Sâffât suresi

Sâffât suresi, 177. ayet

Sâffât suresi, 177. ayet. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.

Diyanet İşleri

Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 174–180 · surenin 177. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 174

    O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

  2. Sâffât 175

    Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

  3. Sâffât 176

    Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

  4. 177

    Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

  5. Sâffât 178

    Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

  6. Sâffât 179

    (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

  7. Sâffât 180

    Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 171–179. ayetler için yazılmıştır.

171-175. Bunlar, dünyada galip geleceklerini zannetmesinler. Aksine hiçbir şekilde geri çevrilemeyen ve muhalefet olunamayan, Allah’ın peygamber kulları ve kurtuluşa eren orduları lehine verilmiş bir sözü vardır: Muhakkak onlar, başkalarına galip gelecekler, Rableri tarafından pek şerefli bir yardım ve zafere mazhar olacaklardır. Bununla dinlerini dimdik ayakta tutacak ve dinlerini uygulama imkânı bulacaklardır.

Bu, “Allah’ın ordusu” olma vasfını taşıyanlara verilmiş ilâhî bir müjdedir. Bu da davranışları ve halleri istikamet üzere olmakla, Allah’ın kendileri ile savaşılmasını emrettiği kimselerle savaşanlar arasında bulunmakla olur. İşte böyleleri galip gelecekler ve Allah’ın yardımına mazhar olacaklardır.

Daha sonra Yüce Allah, peygamberine karşı koyan ve hakkı kabul etmeyen kimselerden yüz çevirmesini emretmekte, geriye artık onların başına inecek olan azabı beklemekten başka bir şey kalmadığını bildirmektedir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Onları gözle, çünkü onlar da” ibretli cezanın kimin başına geleceğini “yakında göreceklerdir.” Şüphesiz ki bu azap, onların başına gelecektir.

176-177. “Onların alanlarına” yani onların üzerine ve onlara yakın bir yere azabımız “inince uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!” Çünkü bu, kötü bir sabah olacaktır. Cezanın ve toptan imha edilmenin gerçekleştiği bir sabah olacaktır.

178-179. Bu buyruklarla onlardan yüz çevirme emri ve azabın gerçekleşeceği tehdidi tekrarlanmaktadır.

Bu sûrede müşriklerin, Yüce Allah’ı nitelendirdikleri pek çirkin vasıfların bir çoğu zikredildiğinden dolayı Yüce Allah, kendi zatını bunlardan tenzih ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Zira Allah'ın azabı onların üzerine indiği zaman onların sabahı ne kötü bir sabah olur!

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. نَزَلَ nezele (azab) indiği kök: نزل
  3. بِسَاحَتِهِمْ bisahatihim yurtlarına kök: سوح
  4. فَسَآءَ fesa'e ne kötü olur kök: سوا
  5. صَبَاحُ sabahu sabahı kök: صبح
  6. ٱلْمُنذَرِينَ l-munzerine uyarılmış olanların kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Acele istedikleri azabımız) yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat inanmayanların) sabahı ne kötü olur!

Mustafa İslamoğlu

Fakat o aniden kendi mekanlarında başlarına indiğinde, uyarılanlar berbat bir sabaha uyanmış olacaklar.

Muhammed Esed

Eğer öyleyse, o (azap) bir kez başlarına geldiğinde, uyarılmış olanların uyanması kötü olacaktır!

Ahmed Hulusi

Onların alanına indiğinde, uyarılanların uyanışı ne kötü olur!

Ali Bulaç

Fakat (azab) onların sahasına indiği zaman uyarılıp korkutulanların sabahı ne kötü olur.

Ali Özek ve heyeti

Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!

Ali Rıza Safa

Başlarına geldiğinde; uyarılanların sabahı ne kötüdür.

Bayraktar Bayraklı

O azap yurtlarına indiğinde, uyarılmış olup da yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!

Edip Yüksel

Yurtlarına inince uyarılanların sabahı ne kötü olur!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yurtlarına inince uyarılanların sabahı ne kötü olur!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman o acı haber verilenlerin sabahı ne fenadır!

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma onların sahasına indiği vakıt ne fenadır o acı haber verilenlerin sabahı!...

Erhan Aktaş

Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!

Gültekin Onan

Fakat (azab) onların sahasına indiği zaman uyarılıp korkutulanların sabahı ne kötü olur.

Hasan Basri Çantay

Fakat bu, onların bölgesine çökünce (gelecek tehlikelerle öteden beri) korkutulan onların sabahı ne kötü (olacak) dır!

İbni Kesir

Fakat o, yurtlarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötü olur.

Mehmet Alagaş

(167-182) Eğer ki ilklerden / evvelkilerden yanımızda bir kitap olsaydı, Allah’ın katışıksız / halis kulları olurduk diyecek olurlarsa, onu da örtbas ettiler / küfrettiler, ileri de bilecekler , gönderilen kullarımıza (resul kullarımıza) yardım göreceksiniz , Ordularımız da onları yenecekler / onlara galip gelecekler sözümüz ü verdik, (Nil’in suyu, Musa’nın denizi, İbrahim’in ateşi orduya dahildir.) Belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle onları ilerde görecekler , azabımızı acele mi istiyorlar? Onların alanlarına / sahalarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötüdür, belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle ileride onlar da görecekler, Senin Rabbin ve Rabbinin onuru / izzeti, vasıflandırdıklarından üsttedir , g önderilenlere selam olsun, alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun. (Son üç ayeti Resulullah toplantı sonlarında okumayı tavsiye etti).

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!

Süleyman Ateş

Fakat o azab yurtlarına indiği zaman uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azabımız onların sahalarına inince, uyarılmış olan bu kişilerin sabahı ne kötü olur!

Şaban Britch

Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!

Şaban Piriş

Azap, onların alanına inince, uyarılanların sabahı ne acıdır!

Yaşar Nuri Öztürk

Azap, yurtlarına indiğinde, uyarılanların sabahı ne kötü olacaktır!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But when it hits their court-yard, what an evil morning shall it be for those who were warned and counselled deaf!

Abdul Haleem

When it descends on their courtyards, how ter-rible that morning will be for those who were warned!

Abdullah Yusuf Ali

But when it descends into the open space before them, evil will be the morning for those who were warned (and heeded not)!

Abul A'la Maududi

When that chastisement will descend upon their courtyard, evil shall that Day be for those who had been warned.

Aisha Bewley

When it descends in their courtyard – how evil will be the morning of those who were warned!

Al-Hilali & Khan

Then, when it descends in their courtyard (i.e. near to them), evil will be the morning for those who had been warned!

Ali Quli Qarai

But when it descends in their courtyard it will be a dismal dawn for those who had been warned.

Amatul Rahman Omar

But evil shall be the morning of those who were warned when this punishment shall descend in their precincts.

Arthur John Arberry

When it lights in their courtyard, how evil will be the morning of them that are warned!

Bijan Moeinian

It will be a miserable Day when they face their punishment. They are sufficiently warned.

E. Henry Palmer

but when it descends in their court, ill will the morning be of those who have been warned!

Edip-Layth

Then, when it descends into their courtyard, evil will be the morning, for they have already been warned.

George Sale

Verily when it shall descend into their courts, an evil morning shall it be unto those who were warned in vain.

Hamid S. Aziz

But when it descends on them, evil will then be the morning for those who have been warned.

Mahmoud Ghali

So when it comes down in their courtyard, then how odious will be the morning of them that are constantly warned!

Marmaduke Pickthall

But when it cometh home to them, then it will be a hapless morn for those who have been warned.

Mohamed Ahmed - Samira

When it comes down on their plains, it will be an evil dawn for those who had been warned.

Muhammad Asad

But then, once it alights upon them, hapless will be the awakening of those who were warned [to no avail]!

Mustafa Khattab

Yet when it descends upon them:[1] how evil will that morning be for those who had been warned!

Progressive Muslims

Then, when it descends into their courtyard, evil will be the morning, for they have already been warned.

Rashad Khalifa

When it hits them one day, it will be a miserable day; they have been sufficiently warned.

Sahih International

But when it descends in their territory, then evil is the morning of those who were warned.

Sam Gerrans

And when it descends in their courtyard, then evil is the morning of those who were warned!

Shabbir Ahmed

But when it comes upon their front-yards, it will be a dreadful awakening for those who have been sufficiently warned.

Syed Vickar Ahamed

Then when it (the punishment) falls into the open space before them; Painful will be the morning for those who were warned (but did not pay attention)!

Taqi Usmani

So, when it will descend in their courtyard, then, evil will be the morning of those warned.

The Monotheist Group

When it comes down to their courtyard, dire will be the morning for those who have been warned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 177. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 177. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 177. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩