Sâffât suresi

Sâffât suresi, 73. ayet

Sâffât suresi, 73. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

Diyanet İşleri

Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 70–76 · surenin 73. ayeti / 182

Konu Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması Sâffât 62–74 3

  1. Sâffât 70

    Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.

  2. Sâffât 71

    Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

  3. Sâffât 72

    Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.

  4. 73

    Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!

  5. Sâffât 74

    Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.

  6. Sâffât 75

    Andolsun, Nuh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!

  7. Sâffât 76

    Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 69–73. ayetler için yazılmıştır.

69. “Çünkü onlar atalarını dalalet içinde bulmuşlardı da” sapıklıkta “onların peşlerinden koşturuyorlardı” süratle gidiyorlar, peygamberlerinin kendilerini çağırdıklarına dönüp bakmıyorlardı bile. İlahi kitapların kendilerini sakındırdığı şeylere ve kendilerine samimi olarak öğüt verenlerin sözlerine hiç aldırış etmiyorlardı. Aksine şu sözleri ile onlara itiraz edip duruyorlardı: “Biz atalarımızı bir din üzere bulduk ve muhakkak bizler onların izlerine uyanlarız.” (ez-Zuhruf, 43/23)

71. “Andolsun ki bunlardan” bu muhataplardan “önce de geçmiştekilerin birçoğu sapmıştı” ve onların pek azı iman etmiş ve hidâyet bulmuştu.

72. Yine “andolsun onlara da” sapıklıklarından ve dalâletlerinden dolayı “uyarıcılar göndermiştik.”

73. “Uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sonunun nasıl olduğuna bir bak?” Onların sonu helâk oldu, rezil ve rüsvay oldular.

O halde bunlar da sapıklıkları üzere devam etmekten sakınsınlar. Çünkü o takdirde öncekilerin başına gelenler, onların da başına gelir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Resullerinin uyardığı ve o uyarılara icabet etmeyen kavimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak. Şüphesiz onların küfürleri ve resullerini yalanlamaları sebebiyle sonları cehenneme girip orada ebedî kalmak oldu.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱنظُرْ fenzur bak kök: نظر
  2. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  3. كَانَ kane oldu kök: كون
  4. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonu kök: عقب
  5. ٱلْمُنذَرِينَ l-munzerine uyarılanların kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(73, 74) Allah'ın samimi kulları hariç, uyarılanların (fakat inanmayanların) sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Mustafa İslamoğlu

dön de bir bak şu uyarılmış olanların akıbeti nasılmış?

Muhammed Esed

Bak şu uyarılmış olanların haline!

Ahmed Hulusi

O uyarılanların sonu nasıl oldu bir bak!

Ali Bulaç

Uyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

Ali Özek ve heyeti

Uyarılanların âkıbetinin ne olduğuna bir bak!

Ali Rıza Safa

Artık, uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?

Bayraktar Bayraklı

Uyarılanların sonucunun ne olduğuna bir bak!

Edip Yüksel

Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da bak o inzar edilenlerin akıbeti nasıl oldu?

Erhan Aktaş

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Gültekin Onan

Uyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

Hasan Basri Çantay

Bak, o korkutulanların akıbeti nice oldu!

İbni Kesir

Bir bak; uyarılanların akıbeti nice oldu.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Süleyman Ateş

Bak, o uyarılanların sonu nice oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bak bakalım; uyarılanların sonu nasıl olmuş!

Şaban Britch

Uyarılanların sonu nasıl oldu bir bak!

Şaban Piriş

Uyarılanların sonu nasıl oldu bir bak!

Yaşar Nuri Öztürk

Bir bak, nasıl oldu uyarılanların sonu!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there you can see the fatal consequence of those whom We exhorted -but they counselled deaf-.

Abdul Haleem

See how those who were warned met their end!

Abdullah Yusuf Ali

Then see what was the end of those who were admonished (but heeded not),-

Abul A'la Maududi

Observe, then, what was the end of those that had been warned,

Aisha Bewley

See the final fate of those who were warned –

Al-Hilali & Khan

Then see what was the end of those who were warned (but heeded not).

Ali Quli Qarai

So observe how was the fate of those who were warned

Amatul Rahman Omar

Behold! then, how (evil) was the end of those who were warned.

Arthur John Arberry

and behold, how was the end of them that were warned,

Bijan Moeinian

Now see how terrible is the destiny of those who rejected God’s warnings.

E. Henry Palmer

Behold, then, what was the end of those who were warned,

Edip-Layth

Thus note the consequences for those who were warned.

George Sale

And see how miserable was the end of those who were warned;

Hamid S. Aziz

Then see what was the end of those who were warned,

Mahmoud Ghali

So look into how was the end of the warned people,

Marmaduke Pickthall

Then see the nature of the consequence for those warned,

Mohamed Ahmed - Samira

Look, then how was the end of those who had been warned,

Muhammad Asad

and behold what happened in the end to those that had been warned [to no avail]!

Mustafa Khattab

See then what was the end of those who had been warned.

Progressive Muslims

Thus note the consequences for those who were warned.

Rashad Khalifa

Note the consequences for those who have been warned.

Sahih International

Then look how was the end of those who were warned -

Sam Gerrans

So see thou how was the final outcome of those who were warned,

Shabbir Ahmed

Behold, then, what happened to those who had been warned.

Syed Vickar Ahamed

Then see what was the end of those who were warned (but did not pay attention)—

Taqi Usmani

So look, how was the end of those warned -

The Monotheist Group

Thus note the consequences for those who were warned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩