Diyanet İşleri
Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 142. ayet. فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ
felteḳamehü-lḥûtü vehüve mülîm.
Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yûnus Sâffât 139–148 3
Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.
Böylece, Yunus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.
(143-144) Eğer o, Allah'ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı, mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.
Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
142. “Kendini kınar/kınanmış bir halde balık onu yutmuştu.” Yani balığın onu yutması sırasında o, kınanmasını gerektiren bir iş yapmıştı, yani Rabbini öfkelendirişti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onu denize attıklarında bir balık kaptı ve yuttu. Rabbinin izni olmadan denize gittiğinden dolayı kınanacak bir davranışta bulunmuştu.
Aynı kök: حوت (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.
Aynı kök: حوت (5 geçiş)
(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…
Aynı kök: حوت (5 geçiş)
Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…
Aynı kıssa: Hz. Yûnus
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Aynı kök: لوم (14 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: لوم (14 geçiş)
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Yûnus kıssası, İslâmî gelenekte Nînevâ ile ilişkilendirilir. Kur'an bir koordinat vermez.
Ayet: Yûnus 98 · Sâffât 139-148
Fredarch · http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Adad_gate_exterior_entrance_north3.JPG · CC BY-SA 3.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kendini kınayıp dururken onu bir balık yutmuştu.
Derken o derin bir pişmanlıkla kıvranır haldeyken iri balık tarafından yakalanmıştı.
(sonra o'nu denize atmışlar ve) denizde büyük balık tarafından yutulmuştu, çünkü kınananlardan biriydi.
(Yunus) levmedici olduğu halde balık Onu yuttu (pişmanlık duygusuyla karışık bir halde, balık = dünya yaşamı onu yuttu);
Derken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı.
Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.
Balık, Onu hemen yuttu. Çünkü O, kınanmış birisiydi. dipnot 380
Balık onu yuttu. O kınanmayı hak etmişti.
Balık onu yuttu, bundan o sorumluydu.
Balık onu yuttu, bundan o sorumluydu.
Derken (denize atıldı ve) kendisini balık yuttu. Pişmandı.
Derken kendisi balık yuttu melamette idi
O kendisini suçlayıp dururken, hut dipnot 1 onu yuttu.
O kendisini suçlayıp dururken, hut dipnot 1 onu yuttu.
O kendisini suçlayıp dururken, hut dipnot 1 onu yuttu.
Derken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı.
O, kınanmış bir halde iken kendisini hemen balık yutmuşdu.
Yenilgiye uğramışken, bir balık yutmuştu onu.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Derken onu balık yutmuştu, o kınanır bir davranışta bulunmuştu.
(Yunus, Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) Kendi kendisini kınarken (denize attılar) balık onu yuttu.
Hemen onu balık yutuverdi, o sırada kendini kınıyordu dipnot 1 .
Kendini suçladığı bir sırada onu o balık yutuvermişti.
O, kınanmış iken bir balık onu yuttu.
O, kınanmış iken bir balık onu yuttu.
Derken, kendisini balık yutmuştu. O kendi kendini kınayıp duruyordu.
And there he was swallowed by the fish and it was him who had incurred the blame.
and a great fish swallowed him, for he had committed blameworthy acts.
Then the big Fish did swallow him, and he had done acts worthy of blame.
Then a fish swallowed him, and he was blameworthy. dipnot 1
Then the fish devoured him and he was to blame.
Then a (big) fish swallowed him as he had done an act worthy of blame.
Then the fish swallowed him while he was blameworthy.
Then (it came about that) a big fish took him in its mouth while he was reproaching (himself).
then the whale swallowed him down, and he blameworthy.
Eventually a big fish swallowed him and he was the only one to be blamed for his destiny [as he fled his place of mission without asking God’s permission].
and a fish swallowed him, for he was to be blamed;
Thus a whale swallowed him, and he was the one to blame.
And the fish swallowed him; for he was worthy of reprehension.
And the fish swallowed him while he was blameworthy,
So the whale gobbled him, and he was blameworthy.
And the fish swallowed him while he was blameworthy;
Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
[and they cast him into the sea, ] whereupon the great fish swallowed him, for he had been blameworthy.
Then the whale engulfed him while he was blameworthy.[1]
Thus a whale swallowed him, and he was the one to blame.
Consequently, the fish swallowed him, and he was the one to blame.
Then the fish swallowed him, while he was blameworthy.
Then the fish swallowed him, when he was blameworthy.
Then the Fish grabbed him while he was blaming himself. (Again, usually a whale is mentioned here. But the whale is a mammal and not a fish, and the Qur'an which is never inaccurate, speaks of '
Then the (big) fish swallowed him, and he had done actions worthy of blame (by running away from his mission).
Then the fish swallowed him while he was reproaching his own self.
Thus a whale swallowed him, and he was the one to blame.