Sâffât suresi

Sâffât suresi, 91. ayet

Sâffât suresi, 91. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.

Diyanet İşleri

İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 88–94 · surenin 91. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 88–89

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

  2. Sâffât 90

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

  3. 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  4. Sâffât 92

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

  5. Sâffât 93

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

  6. Sâffât 94

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.

88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]

Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.

90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.

91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”

O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.

93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahlarına küçümseyici bir ifadeyle; "Müşriklerin size hazırlayıp yapmış olduğu yemeklerden yemiyor musunuz?" dedi.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَرَاغَ feraga o da gizlice sokuldu kök: روغ
  2. إِلَىٰٓ ila
  3. ءَالِهَتِهِمْ alihetihim onların tanrılarına kök: اله
  4. فَقَالَ fe kale ve dedi kök: قول
  5. أَلَا ela
  6. تَأْكُلُونَ te'kulune yemez misini? kök: اكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

  • Aynı kök: روغ (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(91, 92) (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) "Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?" demişti.

Mustafa İslamoğlu

Derken o, onların putlarına usulca yaklaştı ve "Ne! Yoksa (önünüze konulanlardan) yemiyor musunuz?" dedi (ve ekledi):

Muhammed Esed

O da onların tanrılarına gizlice yaklaştı ve "Ne o! (Önünüze konulmuş nimetlerden) yemiyor musunuz?

Ahmed Hulusi

(İbrahim de) onların tanrılarına yaklaşıp yöneldi de: "Yemez misiniz?" dedi.

Ali Bulaç

Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup: "Yemek yemiyor musunuz?" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? dedi.

Ali Rıza Safa

Tanrılarına gizlice yaklaştı. Ve şöyle dedi: "Yemiyor musunuz?"

Bayraktar Bayraklı

O da tanrılarına yöneldi, "Yemez misiniz?" dedi.

Edip Yüksel

Sonra, tanrılarına yöneldi ve "Yemez misiniz?" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, tanrılarına yöneldi ve 'Yemez misiniz?' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken bir kurnazlıkta onların ilahlarına vardı da "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken kurnazlıkla onların ilahlarına vardı da buyursanız a, dedi, yemez misiniz?

Erhan Aktaş

Onların ilahlarına yanaşarak: "Yemez misiniz?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların ilahlarına yanaşarak: "Yemez misiniz?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların ilahlarına yanaşarak: "Yemez misiniz?" dedi.

Gültekin Onan

Bunun üzerine onların tanrılarına sokulup: "Yemek yemiyor musunuz?" dedi.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine o da kurnazca onların düzme Tanrılarına varıb dedi ki: "Hani yemek yemiyorsunuz"?!

İbni Kesir

O da, tanrılarına yönelip dedi ki: Yemiyor musunuz?

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.

Süleyman Ateş

O da gizlice onların tanrılarına sokuldu: "Yemez misiniz?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Sonra İbrahim onların ilahlarına sokulup şöyle dedi: "(Size sunulanları) yemiyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra gizlice ilahlarına yönelmiş ve şöyle demişti: "Siz bir şey yemez misiniz?"

Şaban Britch

İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı. Yemez misiniz? dedi.

Şaban Piriş

İbrahim, onların ilahlarıyla baş başa kaldı. -Yemez misiniz? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

O da onların ilahlarının yanına sokulup dedi: "Bir şey yemez misiniz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then he turned to their false gods (food was set before them) and asked them, thus: "Do you not eat!"

Abdul Haleem

He turned to their gods and said, ‘Do you not eat?

Abdullah Yusuf Ali

Then did he turn to their gods and said, "will ye not eat (of the offerings before you)?...

Abul A'la Maududi

Then he went quietly to the (temple of the deities) and said: "What is the matter with you, why do you not eat? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that there were different kinds of food placed before the idols in the temple.

Aisha Bewley

He turned surreptitiously to their gods and said, ‘Do you not eat?

Al-Hilali & Khan

Then he turned to their âlihah (gods) and said: "Will you not eat (of the offering before you)?

Ali Quli Qarai

Then he stole away to their gods and said, ‘Will you not eat?

Amatul Rahman Omar

Then he turned (his attention) towards their gods and (with a mind to make their worshippers realise their folly) said (addressing the gods), `Do you not eat (any of the things that lie before you)?

Arthur John Arberry

Then he turned to their gods, and said, 'What do you eat?

Bijan Moeinian

[At their absence, ] Abraham went to the temple and [started to talk to the idols and] said: "Do you want something to eat?"

E. Henry Palmer

And he went aside unto their gods and said, 'Will ye not eat?

Edip-Layth

He then went to their idols and said, "Can you not eat?"

George Sale

And Abraham went privately to their gods, and said scoffingly unto them, do ye not eat of the meat which is set before you?

Hamid S. Aziz

Then he turned to their gods secretly and said, "What! Do you not eat?

Mahmoud Ghali

So he went apart to their gods; then he said, "Will you not eat?

Marmaduke Pickthall

Then turned he to their gods and said: Will ye not eat?

Mohamed Ahmed - Samira

Then he turned towards their gods and said: "Why do you not eat (of these offerings)?

Muhammad Asad

Thereupon he approached their gods stealthily and said, "What! You do not eat [of the offerings placed before you]?

Mustafa Khattab

Then he ˹stealthily˺ advanced towards their gods, and said ˹mockingly˺, "Will you not eat ˹your offerings˺?

Progressive Muslims

He then went to their idols and said: "Can you not eat"

Rashad Khalifa

He then turned on their idols, saying, "Would you like to eat?

Sahih International

Then he turned to their gods and said, "Do you not eat?

Sam Gerrans

Then he turned aside to their gods, and said: “Do you not eat?

Shabbir Ahmed

Then Abraham gently turned to their idols and said, "What! You do not eat?

Syed Vickar Ahamed

Then he turned to their gods and said: "Will you not eat (from what is offered to you)?. ..

Taqi Usmani

And he made his way to their ‘gods’ and said to them, "Why would you not eat?

The Monotheist Group

He then went to their gods and said: "Can you not eat?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 91. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 91. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 91. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩