Sâffât suresi

Sâffât suresi, 124. ayet

Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri

Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 121–127 · surenin 124. ayeti / 182

Konu İlyâs Sâffât 123–132 3

  1. Sâffât 121

    Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

  2. Sâffât 122

    Çünkü onlar mü'min kullarımızdan idiler.

  3. Sâffât 123

    Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

  4. 124

    Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  5. Sâffât 125–126

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

  6. Sâffât 127

    Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.

123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.

Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.

Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.

127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:

“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.

128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.

129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”

Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendilerine gönderilmiş olduğu kavmi İsrailoğulları'na şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'ı birlemek gibi emirlerine itaat ederek ve şirk gibi yasaklarından uzak durarak Allah'a karşı gelmekten sakınmıyor musunuz?"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz hani
  2. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  3. لِقَوْمِهِۦٓ likavmihi kavmine kök: قوم
  4. أَلَا ela
  5. تَتَّقُونَ tettekune korunmaz mısınız? kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İlyâs

    (125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani kavmine "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmuyor musunuz?

Mustafa İslamoğlu

Hani kavmine demişti ki: "Ne o, sorumluluğunuzu idrak etmemekte direnecek misiniz?

Muhammed Esed

ve kavmine şöyle seslenmişti: "Allah'a karşı sorumluluğunuzu idrak etmez misiniz?

Ahmed Hulusi

Hani halkına: "Korunmaz mısınız?" dedi.

Ali Bulaç

Hani kendi kavmine demişti ki: "Siz korkup sakınmaz mısınız?"

Ali Özek ve heyeti

(İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

Ali Rıza Safa

Toplumuna, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"

Bayraktar Bayraklı

Bir zamanlar toplumuna şöyle demişti: "Sakınmıyor musunuz?"

Edip Yüksel

Halkına, "Erdemli olmayacak mısınız?" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkına, 'Erdemli olmayacak mısınız?' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavmine şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Zira kavmine demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?

Erhan Aktaş

Hani o, halkına: "Siz, takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, kelime olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28). Facir, fütursuzca günaha dalan, haktan batıla sapan kimse.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani o, halkına: "Siz, takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani o, halkına: "Siz, takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

Gültekin Onan

Hani kendi kavmine demişti ki: "Siz korkup sakınmaz mısınız?"

Hasan Basri Çantay

O vakit kavmine (şöyle) demişdi: "Siz (Allahdan) korkmaz mısınız"?

İbni Kesir

Hani kavmine demişti ki: Siz, hiç korkmaz mısınız?

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”

Süleyman Ateş

Kavmine demişti ki: "(Allah'ın azabından) Korunmaz mısınız?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün halkına şöyle dedi; "Siz hiç çekinmez misiniz?"

Şaban Britch

Halkına şöyle demişti: Sakınmıyor musunuz?

Şaban Piriş

Halkına şöyle demişti: -Kokmuyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

O da toplumuna şöyle demişti: "Hala korkup sakınmıyor musunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He urged his people by words to laudable conduct and said to them: "Will you not keep in awe of Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him!"

Abdul Haleem

He said to his people, ‘Have you no fear of God?

Abdullah Yusuf Ali

Behold, he said to his people, "Will ye not fear (Allah)?

Abul A'la Maududi

(Call to mind) when he said to his people: "Will you not fear Allah?

Aisha Bewley

When he said to his people, ‘Will you not have taqwa?

Al-Hilali & Khan

When he said to his people: "Will you not fear Allâh?

Ali Quli Qarai

when he said to his people, ‘Will you not be Godwary?

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when he said to his people, `Will you not guard against evil (deeds)?

Arthur John Arberry

when he said to his people, 'Will you not be godfearing?

Bijan Moeinian

He invited his people to be righteous.

E. Henry Palmer

when he said to his people, 'Will ye not fear?

Edip-Layth

When he said to his people: "Would you not be righteous?"

George Sale

When he said unto his people, do ye not fear God?

Hamid S. Aziz

When he said to his people, "Do you not guard (against evil)?

Mahmoud Ghali

As he said to his people, "Will you not be pious (towards Allah)?

Marmaduke Pickthall

When he said unto his folk: Will ye not ward off (evil)?

Mohamed Ahmed - Samira

When he said to his people: "Will you not be mindful of God?

Muhammad Asad

when he spoke [thus] to his people: "Will you not remain conscious of God?

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when he said to his people, "Will you not fear ˹Allah˺?

Progressive Muslims

When he said to his people: "Would you not be righteous"

Rashad Khalifa

He said to his people, "Would you not work righteousness?

Sahih International

When he said to his people, "Will you not fear Allah ?

Sam Gerrans

When he said to his people: “Will you not be in prudent fear?

Shabbir Ahmed

When he said to his people, "Will you not walk aright?

Syed Vickar Ahamed

When he said to his people: "Will you fear (Allah)?

Taqi Usmani

(Remember) when he said to his people: "Do you not fear Allah?

The Monotheist Group

When he said to his people: "Would you not be righteous?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 124. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 124. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 124. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩