Sâffât suresi

Sâffât suresi, 166. ayet

Sâffât suresi, 166. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

veinnâ lenaḥnü-lmüsebbiḥûn.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 163–169 · surenin 166. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 163

    (161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

  2. Sâffât 164

    (Melekler derler ki:) "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır."

  3. Sâffât 165

    "Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."

  4. 166

    "Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

  5. Sâffât 167–169

    (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: "Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlaslı kullar olurduk."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 164–166. ayetler için yazılmıştır.

164. Bu buyruklarda meleklerin, müşriklerin onların haklarında söylediklerinden uzak oldukları, onların Yüce Allah’ın kulları olup bir göz açıp kapatacak kadarlık bir süre dahi olsa O’na karşı gelip isyan etmedikleri açıklanmaktadır. Yüce Allah’ın, kendisine olan emri uyarınca dışına çıkamadığı ve aşamadığı belli bir makam ve belli işleri görme konumu bulunmayan hiçbir melek yoktur. Onların ulûhiyete dair en ufak bir hak, yetki ve tasarrufları bulunmamaktadır.

165-166. “Şüphesiz Biz” Allah’a itaat ve O’na hizmet için “saf saf duranlarız. Ve gerçekten biz tesbih edenleriz.” Yüce Allah’ı kibriyasına yakışmayan her bir husustan takdis ve tenzih edenleriz.

Durum böyleyken onların Allah’ın ortakları olmaları nasıl uygun görülebilir? Yüce Allah, onların söylediklerinden pek yücedir, pek büyüktür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 165–166. ayetler için yazılmıştır.

Şüphesiz Yüce Allah'ın ibadet ve itaatinde saf saf dizilen melekler biziz. Şüphesiz biz, Allah'ı kendisine layık olmayan sıfatlardan ve niteliklerden tenzih edenleriz.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّا ve inna ve elbette biziz
  2. لَنَحْنُ lenehnu muhakkak biz
  3. ٱلْمُسَبِّحُونَ l-musebbihune o tesbih edenler kök: سبح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz (Allah'ı) tesbih edenleriz (yüceltenleriz)."

Mustafa İslamoğlu

yine biziz (O'nun) yüceliğini dile getirenler, elbet biz!"

Muhammed Esed

ve şüphesiz biz de O'nun sınırsız şanını yüceltiriz!"

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki biz, evet biziz o tespih edenler (işlevlerini yerine getirmek suretiyle kulluğunu ifa edenler {tespihin anlamı}). "

Ali Bulaç

"Biziz, o tesbih edenler de, gerçekten biziz."

Ali Özek ve heyeti

ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, yüceltenleriz!"

Bayraktar Bayraklı

"Elbette Allah'ı noksan sıfatlardan uzak tutarız."

Edip Yüksel

Biz, anıp yüceltenleriz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz, anıp yüceltenleriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

elbette biziz o tesbih edenler, biziz." Derler

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz elbette biz o tesbih edenleriz

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biziz biz, tesbih dipnot 1 edenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ı her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.

Gültekin Onan

"Biziz, o tesbih edenler de, gerçekten biziz."

Hasan Basri Çantay

Biziz o tesbih edenler de mutlak biz.

İbni Kesir

Ve muhakkak ki biz; tesbih edenleriz.

Mehmet Alagaş

(149-166) Şimdi onlardan kanaatlerini belirtmelerini iste / fetva iste, kızlar Rabbin için? Oğlanlar onların mı? Ya da melekleri dişi mi yaratmışız da onlarda buna şahitler mi? Dikkat edin! Onlar yalanı iftira edip söylüyorlar, Allah’ın çocuğu! Muhakkak ki onlar yalancıdırlar, kızları oğlanlara tercih etmiş, size ne oldu! Nasıl hükmediyorsunuz , hâlâ düşünmüyor musunuz? Ya da a paçık bir ispatlayıcınız mı var / sultanınız mı var? Kitabınızı getirin eğer sözünüze bağlı iseniz. Onunla cinler arasında bir soy bağı oluşturdular, kesin olan şu ki cinler de bilirler ki onlar da hazır hale getirilecekler. (Bu bilgi onlarda var) Allah, onların öylesi noksan sıfatlandırmalarından üstündür / süphandır. Ancak Allah’ın katışıksız /halis kulları hariç (onların vasıflandırmaları böyle değildir.) Sizler de ibadet ettikleriniz de onu sınamaya / fitneye tabi tutamazsınız. Ancak cehenneme salınacak kimseleredir, (Onları sınayabilirsiniz) Bizde, (meleklerde) bilinen bir yer / makam verilenler var , kesinlikle bizler saflar halindeyiz, Bizler Allah’ı üstün tutarız / tesbih edenleriz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve şüphesiz biz tesbih edenleriz.

Süleyman Ateş

"Biziz, o tesbih edenler, biz."

Süleymaniye Vakfı

Biz kesinlikle Allah'a boyun eğenleriz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hepimiz Allah'ın emrinden çıkmayan kimseleriz."

Şaban Britch

Ve yine biz, tesbih edicileriz.

Şaban Piriş

Ve yine biz, tesbih ediciler biziz.

Yaşar Nuri Öztürk

O durmadan tespih edenler elbette biziz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And it is We who constantly celebrate the praises of Allah and adore His Eternal Name, express our feelings of warm adoration and extol His glorious attributes".

Abdul Haleem

We glorify God.’

Abdullah Yusuf Ali

"And we are verily those who declare (Allah's) glory!"

Abul A'la Maududi

and we are of those who glorify Allah."

Aisha Bewley

We are those who glorify. ’

Al-Hilali & Khan

And verily, we (angels), indeed are those who glorify (Allâh’s Praises i.e. perform prayers).

Ali Quli Qarai

Indeed it is we who are those who celebrate Allah’s glory. ’

Amatul Rahman Omar

`Verily, we are the ones who glorify Him (and sing His praise).

Arthur John Arberry

we are they that give glory.

Bijan Moeinian

We are the ranged servant and the glorifiers of God"

E. Henry Palmer

verily, we celebrate His praises.

Edip-Layth

We are the ones that glorify.

George Sale

and we celebrate the divine praise.

Hamid S. Aziz

"Verily, we, even we, are they who declare the glory (of Allah). "

Mahmoud Ghali

And surely we, indeed we, are the extollers (of Allah). "

Marmaduke Pickthall

Lo! we, even we are they who hymn His praise

Mohamed Ahmed - Samira

And we are those who sing hallelujas to Him. "

Muhammad Asad

and, verily, we too extol His limitless glory!"

Mustafa Khattab

And we are indeed the ones ˹constantly˺ glorifying ˹His praise˺."

Progressive Muslims

And we are the ones that glorify.

Rashad Khalifa

We have duly glorified (our Lord).

Sahih International

And indeed, we are those who exalt Allah. "

Sam Gerrans

“And we are the givers of glory.”

Shabbir Ahmed

And, verily, we, yes we are they who strive to establish His Glory on earth. ('Sabh' = Swim with long and strong laps and strides. It is not the rolling of the rosary-beads or to hymn some words).

Syed Vickar Ahamed

"And surely we are those who speak out (Allah’s Supreme) Glory!"

Taqi Usmani

and We, surely We, are those who proclaim Allah’s purity."

The Monotheist Group

"And we are the ones that glorify."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 166. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 166. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 166. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩