Sâffât suresi

Sâffât suresi, 101. ayet

Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

Diyanet İşleri

Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 98–104 · surenin 101. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 98

    Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

  2. Sâffât 99

    İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

  3. Sâffât 100

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

  4. 101

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

  5. Sâffât 102

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

  6. Sâffât 103–104

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. “Biz de onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.” Bu, hiç şüphesiz İsmail aleyhisselam’dır. Çünkü bundan sonra ona İshak aleyhisselam müjdesinin verildiği zikredilmektedir. Diğer taraftan Yüce Allah ona İshak’ın doğacağı müjdesini verirken şöyle buyurmaktadır: “Biz de ona İshak’ı ve İshak’ın ardından Yakub’u müjdeledik.” (Hud, 11/71) Bu da kesilmesi emredilenin, İshak aleyhisselam olmadığının delilidir.

Yüce Allah İsmail aleyhisselam’ı yumuşak huylu olmakla vasfetmektedir. Bu da hem sabrı, hem güzel ahlâkı, hem geniş kalpliliği, hem de herhangi bir kusur işleyeni affetmeyi kapsayan bir vasıftır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, onun bu duasına icabet ettik ve onu sevindirecek haberi verdik. Biz ona bu çocuğu büyüdüğü zaman, yumuşak huylu bir erkek çocuğu olacağını müjdesini verdik. Bu çocuk İsmail -aleyhisselam-'dır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَبَشَّرْنَـٰهُ febeşşernahu ona müjdeledik kök: بشر
  2. بِغُلَـٰمٍ bigulamin bir erkek çocuk kök: غلم
  3. حَلِيمٍۢ halimin halim kök: حلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    (Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

  • Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

  • Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz de onu çok hoşgörülü bir oğul ile müjdelemiştik.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine ona uyumlu ve olgun bir oğlan çocuğu müjdeledik.

Muhammed Esed

Bunun üzerine ona (kendisi gibi) yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine Onu Haliym bir oğul ile müjdeledik.

Ali Bulaç

Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.

Ali Özek ve heyeti

İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, iyi huylu bir oğulu, sevinçli bir haber olarak Ona verdik.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.

Edip Yüksel

Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk bağışladık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk bağışladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik

Erhan Aktaş

Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.

Gültekin Onan

Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.

Hasan Basri Çantay

Biz de ona çok uysal bir oğul müjdesini verdik.

İbni Kesir

Biz de ona, hilim sahibi bir oğul müjdeledik.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.

Süleyman Ateş

Ona halim bir erkek çocuk müjdeledik.

Süleymaniye Vakfı

Biz de ona, pek yumuşak huylu bir erkek çocuğu müjdesi verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz de ona, iyi huylu bir erkek çocuğu müjdesi verdik.

Şaban Britch

Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdesi verdik.

Şaban Piriş

Biz de ona yumuşak kalpli bir erkek çocuk müjdesi verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine biz, İbrahim'e yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, We intimated to him the birth of a son vested with the virtue of patience and with the attribute of nobleness which would teach him forbearance from so foul a wrong.

Abdul Haleem

so We gave him the good news that he would have a patient son.

Abdullah Yusuf Ali

So We gave him the good news of a boy ready to suffer and forbear.

Abul A'la Maududi

(In response to this prayer) We gave him the good news of a prudent boy; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From this one should not understand that this good news was given to him immediately following his prayer. In the Quran itself, at another place, this saying of the Prophet Abraham (peace be upon him) has been related: All praise be to Allah who has given me sons like Ishmael and Isaac in my old age. (Surah Ibrahim, Ayat 39). This proves that there was an interval of many years between the prayer and this good news. The Bible says that at the birth of the Prophet Ishmael, the Prophet Abraham was 86 years old (Gen. 16: 16) and at the birth of the Prophet Isaac a hundred years. (Gen. 21: 5).

Aisha Bewley

And We gave him the good news of a forbearing boy.

Al-Hilali & Khan

So We gave him the glad tidings of a forbearing boy.

Ali Quli Qarai

So We gave him the good news of a forbearing son.

Amatul Rahman Omar

So We gave him the good tidings of (the birth of) a wise and forbearing son.

Arthur John Arberry

Then We gave him the good tidings of a prudent boy;

Bijan Moeinian

God [answered his prayers in appropriate time and] gave him the good news: a wonderful son.

E. Henry Palmer

and we gave him glad tidings of a clement boy.

Edip-Layth

So We gave him good news of a compassionate child.

George Sale

Wherefore We acquainted him that he should have a son, who should be a meek youth.

Hamid S. Aziz

So We gave him the good news of a gentle son.

Mahmoud Ghali

So We gave him the good tidings of a forbearing youth.

Marmaduke Pickthall

So We gave him tidings of a gentle son.

Mohamed Ahmed - Samira

So We gave him the good news of a clement son.

Muhammad Asad

whereupon We gave him the glad tiding of a boy-child gentle [like himself]?

Mustafa Khattab

So We gave him good news of a forbearing son.

Progressive Muslims

So We gave him good news of a compassionate child.

Rashad Khalifa

We gave him good news of a good child.

Sahih International

So We gave him good tidings of a forbearing boy.

Sam Gerrans

So We gave him glad tidings of a clement lad;

Shabbir Ahmed

So We gave him the good news of a clement son (Ishmael).

Syed Vickar Ahamed

So, We gave him the good news of a boy ready (to be born) to suffer and be patient.

Taqi Usmani

So, We gave him the good news of a forbearing boy.

The Monotheist Group

So We gave him good news of a compassionate child.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩