Diyanet İşleri
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 120. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ
selâmün `alâ mûsâ vehârûn.
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Hârûn Sâffât 114–122 3
Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Onları doğru yola ilettik.
Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü onlar mü'min kullarımızdan idiler.
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 114–122. ayetler için yazılmıştır.
114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir.
117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır.
118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu.
119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'tan Musa ve Harun'a selam olsun. Her ikisine övgü ve her kötülükten korunmalarına dua olsun.
Aynı kıssa: Hz. Hârûn
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Ortak kavram: İslâm
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: İslâm
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Musa ve Harun'a selam olsun!
Selam olsun Musa ve Harun'a!
"Musa'ya ve Harun'a selam olsun!"
Musa ve Harun'a Selam olsun!
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Musa ve Harun’a selam olsun.
"Musa'ya ve Harun'a selam olsun!"
Musa ve Harun'a selam olsun.
Musa'ya ve Harun'a selam (barış) olsun.
Musa'ya ve Harun'a selam (barış) olsun.
Selam Musa ile Harun'a!
Selam Musa ile Haruna
Musa ve Harun'a selam olsun.
Musa ve Harun'a selam olsun.
Musa ve Harun'a selam olsun.
Musa'ya ve Harun'a selam olsun.
Musaya da, Haruna da (bizden) selam.
Musa ve Harun'a selam olsun.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun!
(Hep): "Musa'ya ve Harun'a selam olsun!" (diyeceklerdi).
Selam olsun Musa'ya ve Harun'a!
Musa'ya da Harun'a da selam olsun.
Musa ve Harun’a selam olsun!
(119-120) Daha sonrakiler arasında onlar için: -Musa ve Harun'a selam! mirası bıraktık.
Selam olsun Musa'ya ve Harun'a!
Peace be unto Mussa and Harun from Allah and His angels and from succeeding generations.
‘Peace be upon Moses and Aaron!’
"Peace and salutation to Moses and Aaron!"
Peace be upon Moses and Aaron.
‘Peace be upon Musa and Harun!’
"Salâm (peace) be upon Mûsa (Moses) and Hârûn (Aaron)!"
‘Peace be to Moses and Aaron!’
`Peace be upon Moses and Aaron!'
'Peace be upon Moses and, Aaron!'
Peace is with Moses and Aaron.
'Peace upon Moses and Aaron;
Peace be upon Moses and Aaron.
namely, peace be on Moses and Aaron!
(This blessing) "Peace be on Moses and Aaron".
"Peace be upon Mûsa and Harûn. "
Peace be unto Moses and Aaron!
Peace be on Moses and Aaron.
"Peace be upon Moses and Aaron!"
"Peace be upon Moses and Aaron."
Peace be upon Moses and Aaron.
Peace be upon Moses and Aaron.
"Peace upon Moses and Aaron. "
“Peace be upon Moses and Aaron!”
Peace and salutation to Moses and Aaron!
"Peace, be upon Musa (Moses) and to Haroon (Aaron)!"
(that is,) Salām be on Mūsā and Hārūn!
Peace be upon Moses and Aaron.