37. sure

Sâffât Suresi الصافات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 13 konu
  1. Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11 karşılaştır — Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması
  2. Alay edenler ve hüküm günü 12–21 karşılaştır — Alay edenler ve hüküm günü
  3. Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39 karşılaştır — Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme
  4. İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61 karşılaştır — İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş
  5. Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74 karşılaştır — Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması
  6. Nûh 75–82 karşılaştır — Nûh
  7. İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113 karşılaştır — İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi
  8. Mûsâ ve Hârûn 114–122 karşılaştır — Mûsâ ve Hârûn
  9. İlyâs 123–132 karşılaştır — İlyâs
  10. Lût 133–138 karşılaştır — Lût
  11. Yûnus 139–148 karşılaştır — Yûnus
  12. Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160 karşılaştır — Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep
  13. Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182 karşılaştır — Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11

  1. Sâffât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 1. ayet. وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

    veṣṣâffâti ṣaffâ.

    Edip Yüksel

    And olsun sıralar halinde dizenlere,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 1. ayet

  2. Sâffât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 2. ayet. فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

    fezzâcirâti zecrâ.

    Edip Yüksel

    İtekleyip sürenlere,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 2. ayet

  3. Sâffât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 3. ayet. فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

    fettâliyâti ẕikrâ.

    Edip Yüksel

    Ve mesajı okuyanlara...

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 3. ayet

  4. Sâffât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 4. ayet. إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

    inne ilâheküm levâḥid.

    Edip Yüksel

    Ki sizin Tanrınız birdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 4. ayet

  5. Sâffât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 5. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ verabbü-lmeşâriḳ.

    Edip Yüksel

    Göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Efendisidir, doğuların Efendisidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 5. ayet

  6. Sâffât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

    innâ zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bizînetini-lkevâkib.

    Edip Yüksel

    Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 6. ayet

  7. Sâffât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 7. ayet. وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

    veḥifżam min külli şeyṭânim mârid.

    Edip Yüksel

    Her türlü inatçı sapkına karşı bir koruma yaptık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 7. ayet

  8. Sâffât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 8. ayet. لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

    lâ yessemme`ûne ile-lmelei-l'a`lâ veyuḳẕefûne min külli cânib.

    Edip Yüksel

    Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 8. ayet

  9. Sâffât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

    düḥûrav velehüm `aẕâbüv vâṣib.

    Edip Yüksel

    Kovulurlar; sürekli bir azabı hak etmişlerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 9. ayet

  10. Sâffât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 10. ayet. إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

    illâ men ḫaṭife-lḫaṭfete feetbe`ahû şihâbün ŝâḳib.

    Edip Yüksel

    Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 10. ayet

  11. Sâffât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 11. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

    festeftihim ehüm eşeddü ḫalḳan em men ḫalaḳnâ. innâ ḫalaḳnâhüm min ṭînil lâzib.

    Edip Yüksel

    Sor onlara, "Yaratılış bakımından onlar mı daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Onları yapışkan bir balçıktan yarattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 11. ayet

Alay edenler ve hüküm günü 12–21

  1. Sâffât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

    bel `acibte veyesḫarûn.

    Edip Yüksel

    Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 12. ayet

  2. Sâffât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 13. ayet. وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

    veiẕâ ẕükkirû lâ yeẕkürûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 13. ayet

  3. Sâffât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 14. ayet. وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

    veiẕâ raev âyetey yestesḫirûn.

    Edip Yüksel

    Bir delil gördüklerinde onu aşağılıyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 14. ayet

  4. Sâffât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 15. ayet. وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

    Edip Yüksel

    Derler, "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 15. ayet

  5. Sâffât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Edip Yüksel

    "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmişiz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 16. ayet

  6. Sâffât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 17. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Edip Yüksel

    "Hatta bizden önceki atalarımız da mı?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 17. ayet

  7. Sâffât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

    ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.

    Edip Yüksel

    De ki: "Evet, hem de horlanarak."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 18. ayet

  8. Sâffât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 19. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.

    Edip Yüksel

    O, bir tek dokunmadır. O zaman (kalkıp) bakınırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 19. ayet

  9. Sâffât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

    veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.

    Edip Yüksel

    "Vay halimize!" derler, "Bu Yargı Günüdür."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 20. ayet

  10. Sâffât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 21. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Edip Yüksel

    Bu, sizin yalanlamış olduğunuz karar günüdür.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 21. ayet

Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39

  1. Sâffât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 22. ayet. ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

    uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.

    Edip Yüksel

    Zalimleri toplayın. Eşlerini ve,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 22. ayet

  2. Sâffât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 23. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

    min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.

    Edip Yüksel

    ALLAH'tan başka hizmet ettiklerini... Onlara cehennemin yolunu gösterin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 23. ayet

  3. Sâffât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 24. ayet. وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

    veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.

    Edip Yüksel

    Ve durdurun onları; sorguya çekileceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 24. ayet

  4. Sâffât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 25. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

    mâ leküm lâ tenâṣarûn.

    Edip Yüksel

    "Neden birbirinize yardım etmiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 25. ayet

  5. Sâffât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 26. ayet. بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

    bel hümü-lyevme müsteslimûn.

    Edip Yüksel

    Hayır, o gün tümüyle teslim olmuşlardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 26. ayet

  6. Sâffât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 27. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Edip Yüksel

    Dönüp birbirlerini sorgularlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 27. ayet

  7. Sâffât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 28. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

    ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.

    Edip Yüksel

    "Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz" derler.*

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 28. ayet

  8. Sâffât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    ḳâlû bel lem tekûnû mü'minîn.

    Edip Yüksel

    Derler ki, "Aslında siz onaylamış kimseler değildiniz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 29. ayet

  9. Sâffât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 30. ayet. وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ

    vemâ kâne lenâ `aleyküm min sülṭân. bel küntüm ḳavmen ṭâgîn.

    Edip Yüksel

    "Bizim sizin üzerinizde herhangi bir gücümüz yoktu. Aksine siz azmış bir topluluktunuz."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 30. ayet

  10. Sâffât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 31. ayet. فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

    feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.

    Edip Yüksel

    "Efendimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti, artık tadacağız."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 31. ayet

  11. Sâffât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 32. ayet. فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

    feagveynâküm innâ künnâ gâvîn.

    Edip Yüksel

    "Biz azmıştık. Sizi de azdırdık."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 32. ayet

  12. Sâffât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 33. ayet. فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

    feinnehüm yevmeiẕin fi-l`aẕâbi müşterikûn.

    Edip Yüksel

    Böylece, o gün onlar azapta ortaktırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 33. ayet

  13. Sâffât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 34. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Edip Yüksel

    Biz suçlulara böyle yaparız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 34. ayet

  14. Sâffât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 35. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

    innehüm kânû iẕâ ḳîle lehüm lâ ilâhe ille-llâhü yestekbirûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine "La ilahe illa ALLAH" denildiğinde büyükleniyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 35. ayet

  15. Sâffât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 36. ayet. وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ

    veyeḳûlûne einnâ letârikû âlihetinâ lişâ`irim mecnûn.

    Edip Yüksel

    "Tanrılarımızı deli bir şair için mi terkedeceğiz?" diyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 36. ayet

  16. Sâffât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 37. ayet. بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, o, gerçeği getirmiş ve elçileri doğrulamıştır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 37. ayet

  17. Sâffât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 38. ayet. إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

    inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.

    Edip Yüksel

    Siz elbette acı azabı tadacaksınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 38. ayet

  18. Sâffât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 39. ayet. وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vemâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

    Edip Yüksel

    Sadece yapmış olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 39. ayet

İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61

  1. Sâffât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerini sadece ALLAH'a adamış kulları hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 40. ayet

  2. Sâffât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 41. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

    ülâike lehüm rizḳum ma`lûm.

    Edip Yüksel

    Onlar bilinen bir rızkı hak etmişlerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 41. ayet

  3. Sâffât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 42. ayet. فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ

    fevâkih. vehüm mükramûn.

    Edip Yüksel

    Meyvelerle ağırlanacaklardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 42. ayet

  4. Sâffât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 43. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Edip Yüksel

    Nimet bahçelerinde.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 43. ayet

  5. Sâffât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 44. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    Edip Yüksel

    Karşılıklı koltuklar üzerinde.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 44. ayet

  6. Sâffât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 45. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

    yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.

    Edip Yüksel

    Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 45. ayet

  7. Sâffât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 46. ayet. بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ

    beyḍâe leẕẕetil lişşâribîn.

    Edip Yüksel

    Durudur, içenlere zevk ve lezzet verir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 46. ayet

  8. Sâffât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 47. ayet. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

    lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.

    Edip Yüksel

    Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 47. ayet

  9. Sâffât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 48. ayet. وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

    ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.

    Edip Yüksel

    Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 48. ayet

  10. Sâffât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 49. ayet. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ

    keennehünne beyḍum meknûn.

    Edip Yüksel

    Korunmuş yumurtalar gibidirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 49. ayet

  11. Sâffât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 50. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Edip Yüksel

    Birbirlerine dönüp soruşurlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 50. ayet

  12. Sâffât suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 51. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

    ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.

    Edip Yüksel

    İçlerinden biri der ki, "Benim bir arkadaşım vardı."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 51. ayet

  13. Sâffât suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 52. ayet. يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

    yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.

    Edip Yüksel

    "Şöyle konuşurdu, ‘Sen de doğruluyor musun?' "

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 52. ayet

  14. Sâffât suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 53. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.

    Edip Yüksel

    " ‘Biz toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi dirileceğiz?' "

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 53. ayet

  15. Sâffât suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 54. ayet. قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

    ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.

    Edip Yüksel

    (Yanındakilere, ) "Bakar mısınız?" der.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 54. ayet

  16. Sâffât suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 55. ayet. فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.

    Edip Yüksel

    Baktığında, onu cehennemin ortasında bulur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 55. ayet

  17. Sâffât suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 56. ayet. قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

    ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.

    Edip Yüksel

    "ALLAH'a ant olsun, az kalsın sen beni de mahvedecektin" der.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 56. ayet

  18. Sâffât suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 57. ayet. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

    velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

    Edip Yüksel

    "Efendimin nimeti olmasaydı, ben de şimdi seninle birlikte olurdum."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 57. ayet

  19. Sâffât suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 58. ayet. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    efemâ naḥnü bimeyyitîn.

    Edip Yüksel

    "(Sana göre), biz öldüğümüzde"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 58. ayet

  20. Sâffât suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 59. ayet. إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Edip Yüksel

    "İlk ölüm hariç, cezalandırılmayacaktık hani?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 59. ayet

  21. Sâffât suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 60. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.

    Edip Yüksel

    İşte büyük zafer budur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 60. ayet

  22. Sâffât suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 61. ayet. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

    limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.

    Edip Yüksel

    Çalışanlar bunun için çalışmalı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 61. ayet

Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74

  1. Sâffât suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 62. ayet. أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

    eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.

    Edip Yüksel

    Bu mu daha iyi bir duraktır, yoksa zakkum ağacı mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 62. ayet

  2. Sâffât suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 63. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

    innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

    Edip Yüksel

    Biz onu zalimler için bir test kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 63. ayet

  3. Sâffât suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 64. ayet. إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

    innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 64. ayet

  4. Sâffât suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 65. ayet. طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

    ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.

    Edip Yüksel

    Tomurcukları sapkınların başı gibidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 65. ayet

  5. Sâffât suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 66. ayet. فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    feinnehüm leâkilûne minhâ femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Edip Yüksel

    Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 66. ayet

  6. Sâffât suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 67. ayet. ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ

    ŝümme inne lehüm `aleyhâ leşevbem min ḥamîm.

    Edip Yüksel

    Bunun üstüne onlar için cehennemi bir kokteyl vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 67. ayet

  7. Sâffât suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 68. ayet. ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

    ŝümme inne merci`ahüm leile-lceḥîm.

    Edip Yüksel

    Sonra dönüşleri yine cehennemedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 68. ayet

  8. Sâffât suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 69. ayet. إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

    innehüm elfev âbâehüm ḍâllîn.

    Edip Yüksel

    Onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 69. ayet

  9. Sâffât suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 70. ayet. فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

    fehüm `alâ âŝârihim yühra`ûn.

    Edip Yüksel

    Ve onların izlerini körükörüne izliyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 70. ayet

  10. Sâffât suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 71. ayet. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerinden önce de niceleri aynı şekilde sapmıştı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 71. ayet

  11. Sâffât suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 72. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

    veleḳad erselnâ fîhim münẕirîn.

    Edip Yüksel

    İçlerinden uyarıcılar göndermiştik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 72. ayet

  12. Sâffât suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 73. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Edip Yüksel

    Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 73. ayet

  13. Sâffât suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 74. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 74. ayet

Nûh 75–82

  1. Sâffât suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 75. ayet. وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

    veleḳad nâdânâ nûḥun feleni`me-lmücîbûn.

    Edip Yüksel

    Nuh bize seslenmişti de ne güzel karşılık vermiştik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 75. ayet

  2. Sâffât suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 76. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

    Edip Yüksel

    Onu ve ailesini o büyük felaketten kurtarmıştık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 76. ayet

  3. Sâffât suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 77. ayet. وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

    vece`alnâ ẕürriyyetehû hümü-lbâḳîn.

    Edip Yüksel

    Onun soyunu ise yaşattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 77. ayet

  4. Sâffât suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 78. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel

    Ve biz onu daha sonrakiler için bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 78. ayet

  5. Sâffât suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 79. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

    selâmün `alâ nûḥin fi-l`âlemîn.

    Edip Yüksel

    Tarih boyunca Nuh'a selam.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 79. ayet

  6. Sâffât suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 80. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Edip Yüksel

    Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 80. ayet

  7. Sâffât suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 81. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Edip Yüksel

    O, bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 81. ayet

  8. Sâffât suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 82. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Edip Yüksel

    Sonra diğerlerini boğduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 82. ayet

İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113

  1. Sâffât suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 83. ayet. وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

    veinne min şî`atihî leibrâhîm.

    Edip Yüksel

    İbrahim onun bir kolundan idi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 83. ayet

  2. Sâffât suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 84. ayet. إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    iẕ câe rabbehû biḳalbin selîm.

    Edip Yüksel

    Efendisine tertemiz bir kalp ile gelmişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 84. ayet

  3. Sâffât suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 85. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.

    Edip Yüksel

    Babasına ve halkına, "Neye hizmet ediyorsunuz?" demişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 85. ayet

  4. Sâffât suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 86. ayet. أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

    eifken âliheten dûne-llâhi türîdûn.

    Edip Yüksel

    "ALLAH'ın dışında, uyduruk tanrılar mı istiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 86. ayet

  5. Sâffât suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 87. ayet. فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    femâ żannüküm birabbi-l`âlemîn.

    Edip Yüksel

    "Evrenlerin Efendisini ne zannediyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 87. ayet

  6. Sâffât suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 88. ayet. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

    feneżara nażraten fi-nnücûm.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 88. ayet

  7. Sâffât suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 89. ayet. فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ

    feḳâle innî seḳîm.

    Edip Yüksel

    "Bıktım, yoruldum artık" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 89. ayet

  8. Sâffât suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 90. ayet. فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

    fetevellev `anhü müdbirîn.

    Edip Yüksel

    Onlar da onu bırakıp gittiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 90. ayet

  9. Sâffât suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 91. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.

    Edip Yüksel

    Sonra, tanrılarına yöneldi ve "Yemez misiniz?" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 91. ayet

  10. Sâffât suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 92. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

    mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

    Edip Yüksel

    "Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 92. ayet

  11. Sâffât suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

    ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

    Edip Yüksel

    Ve üzerlerine yürüyüp tüm gücüyle vurdu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 93. ayet

  12. Sâffât suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

    feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

    Edip Yüksel

    Hemen ona doğru koşuştular.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 94. ayet

  13. Sâffât suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 95. ayet. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

    ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.

    Edip Yüksel

    Dedi ki, "Yonttuğunuz şeylere mi hizmet ediyorsunuz?."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 95. ayet

  14. Sâffât suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 96. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

    vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.

    Edip Yüksel

    "ALLAH, sizi de ve yaptığınız şeyleri de yaratandır."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 96. ayet

  15. Sâffât suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

    ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

    Edip Yüksel

    Dediler ki, "Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 97. ayet

  16. Sâffât suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 98. ayet. فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

    feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

    Edip Yüksel

    Onun için bir plan düşündüler, fakat biz onları altettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 98. ayet

  17. Sâffât suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 99. ayet. وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.

    Edip Yüksel

    Dedi ki, "Ben Efendime gidiyorum; O bana yol gösterir."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 99. ayet

  18. Sâffât suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 100. ayet. رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.

    Edip Yüksel

    "Efendim, bana erdemli birini bağışla."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 100. ayet

  19. Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

    febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

    Edip Yüksel

    Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk bağışladık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 101. ayet

  20. Sâffât suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

    Edip Yüksel

    Onunla birlikte çalışma çağına varınca, "Oğlum" dedi, "Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?" "Babacığım" dedi, "Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 102. ayet

  21. Sâffât suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

    felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

    Edip Yüksel

    Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 103. ayet

  22. Sâffât suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

    venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

    Edip Yüksel

    Kendisine, "İbrahim!" diye seslendik,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 104. ayet

  23. Sâffât suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 105. ayet. قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Edip Yüksel

    "Sen rüyanı uyguladın." İyileri böyle ödüllendiririz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İbrahim rüyasını Tanrı'nın emri sanınca tüm içtenliğiyle, canından çok sevdiği oğlunu kurban etmeye karar verdi. Bu, Tanrı'nın bir emri olamazdı. Tanrı ona bir hayvan göndererek onu rüyasını gerçekleştirmekten kurtardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 105. ayet

  24. Sâffât suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

    inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

    Edip Yüksel

    Gerçekten bu apaçık bir sınavdı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 106. ayet

  25. Sâffât suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 107. ayet. وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm.

    Edip Yüksel

    Ve biz ona fidye olarak büyük bir kurban verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 107. ayet

  26. Sâffât suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel

    Sonrakiler için onun tarihini koruduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 108. ayet

  27. Sâffât suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 109. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

    selâmün `alâ ibrâhîm.

    Edip Yüksel

    İbrahim'e selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 109. ayet

  28. Sâffât suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Edip Yüksel

    Biz iyi davrananları böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 110. ayet

  29. Sâffât suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Edip Yüksel

    O, bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 111. ayet

  30. Sâffât suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 112. ayet. وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn.

    Edip Yüksel

    Ona İshak'ı müjdeledik, erdemlilerden bir peygamber olarak.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 112. ayet

  31. Sâffât suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 113. ayet. وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

    vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

    Edip Yüksel

    Ona da İshak'a da lütufta bulunduk. Kuşkusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 113. ayet

Mûsâ ve Hârûn 114–122

  1. Sâffât suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 114. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

    Edip Yüksel

    Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 114. ayet

  2. Sâffât suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 115. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhümâ veḳavmehümâ mine-lkerbi-l`ażîm.

    Edip Yüksel

    İkisini ve halklarını o büyük felaketten kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 115. ayet

  3. Sâffât suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 116. ayet. وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

    Edip Yüksel

    Onlara yardım ettik de üstün geldiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 116. ayet

  4. Sâffât suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 117. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

    veâteynâhüme-lkitâbe-lmüstebîn.

    Edip Yüksel

    Ve o ikisine apaçık anlaşılan kitabı verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 117. ayet

  5. Sâffât suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 118. ayet. وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

    vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.

    Edip Yüksel

    Her ikisini doğru yola ilettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 118. ayet

  6. Sâffât suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 119. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel

    O ikisinin tarihini sonrakiler için koruduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 119. ayet

  7. Sâffât suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 120. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    selâmün `alâ mûsâ vehârûn.

    Edip Yüksel

    Musa'ya ve Harun'a selam (barış) olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 120. ayet

  8. Sâffât suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 121. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Edip Yüksel

    Biz, iyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 121. ayet

  9. Sâffât suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 122. ayet. إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.

    Edip Yüksel

    O ikisi bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 122. ayet

İlyâs 123–132

  1. Sâffât suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 123. ayet. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne ilyâse lemine-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    İlyas elçilerden biriydi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 123. ayet

  2. Sâffât suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

    Edip Yüksel

    Halkına, "Erdemli olmayacak mısınız?" dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 124. ayet

  3. Sâffât suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 125. ayet. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

    eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.

    Edip Yüksel

    En güzel Yaratanı bırakıp ErkekTanrı'ya mı hizmet edersiniz? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ba'l kelimesi Arapçada koca/erkek anlamına gelir (2:228; 4:128; 11:72; 24:31). * Semitik kabilelerde başına El tarif eki getirilince (El-Ba'l) Erkek-Tanrı veya Koca-Tanrı diye adlandırılan put için kullanılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 125. ayet

  4. Sâffât suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.

    Edip Yüksel

    ALLAH sizin ve geçmişteki atalarınızın Efendisidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 126. ayet

  5. Sâffât suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.

    Edip Yüksel

    Onu yalanladılar; onlar hesaba çekileceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 127. ayet

  6. Sâffât suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 128. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 128. ayet

  7. Sâffât suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel

    Sonrakiler için onun tarihini koruduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 129. ayet

  8. Sâffât suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 130. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

    selâmün `alâ ilyâsîn.

    Edip Yüksel

    İlyas ailesine selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 130. ayet

  9. Sâffât suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Edip Yüksel

    İyi davrananları biz böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 131. ayet

  10. Sâffât suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Edip Yüksel

    O bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 132. ayet

Lût 133–138

  1. Sâffât suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 133. ayet. وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne lûṭal lemine-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    Lut da elçilerden biriydi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 133. ayet

  2. Sâffât suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    iẕ necceynâhü veehlehû ecme`în.

    Edip Yüksel

    Onu ve ailesini topluca kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 134. ayet

  3. Sâffât suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Edip Yüksel

    Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 135. ayet

  4. Sâffât suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Edip Yüksel

    Sonra diğerlerini yok ettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 136. ayet

  5. Sâffât suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 137. ayet. وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

    veinneküm letemürrûne `aleyhim muṣbiḥîn.

    Edip Yüksel

    Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 137. ayet

  6. Sâffât suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    vebilleyl. efelâ ta`ḳilûn.

    Edip Yüksel

    Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 138. ayet

Yûnus 139–148

  1. Sâffât suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 139. ayet. وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne yûnüse lemine-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    Yunus da elçilerden biriydi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 139. ayet

  2. Sâffât suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 140. ayet. إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    iẕ ebeḳa ile-lfülki-lmeşḥûn.

    Edip Yüksel

    Dolu bir gemiye kaçmıştı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 140. ayet

  3. Sâffât suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 141. ayet. فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

    fesâheme fekâne mine-lmüdḥaḍîn.

    Edip Yüksel

    Karşı çıktı ve kayanlardan oldu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 141. ayet

  4. Sâffât suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 142. ayet. فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

    felteḳamehü-lḥûtü vehüve mülîm.

    Edip Yüksel

    Balık onu yuttu, bundan o sorumluydu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 142. ayet

  5. Sâffât suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 143. ayet. فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

    felevlâ ennehû kâne mine-lmüsebbiḥîn.

    Edip Yüksel

    (Tanrı'yı) anıp düşünmeseydi,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 143. ayet

  6. Sâffât suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 144. ayet. لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    lelebiŝe fî baṭnih ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    Edip Yüksel

    Diriliş Gününe kadar onun karnında kalacaktı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 144. ayet

  7. Sâffât suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 145. ayet. فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

    fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.

    Edip Yüksel

    Onu çöl gibi bir sahile attık, yorgun ve bitkin...

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 145. ayet

  8. Sâffât suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 146. ayet. وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

    veembetnâ `aleyhi şeceratem miy yaḳṭîn.

    Edip Yüksel

    Ve onun için orada geniş yapraklı ağaç yetiştirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 146. ayet

  9. Sâffât suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 147. ayet. وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

    veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.

    Edip Yüksel

    Biz onu yüz bin veya daha çok kişiye gönderdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 147. ayet

  10. Sâffât suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 148. ayet. فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    feâmenû femetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Edip Yüksel

    Onayladılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 148. ayet

Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160

  1. Sâffât suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 149. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

    festeftihim elirabbike-lbenâtü velehümü-lbenûn.

    Edip Yüksel

    Sor onlara, kızları senin Efendine, erkekleri kendilerine mi ayırıyorlar?"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 149. ayet

  2. Sâffât suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 150. ayet. أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

    em ḫalaḳne-lmelâikete inâŝev vehüm şâhidûn.

    Edip Yüksel

    Yoksa melekleri, onların gözü önünde dişi olarak mı yarattık?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 150. ayet

  3. Sâffât suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 151. ayet. أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ

    elâ innehüm min ifkihim leyeḳûlûn.

    Edip Yüksel

    Aslında onlar uydurdukları yüzünden diyorlar ki:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 151. ayet

  4. Sâffât suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 152. ayet. وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    velede-llâhü veinnehüm lekâẕibûn.

    Edip Yüksel

    "ALLAH doğurdu." Onlar yalancıdırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 152. ayet

  5. Sâffât suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 153. ayet. أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ

    aṣṭafe-lbenâti `ale-lbenîn.

    Edip Yüksel

    Kızları erkeklere mi tercih etti?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 153. ayet

  6. Sâffât suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 154. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Edip Yüksel

    Size ne oldu, nasıl karar veriyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 154. ayet

  7. Sâffât suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 155. ayet. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    efelâ teẕekkerûn.

    Edip Yüksel

    Öğüt almaz mısınız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 155. ayet

  8. Sâffât suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 156. ayet. أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

    em leküm sülṭânüm mübîn.

    Edip Yüksel

    Yoksa apaçık bir delile mi sahipsiniz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 156. ayet

  9. Sâffât suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 157. ayet. فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.

    Edip Yüksel

    Doğruysanız kitabınızı getirin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 157. ayet

  10. Sâffât suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 158. ayet. وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    vece`alû beynehû vebeyne-lcinneti nesebâ. veleḳad `alimeti-lcinnetü innehüm lemuḥḍarûn.

    Edip Yüksel

    Hatta O'nunla cinler arasında bir akrabalık uydurdular. Halbuki cinler sorguya çekileceklerini bilirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 158. ayet

  11. Sâffât suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 159. ayet. سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne-llâhi `ammâ yeṣifûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH onların yakıştırmalarından çok Yücedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 159. ayet

  12. Sâffât suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 160. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 160. ayet

Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182

  1. Sâffât suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 161. ayet. فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

    feinneküm vemâ ta`büdûn.

    Edip Yüksel

    Siz ve hizmet etmekte olduklarınız,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 161. ayet

  2. Sâffât suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 162. ayet. مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

    mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.

    Edip Yüksel

    O'na karşı kimseyi saptıramazsınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 162. ayet

  3. Sâffât suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 163. ayet. إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ

    illâ men hüve ṣâli-lceḥîm.

    Edip Yüksel

    Ancak cehennemde yanacaklar hariç.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 163. ayet

  4. Sâffât suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 164. ayet. وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ minnâ illâ lehû meḳâmüm ma`lûm.

    Edip Yüksel

    Her birimizin belli bir görevi vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 164. ayet

  5. Sâffât suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 165. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ

    veinnâ lenaḥnu-ṣṣâffûn.

    Edip Yüksel

    Biz, (O'nun emrinde) sıra sıra dizenleriz,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 165. ayet

  6. Sâffât suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 166. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

    veinnâ lenaḥnü-lmüsebbiḥûn.

    Edip Yüksel

    Biz, anıp yüceltenleriz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 166. ayet

  7. Sâffât suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 167. ayet. وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

    vein kânû leyeḳûlûn.

    Edip Yüksel

    Diyorlardı ki,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 167. ayet

  8. Sâffât suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 168. ayet. لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    lev enne `indenâ ẕikram mine-l'evvelîn.

    Edip Yüksel

    "Yanımızda öncekilerden bir uyarı bulunsaydı"

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 168. ayet

  9. Sâffât suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 169. ayet. لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    lekünnâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Edip Yüksel

    "Kendimizi ALLAH'a adar, sadece O'na kul olurduk."

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 169. ayet

  10. Sâffât suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 170. ayet. فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    fekeferû bih. fesevfe ya`lemûn.

    Edip Yüksel

    Böylece onu inkar ettiler; ileride bilecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 170. ayet

  11. Sâffât suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 171. ayet. وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad sebeḳat kelimetünâ li`ibâdine-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    Elçilikle görevli kullarımız için söz verilmiştir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 171. ayet

  12. Sâffât suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 172. ayet. إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ

    innehüm lehümü-lmenṣûrûn.

    Edip Yüksel

    Onlar elbette zafere ulaşacaklar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 172. ayet

  13. Sâffât suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 173. ayet. وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.

    Edip Yüksel

    Bizim ordumuz kesinlikle üstün gelecektir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 173. ayet

  14. Sâffât suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 174. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Edip Yüksel

    Öyleyse bir süre için onlara aldırış etme.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 174. ayet

  15. Sâffât suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 175. ayet. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.

    Edip Yüksel

    Onları seyret; onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 175. ayet

  16. Sâffât suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 176. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Edip Yüksel

    Azabımıza mı meydan okuyorlar?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 176. ayet

  17. Sâffât suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 177. ayet. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

    feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.

    Edip Yüksel

    Yurtlarına inince uyarılanların sabahı ne kötü olur!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 177. ayet

  18. Sâffât suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 178. ayet. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Edip Yüksel

    Bir süreye kadar onlara aldırış etme.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 178. ayet

  19. Sâffât suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 179. ayet. وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣir fesevfe yübṣirûn.

    Edip Yüksel

    Onları gözle; onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 179. ayet

  20. Sâffât suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 180. ayet. سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn.

    Edip Yüksel

    Üstünlük ve onurun sahibi olan Efendin, onların nitelemelerinden çok yücedir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 180. ayet

  21. Sâffât suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 181. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

    veselâmün `ale-lmürselîn.

    Edip Yüksel

    Gönderilmiş elçilere selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 181. ayet

  22. Sâffât suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 182. ayet. وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Edip Yüksel

    Evrenlerin Efendisi olan ALLAH'a övgüler olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 182. ayet