Sâffât suresi

Sâffât suresi, 94. ayet

Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

Diyanet İşleri

Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 91–97 · surenin 94. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  2. Sâffât 92

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

  3. Sâffât 93

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

  4. 94

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

  5. Sâffât 95

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  6. Sâffât 96

    "Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

  7. Sâffât 97

    Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 94–96. ayetler için yazılmıştır.

94. “Koşturarak ona geldiler.” Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra onu cezalandırmak üzere hızlıca ona gittiler. Bu araştırmaları şöyle olmuştur: “Bunu putlarımıza kim yaptı ise şüphesiz o zalimlerdendir.” (el-Enbiyâ, 21/56); “İbrahim adındaki bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik.” (el-Enbiya, 21/60) ki o şöyle diyordu: “Vallahi siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben bu putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım.” (el-Enbiya, 21/57)

Bunun üzerine onu azarlayıp kınadılar. O da onlara şöyle dedi: “Hayır, bunu onların şu büyükleri bunu yapmıştır, onlara sorun eğer konuşabilirlerse (size cevap versinler). Kendi vicdanlarına dönerek dediler ki: Asıl zalimler sizlersiniz. Sonra başaşağı edildiler ve: Sen de çok iyi bilirsin ki bunlar konuşmazlar. Dedi ki: O halde Allah’ın dışında, size fayda ve zarar veremeyen şeylere mi ibadet ediyorsunuz?” (el-Enbiya, 21/63-66)

95-96. Burada da İbrahim’in onlara şunu söylediğini görüyoruz: “Siz elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” Elinizle yontup yaptığınız şeylere mi tapıyorsunuz? Onları yapanlar sizler olduğunuz halde, nasıl olur da onlara ibadet eder ve ihlâsla Allah’a ibadet etmeyi terk edersiniz? “Halbuki sizi de yapıp ettiklerinizi de Allah yaratmıştır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Putlara tapanlar koşarak İbrahim'e doğru geldiler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَقْبَلُوٓا۟ feekbelu hemen gittiler kök: قبل
  2. إِلَيْهِ ileyhi ona
  3. يَزِفُّونَ yeziffune koşarak kök: زفف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Putperestler) koşarak ona gelmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Derken etraftan koşarak başına üşüştüler.

Muhammed Esed

Bunun üzerine diğerleri koşarak o'na doğru geldiler (ve yaptığından dolayı o'nu suçladılar).

Ahmed Hulusi

Bunu görenler hızla dönüp Ona geri geldiler.

Ali Bulaç

Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.

Ali Özek ve heyeti

(Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.

Ali Rıza Safa

Bir süre sonra, koşarak karşısına dikildiler.

Bayraktar Bayraklı

Kavmi, koşarak ona geldi.

Edip Yüksel

Hemen ona doğru koşuştular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hemen ona doğru koşuştular

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler

Erhan Aktaş

Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine koşarak ona yöneldiler.

Gültekin Onan

Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.

Hasan Basri Çantay

Derken (kavmi) koşarak onun önüne çıkdı (lar).

İbni Kesir

Bunun üzerine koşarak ona geldiler.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.

Süleyman Ateş

(Puta, tapanlar, döndüklerinde putlarını kırılmış görünce) Hemen koşarak ona gittiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hepsi hızla karşısına dikilmişlerdi.

Şaban Britch

Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

Şaban Piriş

Bu sebeple hışımla onun yanına geldiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir süre sonra, halkı koşarak İbrahim'e geldi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But when the damage was noticed, his people came back rushing.

Abdul Haleem

His people hurried towards him,

Abdullah Yusuf Ali

Then came (the worshippers) with hurried steps, and faced (him).

Abul A'la Maududi

whereupon people came to him running. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the story has been told in brief. According to the details given in Surah Al-Anbiya, when they returned and found all their idols broken to pieces in the temple, they started making investigations. Some people said that a young man, called Abraham, had been talking such and such things against idol-worship. At this the multitude demanded that he should be immediately seized and brought before them. Therefore, a group of the people went running to him and brought him before the multitude.

Aisha Bewley

They came rushing back to him.

Al-Hilali & Khan

Then they (the worshippers of idols) came, towards him, hastening.

Ali Quli Qarai

They came running towards him.

Amatul Rahman Omar

(Hearing this news) the people came running to him.

Arthur John Arberry

Then came the others to him hastening.

Bijan Moeinian

[When people returned, they concluded that the only present one in the city, i. e., Abraham could have destroyed their gods so] they rushed toward Abraham [asking in rage why he has done it.]

E. Henry Palmer

And they rushed towards him.

Edip-Layth

Then they approached him outraged.

George Sale

And the people came hastily unto him:

Hamid S. Aziz

So they (people) advanced towards him, hastening.

Mahmoud Ghali

Then they (i. e., the disbelievers) came forward to him in a hurried procession.

Marmaduke Pickthall

And (his people) came toward him, hastening.

Mohamed Ahmed - Samira

So the people descended upon him.

Muhammad Asad

[But] then the others came towards him hurriedly [and accused him of his deed].

Mustafa Khattab

Later, his people came rushing towards him ˹furiously˺.

Progressive Muslims

Then they approached him outraged.

Rashad Khalifa

They went to him in a great rage.

Sahih International

Then the people came toward him, hastening.

Sam Gerrans

Then came they towards him in haste.

Shabbir Ahmed

The people came running to him.

Syed Vickar Ahamed

Then (the worshippers) came with quick steps, and faced (him).

Taqi Usmani

Then, they (the idolaters) came to him rushing.

The Monotheist Group

Then they approached him outraged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩