Sâffât suresi

Sâffât suresi, 16. ayet

Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

Diyanet İşleri

"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 13–19 · surenin 16. ayeti / 182
  1. Sâffât 13

    Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

  2. Sâffât 14

    Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

  3. Sâffât 15

    (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

  4. 16

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

  5. Sâffât 17

    "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

  6. Sâffât 18

    De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

  7. Sâffât 19

    O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 16–17. ayetler için yazılmıştır.

16-17. Yine hayret edilecek bir başka husus da onların, yerin ve göklerin Rabbi olan Allah’ın kudretini bütün yönleri ile eksik ve aciz bulunan Ademoğlunun kudretine kıyas etmeleri ve öldükten sonra dirilişi çok uzak bir ihtimal görerek ve hatta inkâr ederek şöyle demeleridir: “Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltileceğiz? Geçmiş atalarımız da mı?” Onların ileri sürecekleri en büyük delil ve nihai bilgileri bu sözden ibaret olduğu için Yüce Allah, Rasûlüne onları uyarıp korkutma anlamı içerecek şekilde şöyle cevap vermesini emretmiştir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Biz; ölüp toprak, çürümüş parçalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman biz ondan sonra yeniden mi diriltileceğiz? Şüphesiz mümkün değil." dediler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَءِذَا eiza zaman mı?
  2. مِتْنَا mitna öldüğümüz kök: موت
  3. وَكُنَّا ve kunna ve olduğumuz kök: كون
  4. تُرَابًۭا turaben toprak kök: ترب
  5. وَعِظَـٰمًا ve izamen ve kemik kök: عظم
  6. أَءِنَّا einna biz mi?
  7. لَمَبْعُوثُونَ lemeb'usune diriltileceğiz kök: بعث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    (Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz ölüp de toprak ve kemik hâline gelmişken mi, biz mi diriltileceğiz?

Mustafa İslamoğlu

ne yani, biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?

Muhammed Esed

"Ne? Ölüp toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra sahiden yeniden dirilecek miyiz?

Ahmed Hulusi

"Öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda, gerçekten biz ba's olunacak mıyız?"

Ali Bulaç

"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"

Ali Özek ve heyeti

Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı , diriltileceğiz ?

Ali Rıza Safa

"Öldüğümüz ve toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı? Gerçekten, bize yeniden yaşam mı verilecek?"

Bayraktar Bayraklı

"Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı diriltileceğiz?"

Edip Yüksel

"Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmişiz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmişiz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecek mişiz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı? Biz mi ba'solunacakmışız?

Erhan Aktaş

"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"

Gültekin Onan

"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"

Hasan Basri Çantay

"Biz olub de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mı, saahiden biz mi mutlakaa diriltilmiş olacağız"?.

İbni Kesir

Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuzda mı, biz mi, diriltileceğiz?

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?

Süleyman Ateş

"Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi diriltilecek mişiz?"

Süleymaniye Vakfı

Ölüp de toprak ve kemikler haline geldikten sonra, gerçekten tekrar diriltilecek miyiz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yani ölüp de toprak ve kemikler haline geldikten sonra, gerçekten tekrar kalkacak mıyız?

Şaban Britch

Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?

Şaban Piriş

Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?!

Yaşar Nuri Öztürk

"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı? Biz gerçekten diriltilecek miyiz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Maintaining the false dictum, they add: "How can we be raised after death and be restored to life after we have been reduced to dust and disintegrated bones!"

Abdul Haleem

‘What! After we have died and become dust and bones, shall we really be raised up again,

Abdullah Yusuf Ali

"What! when we die, and become dust and bones, shall we (then) be raised up (again)

Abul A'la Maududi

Is it ever possible that after we die and are reduced to dust and (a skeleton of) bones, we will be raised to life?

Aisha Bewley

When we are dead and turned to dust and bones will we then be raised up again alive?

Al-Hilali & Khan

"When we are dead and have become dust and bones, shall we (then) verily be resurrected?

Ali Quli Qarai

‘What! When we are dead and have become dust and bones, shall we be resurrected?

Amatul Rahman Omar

`Well (can it be possible that) when we are dead and reduced to dust and bones we shall be raised to life (again)?

Arthur John Arberry

What, when we are dead and become dust and bones, shall we indeed be raised up?

Bijan Moeinian

They say: "This is nonsense ….

E. Henry Palmer

What! when we are dead, and have become earth and bones, shall we then be raised?

Edip-Layth

"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected?"

George Sale

After we shall be dead, and become dust and bones, shall we really be raised to life,

Hamid S. Aziz

"What! When we are dead and have become dust and bones, shall we then certainly be raised,

Mahmoud Ghali

When we die and are dust and bones, will we surely be made to rise again indeed?

Marmaduke Pickthall

When we are dead and have become dust and bones, shall we then, forsooth, be raised (again)?

Mohamed Ahmed - Samira

When we are dead and turned to dust and bones, how can we be raised again,

Muhammad Asad

Why - after we have died and become mere dust and bones, shall we, forsooth, be raised from the dead? –

Mustafa Khattab

When we are dead and reduced to dust and bones, will we really be resurrected?

Progressive Muslims

"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected"

Rashad Khalifa

"After we die and become dust and bones, do we get resurrected?

Sahih International

When we have died and become dust and bones, are we indeed to be resurrected?

Sam Gerrans

“When we are dead and are dust and bones, will we be raised?

Shabbir Ahmed

"What! When we are dead and have become dust and bones, shall we then be raised again?

Syed Vickar Ahamed

"What!" (they ask), "When we are dead, and become dust and bones, shall we (then) be resurrected (raised up again)?

Taqi Usmani

Is it when we have died and become dust and bones, that we shall be raised again,

The Monotheist Group

"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩