Sâffât suresi

Sâffât suresi, 63. ayet

Sâffât suresi, 63. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 60–66 · surenin 63. ayeti / 182

Konu Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması Sâffât 62–74 3

  1. Sâffât 60

    Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

  2. Sâffât 61

    Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!

  3. Sâffât 62

    Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

  4. 63

    Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.

  5. Sâffât 64

    O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.

  6. Sâffât 65

    Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.

  7. Sâffât 66

    Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 63–66. ayetler için yazılmıştır.

63. “Biz onu” küfür ve masiyetlerle kendilerine haksızlık eden “zalimler için bir azap/imtihan” azap ve ibretli bir ceza “kıldık.”

64. “Şüphesiz o, cehennemin dibinden” yani ortasından “çıkan bir ağaçtır.” Onun çıkacağı yer orasıdır. Çıkacağı yer, yerlerin en kötüsüdür. Ağacın biteceği yerin kötülüğü orada ekili olan şeyin de kötülüğüne ve değersizliğine delildir. Bundan dolayı Yüce Allah, onun nereden bittiğini haber vermekle o ağacın ne kadar kötü olduğuna dikkatimizi çekmektedir. Vereceği mahsulün niteliklerine dair anlattıkları da buöyledir:

65. “Meyvesi de şeytanların başları gibidir.” Artık bundan sonra o meyvenin tadını, onu yiyenlerin karınlarında ve iç organlarında ne gibi tahribatlara sebep olacağını hiç sorma! Üstelik onlar bundan hiçbir şekilde kurtulamayacaklar, başka bir tarafa da kaçamayacaklardır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

66. “Onlar bu ağaçtan yiyecekler ve karınlarını ondan dolduracaklardır.” Cehennemliklerin yiyeceği işte budur. O ne kötü bir yiyecektir! Arkasından Yüce Allah onların içeceklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz biz bu ağacı, küfür ve günahlarla kendilerine zulmedenler için bir fitne kıldık. Öyle ki onlar: "Muhakkak ateş, ağaçları yakıp kül eder, ağaçların orada bitmesi imkânsızdır." derlerdi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. جَعَلْنَـٰهَا cealnaha onu yaptık kök: جعل
  3. فِتْنَةًۭ fitneten bir fitne (sınav) kök: فتن
  4. لِّلظَّـٰلِمِينَ lizzalimine zalimler için kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (sıkıntı) kıldık.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki Biz onu zalimler için bir imtihan vesilesi kıldık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, biz o (ağac)ı zalimler için bir sınama aracı yaptık,

Ahmed Hulusi

Doğrusu biz onu (zakkum ağacını - bedeni) zalimler için bir sınav objesi kıldık (hakikatlerini mi hatırlayacaklar yoksa kendilerini beden kabul ederek mi yaşayacaklar).

Ali Bulaç

Doğrusu biz, onu kafirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.

Ali Rıza Safa

Aslında, haksızlık yapanlar için, onu bir sınama yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Biz o ağacı, zalimler için bir azap kıldık.

Edip Yüksel

Biz onu zalimler için bir test kıldık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz onu zalimler için bir test kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır

Erhan Aktaş

Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.

Gültekin Onan

Doğrusu biz, onu kafirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz onu zaalimler (kafirler) için bir fitne (imtihan) yapdık.

İbni Kesir

Doğrusu Biz, onu; zalimler için bir fitne yaptık.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.

Süleyman Ateş

Biz onu zalimler için bir fitne (sınav) yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu, yanlış davrananlar için bir sıkıntı kaynağı yaparız.

Şaban Britch

Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.

Şaban Piriş

Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

O ağaç ki, zalimler için onu bir fitne yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The tree We caused to grow especially for the trial in sharp tribulation and misery of the wrongful of actions,

Abdul Haleem

which we have made a test for the evildoers?

Abdullah Yusuf Ali

For We have truly made it (as) a trial for the wrong-doers.

Abul A'la Maududi

We have made this tree a trial for the wrong-doers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, on hearing this, the disbelievers get a new opportunity to taunt the Quran and mock the Prophet (peace be upon him). They ridicule it saying: Listen another strange thing: A tree will grow in the blazing fire of Hell.

Aisha Bewley

which We have made to be an ordeal for the wrongdoers?

Al-Hilali & Khan

Truly We have made it (as) a trail for the Zâlimûn (polytheists, disbelievers, wrong-doers).

Ali Quli Qarai

Indeed We have made it a punishment for the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

For We have made this (tree) a scourge for the wrongdoers.

Arthur John Arberry

We have appointed it as a trial for the evildoers.

Bijan Moeinian

the devilish tree of "zaqqum" given to the wicked one?

E. Henry Palmer

Verily, we have made it a trial to the unjust.

Edip-Layth

We have made it a punishment for the transgressors.

George Sale

Verily We have designed the same for an occasion of dispute unto the unjust.

Hamid S. Aziz

Surely We have made it to be a trial to the unjust.

Mahmoud Ghali

Surely We have made it as a temptation (Or: trial) for the unjust.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have appointed it a torment for wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Which We have reserved as punishment for evil-doers?

Muhammad Asad

Verily, We have caused it to be a trial for evildoers:

Mustafa Khattab

We have surely made it a test for the wrongdoers.

Progressive Muslims

We have made it a punishment for the transgressors.

Rashad Khalifa

We have rendered it a punishment for the transgressors.

Sahih International

Indeed, We have made it a torment for the wrongdoers.

Sam Gerrans

We have made it a means of denial for the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Verily, We have appointed it a torment for the oppressors.

Syed Vickar Ahamed

Truly, We have made it (the evil tree of Zaqqum) a trial for the wrongdoers.

Taqi Usmani

We have made it a test for the unjust.

The Monotheist Group

We have made it a punishment for the transgressors.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩