Diyanet İşleri
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
innehû min `ibâdine-lmü'minîn.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlyâs Sâffât 123–132 3
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
İlyas'a selam olsun.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.
123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.
Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.
Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.
127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.
128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.
129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”
Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz İlyas, Rabbine olan imanında sadık ve hakiki manada bize iman etmiş kullarımızdandı.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki o, mümin kullarımızdandı.
Zira onlar, Bizim gerçek mü'min kullarımız arasındaydılar.
çünkü o, gerçekten inanmış kullarımızdan biriydi!
Muhakkak ki O, iman eden kullarımızdandır.
Şüphesiz o, bizim mü'min olan kullarımızdandı.
Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı.
Kuşkusuz, O, inanan kullarımızdandı.
O, inanmış kullarımızdandı.
O bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.
O bizim inanan kullarımızdandı.
Çünkü o Bizim mü'min kutlarımızdandı.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdan
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim inanan kullarımızdandı.
Şüphesiz o, bizim inançlı kullarımızdandı.
Hakıykat o, mü'min kullarımdandı.
Muhakkak ki o, mü'min kullarımızdandı.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
O, bize inanıp güvenen kullarımızdandı.
Çünkü o, bize güvenmiş kullarımızdandı.
Çünkü o, mü’min kullarımızdan idi.
Çünkü O, mü'min kullarımızdan idi.
Bizim inanan kullarımızdandı o.
He was one of Our votaries whose purpose was the heart of Our purpose.
truly he was one of Our faithful servants.
For he was one of our believing Servants.
He was one of Our believing servants.
He truly was one of Our slaves who are muminun.
Verily, he was one of Our believing slaves.
He is indeed one of Our faithful servants.
Surely, he was (one) of Our believing servants.
he was among Our believing servants.
Elias was indeed one of our believing servants.
verily, he was of our servants who believe!'
He was one of our acknowledging servants.
For he was one of our faithful servants.
Surely he was one of Our believing servants.
Surely he is one of Our believing bondmen.
Lo! he is one of our believing slaves.
He is truly among Our faithful devotees.
for he was truly one of Our believing servants!
He was truly one of Our faithful servants.
He was one of our believing servants.
He was one of our believing servants.
Indeed, he was of Our believing servants.
He was among Our believing servants.
Indeed, He was among our truly believing servants.
Indeed, he was one of Our believing servants!
Surely, he was from among Our believing servants.
He was one of our believing servants.