Diyanet İşleri
Sonra da diğerlerini yok ettik.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ
ŝümme demmerne-l'âḫarîn.
Sonra da diğerlerini yok ettik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût Sâffât 133–138 3
Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sonra da diğerlerini yok ettik.
(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?
Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 133–138. ayetler için yazılmıştır.
133-134. Bu buyruklarla Yüce Allah kulu ve rasûlü Lût aleyhisselam’a peygamberlik ve risalet verdiğini belirterek onu övmektedir.
O, kavmini Yüce Allah’ın yoluna davet edip şirkten ve hayasızlıkları işlemekten vazgeçmelerini söylemişti. Ancak onlar, bu işten vazgeçmeyince Yüce Allah kendisini ve aile halkını hep birlikte kurtardı. Geceleyin yola koyularak azaptan kurtuldular.
135. “Ancak geride” azap içerisinde “kalan bir kocakarı hariç.” Bu Lût aleyhisselam’ın hanımıdır. O, onun dinine bağlanmamıştı.
136. “Sonra diğerlerini” yurtlarını alt-üst edip tepelerine yıkmak sureti ile “helâk ettik.” Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Emrimiz geldiği zaman oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık” (Hûd 11/82) Bu, büsbütün helâk edilip onlardan en ufak bir hayat belirtisi kalmayıncaya kadar devam etmişti.
137-138. “Siz onların” Lût kavmi diyarından “gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin hem de geceleyin.” Yani belirtilen bu vakitlerde oralardan çokça geçip gidiyorsunuz. O bakımdan bu hususta herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir.
“Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” İlahi deliller, ibret dolu olaylar üzerinde düşünmeyecek ve helâk edilmenizi gerektiren hususlardan uzak durmayacak mısınız?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra kavminden onu yalanlayanları ve getirdiklerini tasdik etmeyen diğerlerini helak ettik.
Aynı kök: دمر (10 geçiş)
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…
Aynı kök: دمر (10 geçiş)
Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…
Aynı kök: دمر (10 geçiş)
Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ardından diğerlerini helak etmiştik. dipnot 1
En sonunda, diğerlerinin tamamını kahrettik;
ve sonra diğerlerini tamamen yok ettik:
Sonra diğerlerini yerle bir ettik!
Sonra geride kalanları yerle bir ettik.
sonra diğerlerini yok ettik.
Sonra, diğerlerini yıkıma uğrattık.
Sonra diğerlerini helak ettik.
Sonra diğerlerini yok ettik.
Sonra diğerlerini yok ettik.
Sonra diğerlerini yerle bir ettik.
Sonra diğerlerini tedmir eyledik
Sonra diğerlerini dumura uğrattık.
Sonra diğerlerini dumura uğrattık.
Sonra diğerlerini dumura uğrattık.
Sonra geride kalanları yerle bir ettik.
Sonra biz diğerlerini kökünden helak etdik.
Sonra diğerlerini yerle bir etmiştik.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Sonra diğerlerini helâk ettik.
Sonra ötekileri kırdık (geçirdik).
Sonra diğerlerini yerle bir ettik dipnot 1 .
Sonra diğerlerini ortadan kaldırdık.
Sonra da diğerlerini helak etmiştik.
Sonra da diğerlerini helak etmiştik (yerin dipine geçirmiştik).
Sonra ötekileri yerle bir ettik.
And We reduced all the others to a useless form.
and We destroyed the rest.
Then We destroyed the rest.
Then We utterly destroyed the rest of them.
Then We utterly destroyed the rest.
Then We destroyed the rest (the town of Sodom at the place of the Dead Sea now in Palestine).
Then We destroyed [all] the others.
And We utterly destroyed the rest.
then We destroyed the others,
The rest were completely destroyed.
then we destroyed the others;
Then, We destroyed the rest.
Afterwards We destroyed the others.
Then We destroyed the others.
Thereafter We destroyed the others,
Then We destroyed the others.
Then We destroyed the others.
and then We utterly destroyed the others:
Then We ˹utterly˺ destroyed the rest.
Then, We destroyed the rest.
We annihilated all the others.
Then We destroyed the others.
Then destroyed We the others.
And then We destroyed the rest.
Then We destroyed the rest.
After that, We destroyed others
Then, We destroyed the rest.