açık “bir deliliniz” bir belgeniz “mi var?”
Bunların hiçbirisinin varlığı söz konusu olmadığından dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
157. Çünkü bir kimse, bir iddiada bulunur da ona dair şer’î bir delil ortaya koyamazsa şüphesiz o, ya bile bile yalan söylüyordur yahut da Allah hakkında hiçbir bilgiye dayanmaksızın birtakım iddialar ileri sürüyordur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Müşrikler! Size ne oluyor da; kızları Yüce Allah'a, erkekleri kendinize nispet ederek adaletsiz bir şekilde hükmediyorsunuz?
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz…
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ne oluyor size? Nasıl (böyle) hükmediyorsunuz? dipnot 1
Ne oluyor size, nasıl böyle hüküm verebiliyorsunuz?
Ne oluyor size, ne biçim karar veriyorsunuz?
Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?
Size ne oluyor; nasıl yargı veriyorsunuz?
Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz?
Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz?
Nah sizlere! Nasıl hükmediyorsunuz?
Nah sizlere! nasıl hukmediyorsunuz?
Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?
Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?
Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Ne oluyor size? (Buna) nasıl hükmediyorsunuz?
Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?
(149-166) Şimdi onlardan kanaatlerini belirtmelerini iste / fetva iste, kızlar Rabbin için? Oğlanlar onların mı? Ya da melekleri dişi mi yaratmışız da onlarda buna şahitler mi? Dikkat edin! Onlar yalanı iftira edip söylüyorlar, Allah’ın çocuğu! Muhakkak ki onlar yalancıdırlar, kızları oğlanlara tercih etmiş, size ne oldu! Nasıl hükmediyorsunuz , hâlâ düşünmüyor musunuz? Ya da a paçık bir ispatlayıcınız mı var / sultanınız mı var? Kitabınızı getirin eğer sözünüze bağlı iseniz. Onunla cinler arasında bir soy bağı oluşturdular, kesin olan şu ki cinler de bilirler ki onlar da hazır hale getirilecekler. (Bu bilgi onlarda var) Allah, onların öylesi noksan sıfatlandırmalarından üstündür / süphandır. Ancak Allah’ın katışıksız /halis kulları hariç (onların vasıflandırmaları böyle değildir.) Sizler de ibadet ettikleriniz de onu sınamaya / fitneye tabi tutamazsınız. Ancak cehenneme salınacak kimseleredir, (Onları sınayabilirsiniz) Bizde, (meleklerde) bilinen bir yer / makam verilenler var , kesinlikle bizler saflar halindeyiz, Bizler Allah’ı üstün tutarız / tesbih edenleriz.
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
Size ne oldu, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Size ne oluyor, nasıl karar veriyorsunuz!
Sizin neyiniz var; nasıl böyle bir yargıya varıyorsunuz?
Size ne oluyor? Nasıl hüküm verebiliyorsunuz?
Size ne oluyor? Nasıl hüküm verebiliyorsunuz?
Ne oluyor size, o nasıl hüküm veriyorsunuz?
What ails you - people - that you deviate from sense! How could your minds assent to such proposition and induce you to judge and defend this belief!
What is the matter with you? How do you form your judgements?
What is the matter with you? How judge ye?
What is the matter with you that you make such strange judgements?
What is the matter with you? How do you reach your judgement?
What is the matter with you? How do you decide?
What is the matter with you? How do you judge?
What is the matter with you? How (wrong) you judge!
What ails you then, how you judge?
What is wrong with these people?
what ails you? how ye judge!
What is wrong with you, how do you judge?
Ye have no reason to judge thus.
What ails you, how is it that you judge?
How is it with you, how do you judge?
What aileth you? How judge ye?
What ails you that you judge in such a wise?
What is amiss with you and your judgment?
What is the matter with you? How do you judge?
What is wrong with you, how do you judge
What is wrong with your logic?
What is [wrong] with you? How do you make judgement?
What ails you? How judge you?
What is amiss with you? How do you judge?
What is the matter with you? How do you decide?
What is the matter with you? How (arbitrarily) do you judge?
What is wrong with you, how do you judge?