Diyanet İşleri
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Alay edenler ve hüküm günü Sâffât 12–21 3
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. Yani bu, hesabın görüleceği, amellerin karşılığının verileceği gündür. Böylelikle dünyada iken kendisi ile alay ettikleri şeyi, ikrar ve itiraf etmiş olacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşrikler; "Eyvah bize! İşte bu, Yüce Allah'ın dünya hayatındayken kulların işlemiş oldukları amellere karşılığını vereceği hesap günüdür!" derler.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kâfirler:) "Ah, eyvah bize! Bu hesap günüymüş!" demiş (olacak)lardır.
ve "Eyvah! Bu, işte o Hesap Günü budur!" derler.
ve "Eyvah!" diyecekler, "İşte Hesap Günü bugündür!"
"Vay bize! Bu, Din Günü'dür!" dediler.
Derler ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür."
(Durumu gören kâfirler:) Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler.
"Vay başımıza gelene!" derler; "İşte bu, Yargı Günü'dür!"
"Vah bize! Bu ceza günüdür" diyecekler.
"Vay halimize!" derler, "Bu Yargı Günüdür."
'Vay halimize!' derler, 'Bu Yargı Günüdür.'
"Eyvah bizlere! Bu o ceza günüdür." derler.
Eyvah bizlere derler bu o din günü
"Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür dipnot 1 " derler.
"Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür" dipnot 1 derler.
"Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü'dür" dipnot 1 derler.
Derler ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür."
"Eyvah bize, derler, bu, ceza ve hesab günüdür".
Ve dediler ki: Vay bize, bu; din günüdür.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.
"Vah bize, bu ceza günüdür!" dediler.
"Vay halimize! Bu, yapılan her şeyin karşılığını bulacağı gündür dipnot 1 ." derler.
"Vay başımıza gelenler; bu, hesap günü yahu!" derler.
Eyvah bize, işte hesap günü!
-Eyvah bize, işte hesap günü!
Şöyle derler: "Vay başımıza! Din günüdür bu!"
And there, they -the infidels- will exclaim thus: "Woe betide us, this is the promised Day of Judgement".
and say, ‘Woe to us! This is the Day of Judgement.’
They will say, "Ah! Woe to us! This is the Day of Judgment!"
They will then say: "Woe for us. This is the Day of Judgement."
They will say, ‘Alas for us! This is the Day of Reckoning!’
They will say: "Woe to us! This is the Day of Recompense!"
and say, ‘Woe to us! This is the Day of Retribution!’
And they will say, `O woe be on us! this is the Day of Requital. '
and they say, 'Woe, alas for us! This is the Day of Doom. '
It will take a snap for them to be recreated and look around [and face the Day of Resurrection. ]
and they shall say, 'O, woe is us! this is the day of judgment,
They said, "Woe to us, this is the day of Judgment!"
And they shall say, alas for us! This is the day of judgment;
And they shall say, "O woe to us! This is the Day of Judgment. "
And they say, "oh woe to us! This is the Day of Doom. " (Or: Judgment; Religion)
And say: Ah, woe for us! This is the Day of Judgment.
And say: "Ah woe! This is the Day of Reckoning. "
and will say: "Oh, woe unto us! This is the Day of Judgment!"
They will cry, "Oh, woe to us! This is the Day of Judgment!"
And they said: "Woe to us, this is the Day of Judgment!"
They will say, "Woe to us; this is the Day of Judgment."
They will say, "O woe to us! This is the Day of Recompense. "
And they will say: “Woe is us! This is the Day of Judgment.”
And they will say, "Oh, woe unto us! This is the Day of Judgment. "
They will say: "Woe (misery) to us! This is the Day of Judgment!"
And they will be saying, "Woe to us; this is the Day of Retribution."
And they said: "Woe to us, this is the Day of Recompense!"