Diyanet İşleri
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ
felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
(103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"
"Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
103. “İkisi de” yani İbrahim ve oğlu İsmail “teslim olup” İbrahim, oğlunu, ciğerparesini öldürmekte Rabbinin emrine uyarak ve cezasından korkarak kararlılık gösterince; oğlu da sabretmeye kendisini hazırlayıp Rabbine itaat ve babasını razı etmek uğrunda kendi canını önemsemeyince ve “İbrahim onu” oğlu İsmail’i boğazlamak için “şakağı üzere yatırınca” bu sırada onu boğazlayacağı vakit yüzünü görmemek için İsmail’in yüzü yere doğru bakıyordu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Her ikisi de Allah'a teslim olup itaat edince; İbrahim, Allah'ın kendisine kurban etme emrini yerine getirmek için oğlunu alnı üzerine yatırdı.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
İbrahim'e selam olsun.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: İslâm
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte…
Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Ortak kavram: İslâm
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Her ikisi de teslim olup, onu (oğlunu) alnı üzerine yatırmıştı.
Sonunda o ikisi Allah'a teslimiyetlerinin bir gereği olarak (vardıkları sonuca) uydular ve (babası) onu yüzüstü yatırınca,
Fakat ikisi Allah'ın emri (olarak gördükleri)ne kendilerini teslim edince ve (İbrahim) onu yüzüstü yatırınca,
İkisi de (hükme) teslim olup Onu (İsmail'i) yüzüstü yatırdığında. . .
Sonunda ikisi de (Allah'ın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı.
Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:
Böylece, ikisi de teslim oldu. Ve Onu, yüzüstü yatırdı.
Her ikisi de Allah'ın emrine teslim olunca, babası onu yan üstü yatırdı.
Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı.
Böylece ikisi de teslim oldu ve onu alnı üzerine yıktı.
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde (Allah'a) teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağına yıktı (şakağı üzerine yatırdı).
Vakta ki bu suretle ikisi de teslim oldular ve onu tuttu şakağına yıktı
Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,
Sonra, ikisi de teslim olup, yanı üzere getirdi,
Sonra, ikisi de teslim olup, onu alnı üzere yatırınca,
Sonunda ikisi de (Tanrı'nın emrine ve takdirine) teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı.
Vaktaki bu suretle ikisi de (Allahın emrine) ram oldular, (İbrahim) onu alnı üzere yıkdı.
İkisi de teslim olunca, babası; oğlunu alnı üzere yatırdı.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Böylece her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) alnı üstü yere yatırdı.
İkisi de böylece (Allah'ın emrine) teslim olup (İbrahim, kurban etmek için) çocuğu alnı üzerine yıkınca,
İkisi de tam teslim olduklarında (İbrahim) onun şakağını tümseğe koydu;
Ne zaman ki ikisi de Allah'a teslim oldu; İbrahim onu, alnı yere gelecek şekilde yatırdı.
Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...
Her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırdığı zaman...
Böylece ikisi de teslim olup İbrahim onu şakağı üzerine yatırınca,
And when they both had given themselves up to the course of action imposed by Allah and Ibrahim positioned his son's forehead downwards.
When they had both submitted to God, and he had laid his son down on the side of his face,
So when they had both submitted their wills (to Allah), and he had laid him prostrate on his forehead (for sacrifice),
When both surrendered (to Allah's command) and Abraham flung the son down on his forehead, dipnot 1
Then when they had both submitted and he had lain him face down on the ground,
Then, when they had both submitted themselves (to the Will of Allâh), and he had laid him prostrate on his forehead (or on the side of his forehead for slaughtering);
So when they had both submitted [to Allah’s will], and he had laid him down on his forehead,
Now, (it so happened) when both of them submitted themselves (to the will of God) and he (- Abraham) had laid him (- Ismâîl) down on his forehead,
When they had surrendered, and he flung him upon his brow,
When they both submitted [to what they were thinking is the Lord’s order]…. .
And when they were resigned, and Abraham had thrown him down upon his forehead,
So when they both had peacefully surrendered, and he put his forehead down.
And when they had submitted themselves to the divine will, and Abraham had laid his son prostrate on his face,
So when they had both Surrendered (unto Allah in Islam) and he threw him down upon his face,
So, as soon as they had both surrendered, and he dashed him upon his brow.
Then, when they had both surrendered (to Allah), and he had flung him down upon his face,
When they submitted to the will of God, and (Abraham) laid (his son) down prostrate on his temple,
But as soon as the two had surrendered themselves to [what they thought to be] the will of God, and [Abraham] had laid him down on his face,
Then when they submitted ˹to Allah’s Will˺, and Abraham laid him on the side of his forehead ˹for sacrifice˺,
So when they both had surrendered, and he put his forehead down.
They both submitted, and he put his forehead down (to sacrifice him).
And when they had both submitted and he put him down upon his forehead,
And when they had submitted, and he had thrown him down upon his brow,
As both of them had surrendered themselves (to Allah), he made Ishmael prostrate on his forehead in gratitude. (Contrary to popular tradition Abraham never envisioned or intended to slaughter his son).
Then, when they both had submitted their wills (to Allah’s Wish), and he (Ibrahim) had laid him (his son, Ismail) prostrate on his forehead (for sacrifice),
So, (it was a great episode) when both of them submitted themselves (to Allah’s will), and he laid him on his forehead (to slaughter him),
So when they both had submitted, and he was laid by his forehead.