Diyanet İşleri
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 61. ayet. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ
limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3
(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"
Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.
O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
61. Çünkü o, en değerli şeylerin, uğrunda harcanmasına en layık olan şeydir. Arif ve akıllı kimselerin, kendisi için kollarını sıvamalarını en fazla o hak etmektedir. Aklı başında ve kararlı bir kimsenin, ufacık bir anını dahi bu değerli yurda yakınlaştıracak herhangi bir amelle uğraşmaksızın geçirmesi, çok pişmanlıklar duymayı gerektiren büyük bir ziyandır. Ya işlediği günahlar ile helâk yurdu olan cehenneme doğru giden kişinin hali ne olacaktır?!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Çalışıp amel edenler işte bu büyük mükâfatı elde etmek için çalışıp amel etmesi gerekir. Muhakkak kazançlı ticaret budur.
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Çalışanlar böylesi (bir kurtuluş) için çalışsınlar!
Çalışıp çabalayanlar, işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.
(Allah yolunda) çalışanlar, demek ki böyle bir şey için çalışırlar!
Çalışanlar işte bunun için çalışsınlar!
Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır.
Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.
Çalışanlar, işte bunun için çalışsınlar.
Çalışanlar bunun için çalışsın!
Çalışanlar bunun için çalışmalı.
Çalışanlar bunun için çalışmalı.
Böyle bir murat için çalışsın çalışan erler.
Böyle bir murad için çalışsın çalışan erler
Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.
Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.
Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.
Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır.
Artık çalışanlar da bunun gibi (bir murad için) çalışmalıdır.
Çalışanlar bunun gibisi için çalışsınlar.
(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
Çalışanlar bunun için çalışsınlar.
Çalışanlar böyle bir şeyi elde etmek için çalışsınlar dipnot 1 .
Çalışanlar işte böyle bir şeyi elde etmek için çalışsınlar.
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
Çalışanlar da bunun benzeri için çalışsınlar.
Çalışanlar, böylesi için çalışsınlar.
For the accomplishment of a like exalted end Hereafter shall endeavour those who aspire to attain it.
Everyone should strive to attain this.
For the like of this let all strive, who wish to strive.
For the like of it should the workers work.
It is for the like of this that all workers should work!’
For the like of this let the workers work.
Let all the workers work for the like of this!’
`Let those who would strive, then strive for the like of this (supreme triumph)!'
for the like of this let the workers work. '
the greatest success that everyone should strive for.
for the like of this then let the workers work. '
For this let those who will work endeavor.
For the obtaining a felicity like this let the labourers labour.
For the like of this then let the workers work.
For the like of this let the doers do (good deeds). "
For the like of this, then, let the workers work.
For this the toilers should strive. "
For the like of this, then, let them labour, those who labour [in God’s way]!
For such ˹honour˺ all should strive.
For this let those who will strive work.
This is what every worker should work for.
For the like of this let the workers [on earth] work.
For the like of this let the workers work!
For such an end should work all workers.
For those who like (the state) this (joy) let (them) all work hard, (those) who wish to strive.
For this kind (of achievement), all workers must work.
For this let those who will work endeavor.