Sâffât suresi

Sâffât suresi, 18. ayet

Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 15–21 · surenin 18. ayeti / 182
  1. Sâffât 15

    (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

  2. Sâffât 16

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

  3. Sâffât 17

    "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

  4. 18

    De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

  5. Sâffât 19

    O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

  6. Sâffât 20

    Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

  7. Sâffât 21

    Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “De ki: Evet” Sizler de gelip geçmiş atalarınız da öldükten sonra diriltileceksiniz. “Hem de zelil bir halde” Allah’ın kudretine karşı koyma ve itaatsizlik söz konusu olmaksızın, zillet içinde, hor ve hakir olarak diriltileceksiniz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Muhammed! Onlara cevap olarak de ki: "Evet! Toprak ve çürümüş kemikler olduktan sonra tekrar diriltileceksiniz ve önceden gelip geçmiş atalarınız da diriltilecekler. Sizler hepiniz hor ve hakir olarak diriltileceksiniz."

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. نَعَمْ neam evet
  3. وَأَنتُمْ ve entum ve siz
  4. دَٰخِرُونَ dahirune aşağılanacaksınız kök: دخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını…

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Evet hem de hor ve değersiz olarak (diriltileceksiniz)."

Mustafa İslamoğlu

"Evet" de, "Hem de rezil rüsva bir halde!"

Muhammed Esed

De ki: "Elbette, hem de en perişan ve zavallı şekilde!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Evet! Siz de boyun bükmüş zavallılar olarak (ba's olunacaksınız). "

Ali Bulaç

De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).

Ali Rıza Safa

De ki: "Evet! Üstelik aşağılanmış olarak!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Evet, siz hem de aşağılanarak diriltileceksiniz."

Edip Yüksel

De ki: "Evet, hem de horlanarak."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Evet, hem de horlanarak.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Deki: "Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: evet, hem siz çok hor, hakir olarak

Erhan Aktaş

De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."

Gültekin Onan

De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

Hasan Basri Çantay

Sen de ki: "Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak".

İbni Kesir

De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak.

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Süleyman Ateş

De ki: "Evet siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Evet! Hem de siz alçaltılmış bir halde olacaksınız.

Şaban Britch

De ki: Evet! Hem de hor ve hakir olarak!

Şaban Piriş

De ki: -Evet, hem de hor ve hakir olarak!

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Evet! Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Yes indeed, and you shall be incensed with multiplied wrongs and humiliation.

Abdul Haleem

Say, ‘Yes indeed, and you will be humiliated.’

Abdullah Yusuf Ali

Say thou: "Yea, and ye shall then be humiliated (on account of your evil)."

Abul A'la Maududi

Tell them: "Yes; and you are utterly helpless (against Allah)." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah can make of you whatever He likes. When He willed, you came into being forthwith; when He wills, you will die at one command by Him; and then whenever He wills, His one command will raise you back to life.

Aisha Bewley

Say: ‘Yes, and you will be in a despicable state. ’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Yes, and you shall then be humiliated."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Yes! And you will be utterly humble. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Yes, and you shall then be disgraced. '

Arthur John Arberry

Say: 'Yes, and in all lowliness. '

Bijan Moeinian

They jokingly ask: "How about our ancestors?"

E. Henry Palmer

Say, 'Yes, and ye shall shrink up,

Edip-Layth

Say, "Yes, and then you will be humiliated."

George Sale

Answer, yea: And ye shall then be despicable.

Hamid S. Aziz

Say, "Aye! And you shall be abject (humiliated). "

Mahmoud Ghali

Say, "Yes, and you will be (utterly) abject. "

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): Ye, in truth; and ye will be brought low.

Mohamed Ahmed - Samira

You say: "Yes; and you will be lowly made. "

Muhammad Asad

Say: "Yea, indeed - and most abject will you then be!" –

Mustafa Khattab

Say, "Yes! And you will be fully humbled."

Progressive Muslims

Say: "Yes, and then you will be humiliated. "

Rashad Khalifa

Say, "Yes, you will be forcibly summoned."

Sahih International

Say, "Yes, and you will be [rendered] contemptible. "

Sam Gerrans

Say thou: “Yea, and you will be abased.”

Shabbir Ahmed

Say, "Yes, indeed. And you will be brought low."

Syed Vickar Ahamed

You say: "Yes, then you shall (also) be put to shame (because of your evil). "

Taqi Usmani

Say, "Yes, and you shall be disgraced (too)!"

The Monotheist Group

Say: "Yes, and you will be humbled."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩