Sâffât suresi

Sâffât suresi, 48. ayet

Sâffât suresi, 48. ayet. وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.

Diyanet İşleri

Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 45–51 · surenin 48. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 45–46

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  2. Sâffât 47

    Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

  3. 48

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

  4. Sâffât 49

    Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

  5. Sâffât 50

    Derken birbirlerine yönelip sorarlar.

  6. Sâffât 51

    İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 48–49. ayetler için yazılmıştır.

48. Yani bu nimetler yurdunda bulunanların yanında, onların yanıbaşlarında bütün güzel ve kamil sıfatlara sahip, gözlerini yalnızca eşlerine dikmiş pek güzel huriler bulunacaktır. Bu hurilerin bakışları kocalarına çevirlmiştir. Çünkü her biri iffetlidir, gözü kocasından başkasını görmez, ondan başkasına dönüp bakmaz. Zira kocaları da çok mükemmel ve olağanüstü güzelliktedir. O nedenle onlar, cennette kocalarından başka bir şey istemezler. Onlara çok düşkündürler.

Burada “bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş” ifadesinin bakışları kendinde toplayan anlamına gelmesi de muhtemeldir. Yani bu huriler, mükemmel ve son derece güzel oldukları için kocalarının bakışlarını üzerlerinde toplayacaklardır, o nedele kocaları bakışlarını onlardan ayıramayacaktır. Ayrıca kocaların, bakışlarını onlardan ayıramaması, kendilerini ve sevgilerini onlara hasretmiş olmalarını da ifade eder. Her iki mana da muhtemeldir ve her iki mana da doğrudur.

Bütün bunlar, cennette erkeklerin de kadınların da çok güzel olacaklarına, birbirlerini herhangi biri başka birine göz dikmeyecek şekilde çok seveceklerine delildir. Aynı şekilde hepsinin son derece iffetli olduklarına, cennette herhangi bir şekilde kıskançlık, nefret ve kin duyma olmayacağına da delildir. Çünkü bunların sebepleri de orada mevcut olmayacaktır.

49. “Sanki onlar” huriler “(el değmemiş ve gün yüzü görmemiş) saklı yumurta gibidirler.” Bu ifade, güzelliklerini, temizliklerini, renklerinin en güzel ve en göz alıcı renk olduğunu, herhangi bir bulanıklık ve rahatsız edici bir husus içermediğini anlatmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennette onların yanlarında iffetli eşler vardır. Gözlerini eşlerinden başkasına çevirmeyen güzel gözlü eşler vardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَعِندَهُمْ ve indehum ve yanlarında (vardır) kök: عند
  2. قَـٰصِرَٰتُ kasiratu kendilerini hapsetmiş kök: قصر
  3. ٱلطَّرْفِ t-tarfi bakışlarıyla kök: طرف
  4. عِينٌۭ iynun iri gözlü (eşler) kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş) · Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

  • Aynı kök: طرف (11 geçiş)

    Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

  • Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

ve yanlarında gözü dışarıda olmayan tatlı bakışlı eşler;

Muhammed Esed

Ve yanlarında yumuşak bakışlı, güzel gözlü eşler olacak,

Ahmed Hulusi

Yanlarında gözlerini yalnızca onlara dikmiş, göz aydınlığı olanlar vardır.

Ali Bulaç

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Ali Özek ve heyeti

Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

Ali Rıza Safa

Yanlarında da yumuşak bakışlı güzel gözlü eşler vardır. dipnot 376

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 376
    "Yumuşak bakışlı güzel gözlü eşler" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bakışlarını saklayan güzel gözlü dilberler." veya "Gözlerini eşlerinden ayırmayan iri gözlü kadınlar." veya "Kocalarından başkasına bakmayan, yumuşak bakışlı güzel gözlü eşler." veya "Günyüzü görmemiş, yumurtanın pembe beyazı renginde eşler." veya "Göz kırpan kızlar" biçiminde birbirinden çok değişik anlamlar verilerek çevrilmiştir. Erkeklere yönelik eşeylilik çağrıştıran bu anlamdaki çeviriler, 38:52 ve 55:56 ayetlerinde de yapılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarında, gözlerini kendilerinden ayırmayan güzel gözlü eşleri olacaktır.

Edip Yüksel

Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarında iri gözlü nazarlarını hasretmiş nazeninler

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yanlarında bakışlarını koruyanlar dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Başkaları ile ilgilenmeyen, bakmayan.

Gültekin Onan

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Hasan Basri Çantay

Yanlarında da nazarlarını yalınız zevclerine atfetmiş iri (şahin) gözlü kadınlar vardır,

İbni Kesir

Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Süleyman Ateş

Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlarında gözlerini onlardan ayırmayan iri gözlü kadın hizmetçiler olur.

Şaban Britch

Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.

Şaban Piriş

Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Companioned with beautiful women of modest gaze and gleaming eyes radiating splendour,

Abdul Haleem

With them will be spouses- modest of gaze and beautiful of eye-

Abdullah Yusuf Ali

And besides them will be chaste women, restraining their glances, with big eyes (of wonder and beauty).

Abul A'la Maududi

Theirs shall be wide-eyed maidens dipnot 1 with bashful, restrained glances, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Probably, these will be the girls who died before attaining the age of discretion in the world, and whose parents did not deserve to enter Paradise. This can be said on the basis of analogy that just as the boys similarly placed will be appointed for the service of the dwellers of Paradise, and they will ever remain boys, so will the girls be made the houris and they will ever remain young and beautiful. The correct knowledge, however, is with Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Restraining their looks": Restraining their looks from everyone except their husbands.

Aisha Bewley

There will be dark-eyed maidens with them, with eyes reserved for them alone,

Al-Hilali & Khan

And beside them will be Qâsirât-at-Tarf [chaste females (wives), restraining their glances (desiring none except their husbands)], with wide and beautiful eyes.[1]

Ali Quli Qarai

and with them will be maidens of restrained glances with big [beautiful] eyes,

Amatul Rahman Omar

And they will have (chaste wives) by their sides, damsels, with restrained and modest looks (and) with large beautiful eyes.

Arthur John Arberry

and with them wide-eyed maidens restraining their glances

Bijan Moeinian

They will be married to the chaste women with shy beautiful eyes.

E. Henry Palmer

and with them damsels, restraining their looks, large eyed;

Edip-Layth

With them are attendants with wide eyes and a splendid look.

George Sale

And near them shall lie the virgins of paradise, refraining their looks from beholding any besides their spouses, having large black eyes,

Hamid S. Aziz

And with them shall be those of modest gaze with large beautiful eyes;

Mahmoud Ghali

And in their presence are wide-eyed (maidens), restraining their glances.

Marmaduke Pickthall

And with them are those of modest gaze, with lovely eyes,

Mohamed Ahmed - Samira

And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,

Muhammad Asad

And with them will be mates of modest gaze, most beautiful of eye,

Mustafa Khattab

And with them will be maidens of modest gaze and gorgeous eyes,

Progressive Muslims

And with them are attendants with wide eyes and a splendid look.

Rashad Khalifa

With them will be wonderful companions.

Sahih International

And with them will be women limiting [their] glances, with large, [beautiful] eyes,

Sam Gerrans

And with them maidens of modest-eyed gaze,

Shabbir Ahmed

And in their company will be mates of modest gaze, endowed with vision.

Syed Vickar Ahamed

And beside them will be noble (and pure) women, holding back their looks, with big eyes (filled wonder and beauty).

Taqi Usmani

and by their side there will be females restricting their gazes (to their husbands), having pretty big eyes,

The Monotheist Group

And with them are those with a modest gaze, with lovely eyes.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩