Diyanet İşleri
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."
Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
İbrahim'e selam olsun.
İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o mü'min kullarımızdandı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 108–109. ayetler için yazılmıştır.
108. “Sonra gelenler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık.” Öncekiler arasında olduğu gibi sonrakiler arasında da onun haklı olarak övülmesini sağladık. İbrahim aleyhisselam kendisinden sonraki bütün zamanlarda sevilen bir zat, tazim edilen ve övülen bir şahsiyettir.
109. “İbrahim’e selâm olsun” buyruğu Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına da selam olsun, de” (en-Neml, 27/59)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonradan gelen ümmetlerin arasında İbrahim için güzel bir övgü ve nam bıraktık.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
Aynı kök: ترك (43 geçiş)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Aynı kök: ترك (43 geçiş)
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonrakiler arasında ona (iyi bir ün) bırakmıştık. dipnot 1
geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:
böylece o'nun sonraki kuşaklar tarafından şöyle hatırlanmasını sağladık:
Sonrakiler içinde, Onun anılmasını sağladık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık:
Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.
Sonra gelenler içinde ona iyi bir ün bıraktık.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
Sonradan gelenler içinde kendisine iyi bir nam bıraktık.
Namını da bıraktık sonrakiler içinde
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında ona (iyi bir nam) bırakdık.
Sonrakiler arasında ona da bıraktık.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık.
İbrahim'in namını sonradan gelenler içinde sürdürdük.
Arkadan gelenler onları bu halleriyle andılar.
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
(108-109) Sonrakiler arasında onun için: -İbrahim'e selam olsun! mirası bıraktık.
Sonra gelenler içinde onu hatırlatan bir şey bıraktık.
And We praised his name to fame that he be honoured by those to come of future and later generations.
and We let him be praised by succeeding generations:
And We left (this blessing) for him among generations (to come) in later times:
and We preserved for him a good name among posterity.
and left the later people saying of him:
And We left for him (a goodly remembrance) among the later generations.
and left for him a good name in posterity:
And We left behind him (- Abraham) among the succeeding generations (the noble salutation to invoke blessings upon him).
and left for him among the later folk
Praise is for Abraham for generations to come [as millions of people gather every year in celebration of the event where it took place. ]
and we left for him amongst posterity,
We kept his history for those who came later.
And We left the following salutation to be bestowed on him by the latest posterity,
And We perpetuated to him among the later generations,
And We have left for him among the later generations,
And We left for him among the later folk (the salutation):
And left (his hallowed memory) for posterity.
and left him thus to be remembered among later generations:
and blessed Abraham ˹with honourable mention˺ among later generations:
And We kept his history for those who came later.
And we preserved his history for subsequent generations.
And We left for him [favorable mention] among later generations:
And We left for him among those who came later:
And We left for him remembrance among the later generations.
And We left for him (this blessing) in the generations to follow in later times:
and We left for him (a word of praise) among the later people,
And We kept his history for those who came later.