Diyanet İşleri
Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ
bel `acibte veyesḫarûn.
Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Alay edenler ve hüküm günü Sâffât 12–21 3
(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. “Ne var ki sen” ey peygamber! Yahut ey insan! Bunca büyük belgeleri ve şaşmaz delilleri onlara gösterdikten sonra bile onların hala öldükten sonra dirilişi yalanlamalarından ötürü “şaşıyorsun.”
Gerçekten onların bu tutumları hayret edilecek, şaşılacak bir haldir. Çünkü böyle bir şeyin inkâr edilmesi, kabil değildir.
Hatta onların inkârlarından daha şaşırtıcı ve daha hayrete düşürücü olan bir husus vardır. Bu da şudur: “onlar ise” öldükten sonra diriliş haberini getirenle “alay ediyorlar.” Onlar sırf inkârla yetinmediler, üstelik bir de hak söz ile alay ettiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler.
Aynı kök: عجب (27 geçiş)
İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar.…
Aynı kök: عجب (27 geçiş)
İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…
Aynı kök: عجب (27 geçiş)
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa…
Aynı kök: سخر (42 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: سخر (42 geçiş)
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: سخر (42 geçiş)
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elbette sen şaşırıyorsun. (Oysa) onlar alay ediyorlar.
Ama hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken, onlar işin şakasındalar;
Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler;
Hayır, onların alaylı hallerine şaşıp kaldın.
Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
Hayır! Sen, hayran kaldın; oysa onlar küçümsüyorlar.
Sen hayran kaldın; onlarsa alay ediyorlar.
Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.
Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.
Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.
Fakat sen taaccüb ettin onlar eğleniyorlar
Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.
Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.
Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.
Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
Belki sen (Habibim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,
Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
Hayır sen (bu muhteşem kudrete) hayran kaldın; onlarsa (seninle) alay ediyorlar.
Sen bu soruya hayret ettin; ama onlar alay ediyorlar.
Sen bu soruya şaşırdın, ama onlar hafife alıyorlar.
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.
And there, you Muhammad are filled with Admiration and wonder at Allah's infinite power to create what He will and you marvel at His Omnipotence to restore the dead to life Hereafter while they mock the issue and laugh it to scorn.
You marvel as they scoff,
Truly dost thou marvel, while they ridicule,
You marvel (at the wondrous creations of Allah) and they scoff at it,
No wonder you are surprised as they laugh with scorn!
Nay, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) wondered (at their insolence) while they mock (at you and at the Qur’ân).
Indeed you wonder, while they engage in ridicule,
Whereas you marvel (at this mighty spiritual revelation) they hold you in low estimation.
Nay, thou marvellest; and they scoff
Ask the disbelievers, who are created from the mud [organic matter]: "Are they more difficult for God to be recreated [on the Day of Resurrection] or the awesome realm of creation?"
Nay, thou dost wonder and they jest!
While you were awed, they simply mocked.
Thou wondrest at God's power and their obstinacy; but they mock at the arguments urged to convince them:
Nay! You wonder while they mock,
No indeed, you wonder, and they scoff,
Nay, but thou dost marvel when they mock
Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
Nay, but whereas thou dost marvel, they [only] scoff;
In fact, you are astonished ˹by their denial˺, while they ridicule ˹you˺.
While you were awed, they simply mocked.
While you are awed, they mock.
But you wonder, while they mock,
Yet thou dost marvel; and they deride
Nay, but whereas you (O Prophet) marvel at the Universe, they mock - and again you marvel at their mocking!
Nay! Do you wonder while they mock (and make fun of you and the Quran)?
But you wonder (at their denial), and they mock (at the idea of an Hereafter).
While you were awed, they simply mocked.