Sâffât suresi

Sâffât suresi, 44. ayet

Sâffât suresi, 44. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

`alâ sürurim müteḳâbilîn.

Diyanet İşleri

Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 41–47 · surenin 44. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 41–42

    (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

  2. Sâffât 43

    Onlar Naim cennetlerindedirler.

  3. 44

    Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

  4. Sâffât 45–46

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  5. Sâffât 47

    Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Cennetliklerin Rableri nezdinde mazhar olacakları lütuf ve ikram ile birbirlerine yönelik olan ikramlarının bir parçası olmak üzere onlar “tahtlar üzerinde karşılıklı” oturacaklardır.

Tahtlar, oldukça değerli, süslenmiş ve güzel görünümlü çeşitli örtülere bezenmiş, yüksekçe oturma yerleridir. Orada rahat, huzur ve sevinç içinde oturup arkalarına yaslanacaklardır.

Kendi aralarında da “karşılıklı” oturacaklardır. Kalpleri birbirlerine karşı saf, aralarındaki sevgi de arı duru olacaktır. Bir arada olmanın mutluluğunu yaşayacaklardır. Karşılıklı oturmaları, aynı zamanda kalplerinin karşılıklı olduğunun, birbirlerine karşı edepli olacaklarının, birinin diğerine sırtını dönmeyeceğinin yahut da onu yan tarafında bırakmayacağının delilidir. Aksine bu karşılıklı oturuşun da gösterdiği gibi onların sevinçleri de edepleri de kemal derecesinde olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Karşılıklı birbirlerine bakarak tahtlarına kurulurlar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَلَىٰ ala üzerinde
  2. سُرُرٍۢ sururin tahtlar kök: سرر
  3. مُّتَقَـٰبِلِينَ mutekabiline karşılıklı otururlar kök: قبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(42, 43, 44) Nimet cennetlerinde tahtlar üzerinde karşılıklı (otururlarken onlara) meyveler ikram edilmiş olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

muhteşem tahtlarda birbirlerini sevgi dolu gözlerle süzerek...

Muhammed Esed

mutluluk tahtları üzerinde birbirlerine (sevgi ile) bakışarak.

Ahmed Hulusi

Serirler (makamlar) üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

Ali Bulaç

Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar).

Ali Özek ve heyeti

karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde,

Ali Rıza Safa

Karşılıklı sedirler üzerinde.

Bayraktar Bayraklı

- Türlü meyveler vardır. Onlar nimet cennetlerindekarşılıklı koltuklardaağırlanacaklardır.

Edip Yüksel

Karşılıklı koltuklar üzerinde.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Karşılıklı koltuklar üzerinde.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Elmalılı Hamdi Yazır

Karşılıklı tahtlar üzerinde

Erhan Aktaş

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Gültekin Onan

Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar).

Hasan Basri Çantay

Birbiriyle karşılıklı tahtlar üzerinde.

İbni Kesir

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.

Süleyman Ateş

Tahtlar üzerinde, karşılıklı otururlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sedirler üzerine karşılıklı kurulurlar;

Şaban Britch

Karşılıklı koltuklar üzerinde.

Şaban Piriş

Karşılıklı koltuklar üzerinde.

Yaşar Nuri Öztürk

Karşılıklı koltuklar üzerindedirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Seated on thrones of dignity facing each other.

Abdul Haleem

seated on couches, facing one another.

Abdullah Yusuf Ali

Facing each other on Thrones (of Dignity):

Abul A'la Maududi

They will be seated upon couches set face to face;

Aisha Bewley

on couches face to face;

Al-Hilali & Khan

Facing one another on thrones.

Ali Quli Qarai

[reclining] on couches, facing one another,

Amatul Rahman Omar

(They shall be seated) on thrones (of happiness and dignity), face to face.

Arthur John Arberry

upon couches, set face to face,

Bijan Moeinian

They will sit face to face in luxurious couches.

E. Henry Palmer

upon couches facing each other;

Edip-Layth

On furnishings which are opposite one another.

George Sale

leaning on couches, opposite to one another:

Hamid S. Aziz

On Thrones (of Dignity), facing each other.

Mahmoud Ghali

On settees, facing one another.

Marmaduke Pickthall

On couches facing one another;

Mohamed Ahmed - Samira

(Sitting) on couches, face to face,

Muhammad Asad

facing one another [in love] upon thrones of happiness.

Mustafa Khattab

facing each other on thrones.[1]

Progressive Muslims

On furnishings which are opposite one another.

Rashad Khalifa

On furnishings close to one another.

Sahih International

On thrones facing one another.

Sam Gerrans

Upon couches, facing one another,

Shabbir Ahmed

Facing one another upon thrones of happiness.

Syed Vickar Ahamed

Facing each other on thrones (of dignity):

Taqi Usmani

facing each other on couches.

The Monotheist Group

On beds which are opposite one another.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩