Sâffât suresi

Sâffât suresi, 51. ayet

Sâffât suresi, 51. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.

Diyanet İşleri

İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 48–54 · surenin 51. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 48

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

  2. Sâffât 49

    Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

  3. Sâffât 50

    Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

  4. 51

    İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

  5. Sâffât 52

    "Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?" derdi.

  6. Sâffât 53

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?"

  7. Sâffât 54

    Konuşan o kimse, yanındakilere, "Bakar mısınız, hali ne oldu?" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 50–59. ayetler için yazılmıştır.

50-53. Yüce Allah, cennetliklerin yiyecekleri, içecekleri, güzel eşleri, güzel meclisleri ile doruk noktasına ulaşmış nimetlerini, sevinçlerinin mükemmelliğini söz konusu ettikten sonra kendi aralarındaki konuşmalarını, geçmişe dair konular açmalarını da nakletmekte ve onların bu sohbetlerinin ve karşılıklı soru sormalarının, içlerinden birisinin şu sözleri söyleyecek noktaya kadar ulaşacağını bildirmektedir:

“Gerçekten benim” dünyada iken “bir arkadaşım vardı.” Ve o, öldükten sonra dirilişi inkâr ediyor, beni de öldükten sonra dirilişi tasdik edişim dolayısı ile kınıyor ve: “diyordu ki: Sen de mi (dirilişe) inananlardansın? Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltilip hesaba çekileceğiz?” ve amellerimizin karşılıklarını göreceğiz? Yani sen, bu son derece garip ve gerçekleşme ihtimali oldukça uzak olan böyle bir şeyi nasıl tasdik edersin? Bizler parçalanıp dağıldıktan, toprak ve kemik kırıntıları haline geldikten sonra tekrar diriltilecek ve yeniden hayata döndürülecek, sonra da amellerimiz dolayısı ile hesaba çekilip amellerimizin karşılığını göreceğiz öyle mi?!

Böylece cennetteki kişi, kardeşlerine şunları söyleyecek: İşte benim size anlattığım olay budur. Benimle arkadaşımın başından bunlar geçti. Ancak ben, iman ve tasdikimi muhafaza ettim. O ise öldükten sonra dirilişi yalanlamaya devam etti. Nihâyet öldük ve ölümden sonra diriltildik. İşte ben, sizin gördüğünüz ve peygamberlerin bize haber verdiği bu nimetlere ulaştım. O ise hiç şüphesiz azaba uğramış bulunuyor.

54. “(Devamla): “Ona” durumunu görmek için “bakmak ister misiniz?” der.” Böylelikle içinde bulunduğumuz halle daha bir sevinelim ve daha bir memnun olalım. Ve bunu gözlerimizle görmüş olalım.

Cennet ehlinin durumundan, onların birinin diğeri ile sevinmesinden ve birbirlerine muvafakat edeceklerinden açıkça anlaşıldığına göre onlar da onun bu isteğini kabul edecekler ve arkadaşının durumunu görmek için onunla birlikte gidecekler.

55. “Sonra da bakar ve onu” yani arkadaşanı “cehennemin ortasında görür.” Azabın ortasında, azap her tarafını kuşatmış, dört bir yanından çevresini sarmış halde onu görür.

56. Arkadaşı, hali dolayısı ile onu kınayarak, Yüce Allah’a da onun hile ve tuzaklarından kendisini koruduğu için şükrederek ona “der ki: Vallahi, az kalsın beni de helâk edecektin.” Beni karşı karşıya bırakmak istediğin şüpheler dolayısıyla ve kendi asılsız iddialarınla nerede ise beni de helâk edecektin.

57. “Eğer Rabbimin” İslâm üzere bana sebat vermek şeklindeki “nimeti olmasaydı ben de” seninle birlikte azap içine “konanlardan olurdum.”

58-59. “Artık biz, hiç ölmeyeceğiz, değil mi? İlk ölümümüzden başka… Hem bize azap da edilmeyecek.” Bu mü’min, bu sözleri cennet ehline hitaben, orada ebediyen kalacakları ve azaptan kurtuldukları için Allah’ın nimeti ile sevinç duyma ve bunu itiraf etme anlamında soru üslubunda dile getirecektir.

(Ellinci âyet-i kerimede geçen): “Onlardan bir kısmı diğerlerine yönelip birbirlerine soru sorarlar” buyruğunda neyi sordukları belirtilmemiştir. Onlardan bahsedilen husus ise lezzet ve sevinçleridir. Bu da onların, söz konusu edilmesi lezzet verecek türden olan her bir şeyi birbirlerine soracaklarına, dünyada iken anlaşmazlık konusu olan ve içinden çıkılamayan meseleleri dile getireceklerine delildir. Bilindiği gibi ilim ehlinin zevki, ilme dair sorular sormak ve onun hakkında araştırmalar yapmaktır. Bu ise dünya hayatındaki konuşmalarda görülegelen zevkin çok üstünde olacaktır. Cennetlikler, bu kabilden en yüksek ve üstün noktaya sahip olacaklardır. Cennette ilmi hakikatler onlar için ifade edilmesi mümkün olmayacak şekilde açıklık kazanmış olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O Müminlerden biri: "Benim dünyada ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bir arkadaşım vardı." der.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. قَآئِلٌۭ kailun bir sözcü kök: قول
  3. مِّنْهُمْ minhum onlardan
  4. إِنِّى inni şüphesiz
  5. كَانَ kane vardı kök: كون
  6. لِى li benim
  7. قَرِينٌۭ karinun bir arkadaşım kök: قرن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçlerinden bir (mümin) şöyle diyecek: "Benim yakın (bir arkadaş)ım vardı.

Mustafa İslamoğlu

İçlerinden biri diyecek ki: "Bir zamanlar benim bir arkadaşım vardı;

Muhammed Esed

İçlerinden biri şöyle diyecek: "Bakın, benim (yeryüzünde) bir arkadaşım vardı,

Ahmed Hulusi

Onlardan biri dedi ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı. "

Ali Bulaç

Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı."

Ali Özek ve heyeti

İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.

Ali Rıza Safa

Aralarından biri sözü alarak, şöyle diyecek: "Bir arkadaşım vardı!"

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden biri, "Benim, bir arkadaşım vardı" der.

Edip Yüksel

İçlerinden biri der ki, "Benim bir arkadaşım vardı."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İçlerinden biri der ki, 'Benim bir arkadaşım vardı.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden bir sözcü: "Benim bir arkadaşım vardı."

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden bir söyliyen benim der: bir karinim vardı

Erhan Aktaş

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Gültekin Onan

Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı."

Hasan Basri Çantay

İçlerinden bir sözcü der ki "Hakıykat, benim (dünyada) bir arkadaşım vardı.

İbni Kesir

İçlerinden bir sözcü der ki: Benim bir dostum vardı.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

İçlerinden biri; "Benim bir arkadaşım vardı." der.

Süleyman Ateş

Onlardan bir sözcü: "Benim, dedi, bir arkadaşım vardı."

Süleymaniye Vakfı

Onlardan biri şöyle der: "Benim bir arkadaşım vardı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biri; "Benim bir yakın arkadaşım vardı," der;

Şaban Britch

Onlardan biri: Benim bir yakın arkadaşım vardı, der.

Şaban Piriş

Onlardan biri: -Benim bir yakın arkadaşım vardı, der.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden bir sözcü şöyle der: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

One of them (a representative) will say: "I had a companion in life below".

Abdul Haleem

one will say, ‘I had a close companion on earth

Abdullah Yusuf Ali

One of them will start the talk and say: "I had an intimate companion (on the earth),

Abul A'la Maududi

One of them will say: "I had a companion in the world

Aisha Bewley

One of them will say, ‘I used to have a friend

Al-Hilali & Khan

A speaker of them will say: "Verily, I had a companion (in the world),

Ali Quli Qarai

One of them will say, ‘Indeed I had a companion

Amatul Rahman Omar

One of them will say, `Surely I had an intimate companion (in the world),

Arthur John Arberry

One of them says, 'I had a comrade

Bijan Moeinian

One of them will say:…

E. Henry Palmer

and a speaker amongst them shall say, 'Verily, I had a mate,

Edip-Layth

One of them said, "I used to have a friend."

George Sale

And one of them shall say, verily I had an intimate friend while I lived in the world,

Hamid S. Aziz

A speaker from among them shall say, "Surely I had a comrade on earth,

Mahmoud Ghali

A speaker of them says, "Surely I used to have a comrade.

Marmaduke Pickthall

A speaker of them saith: Lo! I had a comrade

Mohamed Ahmed - Samira

Said one of the speakers: "I had a friend

Muhammad Asad

One of them speaks thus: "Behold, I had [on earth] a close companion

Mustafa Khattab

One of them will say, "I once had a companion ˹in the world˺

Progressive Muslims

One of them said: "I used to have a friend. "

Rashad Khalifa

One of them will say, "I used to have a friend.

Sahih International

A speaker among them will say, "Indeed, I had a companion [on earth]

Sam Gerrans

(A speaker among them will say: “I had a companion,

Shabbir Ahmed

One of them speaks thus, "Behold, I had a close companion. "

Syed Vickar Ahamed

One of them will start the speak and say: "Verily, I had a close companion (on the earth),

Taqi Usmani

A speaker from them will say, "I had a companion (in the worldly life)

The Monotheist Group

One of them said: "I used to have a friend."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩