Süleymaniye Vakfı
Bir kısım ayetlerini göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığı el-mescidü'l-aksaya dipnot 1 /en uzak mescide çıkaran dipnot 2 Allah, bütün eksikliklerden uzaktır dipnot 3 . O, daima dinleyen ve görendir.
Süleymaniye Vakfı — dipnotlar
- metne dön, dipnot 1 İsra 17/60, Necm 53/13-18. el-mescidü'l-aksa /en uzak mescid, yedinci kat semada olan ve sürekli ibadete açık olan el-Beyt'ül-Ma'mur'dur (Tur 52/4-5). Gelenekte Mescid-i Aksa'nın Kudüs'te olduğu kabul edilir. Halbuki Ömer (r.a) Kudüs'ü fethettiğinde orada böyle bir mescit yoktu. Bu sebeple Süleyman Mabedi'nin molozlar altında kalan yerini temizleyip orada namaz kıldırmıştı (Nebi Bozkurt, Mescid-i Aksa, DİA). Allah Teala, bazı ayetlerini göstermek için bir gece, Mescid-i Haram'dan el-Mescid'ül-Aksa'ya çıkardığı Muhammed aleyhisselama o ayetleri, yedinci kat göğün son noktasında, Sidret'ül-Münteha'nın yanında gösterdi. Oranın yakınında da Cennet vardır (Necm 53/18). Ona, el-Mescidü'l-Aksa / en uzak mescit denmesinin sebebi bu olmalıdır. Orası ancak meleklerin ibadet yeri olabilir. Çünkü onlar da ibadetle yükümlüdürler (A'raf 7/206, Nahl 16/49-50, Zariyat 51/56).
- metne dön, dipnot 2 İsra (إسراء) kelimesi, "seriy (سرِي)" kökünden türemiş sayılarak ona "gece yürüyüşü" anlamı verilmiştir. İsra kökünden fiillerin geçtiği ayetlerde "gece (ليل)" kelimesi de olduğu için bu kelimeye "gece yürüyüşü" anlamı vermek yanlıştır. (Taha 20/77, Şuara 26/52). ayetlerde "gece (ليل)" ifadesi açıkça geçmese de ilgili ayetlerden dolayı onlarda da onun varlığı takdir edilir. Kelime, "her şeyin en yükseği" anlamına gelen "serah (سَرَاة)"dan türemiştir (Müfredat, (سرى) mad). Kur'an'da isra kökünden gelen fiillerin tamamı, "en yükseğe çıkarma" anlamındadır. Necm suresindeki ayetler (Necm 53/13-18) "isra"nın, yukarıya çıkarma anlamında olduğunun en açık delilleridir. Kelimenin geçtiği diğer beş ayetten ikisi, Lut aleyhisselama verilen şu emri içerir: "Gecenin bir bölümünde aileni isra et/ en yukarıya çıkar!" (Hud 11/81, Hicr 15/65). Tevrat'ta da yer alan "yukarıya çıkar!" emri, gelecek azaptan kurtulmaları için Lut aleyhisselamın, ailesini dağa çıkarması emridir (). Diğer üç ayette ise Musa aleyhisselama, "kullarımı en yukarıya (dağa) çıkar!" (Taha 20/77, Şuara 26/52, Duhan 44/23) emri içerir. O dağ, İsrailoğullarını götürdüğü Kızıldeniz'in kenarı ile Kahire arasında olan ve yüksekliği yer yer 2.000 metreyi geçen sıra dağlar olmalıdır (Suna Doğaner, Mısır, DİA). Çünkü o dağlar aşılmadan Kızıldeniz'e ulaşılamaz.
Tekvin 19/17 — Eski Ahit, Yaratılış; alıntıyı aç
Eski Ahit · Yaratılış 19:17
Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Luta, “Kaç, canını kurtar, arkana bakma” dedi, “Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.”
Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
- metne dön, dipnot 3 Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left ( لفت ) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.