44. sure

Duhân Suresi الدخان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap 1–16 karşılaştır — Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap
  2. Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu 17–33 karşılaştır — Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu
  3. Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü 34–42 karşılaştır — Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü
  4. Zakkum ağacı ve cehennem 43–50 karşılaştır — Zakkum ağacı ve cehennem
  5. Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması 51–59 karşılaştır — Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap 1–16

  1. Duhân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ha-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.<br /> Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 1. ayet

  2. Duhân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 2. ayet. وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    velkitâbi-lmübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Apaçık dipnot 1 Kitab'a yemin olsun ki!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Apaçık" anlamı verdiğimiz "mübin (مبين)" kelimesi, müteaddi /geçişli veya lazım/ geçişsiz olur. Geçişsiz olduğu zaman "apaçık", geçişli olduğunda ise "her şeyi açıkça ortaya koyan" anlamına gelir (Zuhruf 43/2).

    Ayet detayı — Duhân suresi, 2. ayet

  3. Duhân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 3. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

    innâ enzelnâhü fî leyletim mübâraketin innâ künnâ münẕirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz biz onu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirdik dipnot 1 . Biz uyarılarda bulunuruz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an ayetlerinin inmeye başladığı ilk gece ramazan ayında bulunan Kadir Gecesidir (Bakara 2/185, Kadr 97/1). Bir sonraki ayette (Duhan 44/4) o gece meleklere görev taksimatı yapıldığı ve her birinin, aldığı emirle görev yerlerine gittiklerı ifade edilmektedir. Onların yanlarında bir ruh olur. Ruh, Allah'ın emirlerini içeren talimattır. Kur'an'ın indirilişi de bu emirlerden /ruhlardan biridir (Şura 42/52). O gece Cebrail aleyhisselamın yanındaki ruh, ilk inen ayetlerdi.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 3. ayet

  4. Duhân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 4. ayet. فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

    fîhâ yüfraḳu küllü emrin ḥakîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 4. ayet

  5. Duhân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 5. ayet. أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

    emram min `indinâ. innâ künnâ mürsilîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 5. ayet

  6. Duhân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 6. ayet. رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    raḥmetem mir rabbik. innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 6. ayet

  7. Duhân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 7. ayet. رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 7. ayet

  8. Duhân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 8. ayet. لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    lâ ilâhe illâ hüve yuḥyî veyümît. rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 8. ayet

  9. Duhân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 9. ayet. بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ

    bel hüm fî şekkiy yel`abûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 9. ayet

  10. Duhân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 10. ayet. فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

    ferteḳib yevme te'ti-ssemâü bidüḫânim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Göğün apaçık bir duman getireceği dipnot 1 (üzerlerine çaresizlik çökeceği) günü gözle.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Daha sonraki ayetlerde Mekkeli müşriklerin; kendilerine gönderilen nebilere karşı çıkan Firavun'un kavmi, Tübba halkı ve daha öncekiler gibi olacağı ifade edildiği için bu ayetteki duman, gerçek değil, Mekkeli müşrikleri etki altına alacak, onları sersemletecek ve çok üzecek olan durumdur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 10. ayet

  11. Duhân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 11. ayet. يَغْشَى ٱلنَّاسَ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ

    yagşe-nnâs. hâẕâ `aẕâbün elîm.

    Süleymaniye Vakfı

    (Duman/çaresizlik) bu insanları /Mekkelileri saracak. İşte o, acı bir azaptır!

    Ayet detayı — Duhân suresi, 11. ayet

  12. Duhân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 12. ayet. رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

    rabbene-kşif `anne-l`aẕâbe innâ mü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Şöyle diyecekler:) "Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır; biz kesinlikle inanan kimseleriz!"

    Ayet detayı — Duhân suresi, 12. ayet

  13. Duhân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 13. ayet. أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

    ennâ lehümü-ẕẕikrâ veḳad câehüm rasûlüm mübîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 13. ayet

  14. Duhân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 14. ayet. ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

    ŝümme tevellev `anhü veḳâlû mü`allemüm mecnûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra ondan yüz çevirmiş ve şöyle demişlerdi: "(Bu bilgiler) ona öğretilmiş dipnot 1 . O, cinlerin etkisine girmiş dipnot 2 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Her nebi, sihirbazlıkla veya cinlerin etkisine girmekle suçlanmıştır (Şuara 26/27, Zariyat 51/39, 52, Kamer 54/9). Muhammed aleyhisselama da yöneltilen bu tarz suçlamalar ayetlerle reddedilmiştir (A'raf 7/184, Mü'minun 23/70, Sebe 34/46, Kalem 68/2, Tekvir 81/22).

    Ayet detayı — Duhân suresi, 14. ayet

  15. Duhân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 15. ayet. إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

    innâ kâşifü-l`aẕâbi ḳalîlen inneküm `âidûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O azabı kısa süreliğine kaldıracağız ama siz kesinlikle eski halinize dönersiniz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu azap, müşriklerin Mekke hakimiyetini kaybetme azabıdır. Müslümanları göçe zorlamaları üzerine inen ayette, onların Mekke'de fazla kalamayacakları bildirilmişti (İsra 17/76-77). Hudeybiye'de zaferin tüm şartları oluştuğu halde Allah Teala Müslümanların Mekke'ye girmelerine müsaade etmedi, onlarla sulh antlaşması yaptırdı. Bu antlaşma, Müslümanların bilmedikleri din kardeşlerine karşı yanlış davranmalarını önlediği gibi (Fetih 48/24-25) o azabın bir süreliğine Mekkeli müşriklerin üzerlerinden kaldırılmasını da sağladı. Ama müşrikler, ayette belirtildiği gibi bu antlaşmayı daha sonra bozdular (Tevbe 9/1-4) ve cezayı hak ettiler.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 15. ayet

  16. Duhân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 16. ayet. يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

    yevme nebṭişü-lbaṭşete-lkübrâ. innâ münteḳimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlara en büyük darbeyi indireceğimiz gün(ü gözle), biz hak ettikleri cezayı elbette vereceğiz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşriklerin hak ettikleri ceza, Mekke'yi Müslümanlara bırakmak zorunda kalacak olmalarıdır (İsra 17/76-77). Müslümanları göçe zorlayan Mekkeli müşrikler; Bedir (Enfal 8/67-70), Uhud (Al-i İmran 3/172-174) ve Hendek (Ahzab 33/25) savaşlarında ağır darbeler aldılar. Sonra Müslümanlarla Mekke'nin yanı başında, Hudeybiye'de bir antlaşma yapmak zorunda kaldılar (Tevbe 9/7). Müşriklerin antlaşmayı bozmaları üzerine, Müslümanlar Mekke çevresine kadar gelince, onlar paniğe kapılıp çaresiz kaldılar. İslam ordusuna karşı koyamayacaklarını anladılar ve Ebu Süfyan başkanlığında bir heyeti Muhammed aleyhisselamın karargahına gönderdiler. Ebu Süfyan, Kabe'nin avlusunda Mekkelilere kendisinin İslamiyet'i kabul ettiğini ve teslim olmaktan başka çarelerinin kalmadığını söyledi (DİA, Mekke md.). Ama onun Müslüman olduğunu söylemesi, Mekke'nin Müslümanların eline geçmesine engel olmadı. Mekke'yi de kaybedince müşrikler en ağır darbeyi yediler ve bütün hakimiyetleri yok oldu.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 16. ayet

Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu 17–33

  1. Duhân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 17. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

    veleḳad fetennâ ḳablehüm ḳavme fir`avne vecâehüm rasûlün kerîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlardan önce Firavun'un dipnot 1 halkını imtihana dipnot 2 sokmuştuk dipnot 3 ; onlara da değerli bir elçi dipnot 4 gelmişti,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa (a.s.) ile ilgili ayetlerde geçen "firavun" kelimesinin tek bir kişinin özel ismi olduğu sanılır. Oysa firavun sözcüğü, özel isim değil, Mısır krallarına verilen unvanın adıdır (TDV İslam Ansiklopedisi, firavun). Tevrat'a göre, Musa (a.s.) doğduğunda yönetimde olan firavun, Musa'nın ilk çocuğunun doğumundan sonra, nebi olmasından önce, ölmüştür (Çıkış 2:22). Tevrat'a göre Musa 80 yaşında nebi olmuştur (Çıkış 7:7). Tarihi bilgilere göre en uzun iktidar süren firavun dahi 67 yıl tahtta kalmıştır yani Musa doğduğunda firavun olan kralın, Musa nebi olduğunda iktidarda olması mümkün değildir. Ayrıca Musa (a.s.) bebekken İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmesi emri zaten yürürlükteydi (Kasas 28/4-7). A'raf 7/127 ayetinde konuşan firavun ise Musa'nın ona elçi gitmesinden sonra "oğullarını öldürüp kızlarını sağ bırakacağız" diyerek, gelecek zaman kipinde planını anlatmıştır. Bu, eski planın yeni iktidarda tekrar hayata geçirilmesinin kararıdır. Özetle, Kur'an, Tevrat'ta bulunan, Musa'nın hayatı süresince iki farklı firavunun hüküm sürdüğü bilgisini tasdik etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Firavun'un halkına elçi olarak hem Musa (a.s.) hem Harun (a.s.) gitmesine rağmen ayette "değerli bir elçi" denerek tekil kişi kullanılmıştır. Bu bilgi Kur'an'ın Tevrat'ı tasdiki açısından önemlidir; çünkü Tevrat'ın Mısır'dan Çıkış 4:14-16 pasajlarında Allah, Musa aleyhisselamı görevlendirirken, onun Harun'a ne söylemesi gerektiğini bildireceğini, Harun'un onun sözcüsü gibi olacağını işaret etmektedir. Yani ikisi tek elçi gibi hareket etmektedir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 17. ayet

  2. Duhân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 18. ayet. أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    en eddû ileyye `ibâde-llâh. innî leküm rasûlün emîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 18. ayet

  3. Duhân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 19. ayet. وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    veel lâ ta`lû `ale-llâh. innî âtîküm bisülṭânim mübîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 19. ayet

  4. Duhân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 20. ayet. وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

    veinnî `uẕtü birabbî verabbiküm en tercümûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 20. ayet

  5. Duhân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 21. ayet. وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

    veil lem tü'minû lî fa`tezilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer bana inanmadıysanız benden uzak durun."

    Ayet detayı — Duhân suresi, 21. ayet

  6. Duhân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 22. ayet. فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

    fede`â rabbehû enne hâülâi ḳavmüm mücrimûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 22. ayet

  7. Duhân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 23. ayet. فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    feesri bi`ibâdî leylen inneküm müttebe`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Allah da şöyle dedi:) "Geceleyin kullarımı en tepeye (dağa) çıkar dipnot 1 ; çünkü siz takip edileceksiniz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsra (إسراء) kelimesi, "seriy (سرِي)" kökünden türemiş sayılarak ona "gece yürüyüşü" anlamı verilmiştir. İsra kökünden fiillerin geçtiği ayetlerde "gece (ليل)" kelimesi de olduğu için bu kelimeye "gece yürüyüşü" anlamı vermek yanlıştır. (Taha 20/77, Şuara 26/52. ayetlerde "gece (ليل)" ifadesi açıkça geçmese de ilgili ayetlerden dolayı onlarda da onun varlığı takdir edilir. Kelime, "her şeyin en yükseği" anlamına gelen "serah (سَرَاة)"dan türemiştir (Müfredat, (سرى) mad) Çünkü ayetlerdeki isra kökünden fiillerin tamamı, "en yükseğe çıkarma" anlamındadır. Musa aleyhisselamın, İsrailoğullarını çıkardığı dağ, Kızıldeniz'in kenarı ile Kahire arasında olan ve yüksekliği yer yer 2000 metreyi geçen sıra dağlar olmalıdır (SUNA DOĞANER, Mısır, DİA). Çünkü o dağlar aşılmadan Kızıldeniz'e ulaşılamaz ..(Taha 20/77, Şuara 26/52).

    Ayet detayı — Duhân suresi, 23. ayet

  8. Duhân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 24. ayet. وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

    vetruki-lbaḥra rahvâ. innehüm cündüm mugraḳûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 24. ayet

  9. Duhân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 25. ayet. كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    kem terakû min cennâtiv ve`uyûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Arkalarında nice bahçeler ve pınarlar bıraktılar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 25. ayet

  10. Duhân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 26. ayet. وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    vezürû`iv vemeḳâmin kerîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ekinler, değerli konaklar

    Ayet detayı — Duhân suresi, 26. ayet

  11. Duhân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 27. ayet. وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ

    vena`metin kânû fîhâ fâkihîn.

    Süleymaniye Vakfı

    ve içlerinde tadına vardıkları nice nimetler…

    Ayet detayı — Duhân suresi, 27. ayet

  12. Duhân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 28. ayet. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

    keẕâlik. veevraŝnâhâ ḳavmen âḫarîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 28. ayet

  13. Duhân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 29. ayet. فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

    femâ beket `aleyhimü-ssemâü vel'arḍu vemâ kânû münżarîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Firavun'a ve ordusuna ne gök ağladı ne de yer. Onlara süre de tanınmadı.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 29. ayet

  14. Duhân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 30. ayet. وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

    veleḳad necceynâ benî isrâîle mine-l`aẕâbi-lmühîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 30. ayet

  15. Duhân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 31. ayet. مِن فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    min fir`avn. innehû kâne `âliyem mine-lmüsrifîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 31. ayet

  16. Duhân suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳadi-ḫternâhüm `alâ `ilmin `ale-l`âlemîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 32. ayet

  17. Duhân suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 33. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ

    veâteynâhüm mine-l'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara açık bir imtihan vesilesi olan ayetler vermiştik dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İmtihan vesilesi olan ayetler, hem Allah'ın Musa aleyhisselam aracılığıyla onlara ilettiği emir ve yasaklar hem de gösterilen mucizelerdir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 33. ayet

Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü 34–42

  1. Duhân suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 34. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

    inne hâülâi leyeḳûlûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar da şöyle deyip duruyorlar:

    Ayet detayı — Duhân suresi, 34. ayet

  2. Duhân suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 35. ayet. إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

    in hiye illâ mevtetüne-l'ûlâ vemâ naḥnü bimünşerîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 35. ayet

  3. Duhân suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 36. ayet. فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 36. ayet

  4. Duhân suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 37. ayet. أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ أَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

    ehüm ḫayrun em ḳavmü tübbe`iv velleẕîne min ḳablihim. ehleknâhüm. innehüm kânû mücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şimdi bunlar mı daha iyidir yoksa Tübba' halkı dipnot 1 ve onlardan öncekiler mi? Hepsini helak ettik, çünkü onlar suçlu kimselerdi dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tübba', eski Yemen krallarının unvanıdır (DİA, Tübba). Bu ayette ve Kaf 50/14'te Tübba' halkının, Allah'ın elçilerine karşı geldiği için helak edildiği bildirilmiş ve böylece Mekke müşrikleri uyarılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Duhân suresi, 37. ayet

  5. Duhân suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 38. ayet. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

    vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ lâ`ibîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 38. ayet

  6. Duhân suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 39. ayet. مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    mâ ḫalaḳnâhümâ illâ bilḥaḳḳi velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları sadece o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) yarattık; ama insanların çoğu bunu bilmez dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3, Tegabun 64/3).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Duhân suresi, 39. ayet

  7. Duhân suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 40. ayet. إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

    inne yevme-lfaṣli mîḳâtühüm ecme`în.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 40. ayet

  8. Duhân suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 41. ayet. يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    yevme lâ yugnî mevlen `am mevlen şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 41. ayet

  9. Duhân suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 42. ayet. إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    illâ mer raḥime-llâh. innehû hüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 42. ayet

Zakkum ağacı ve cehennem 43–50

  1. Duhân suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 43. ayet. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

    inne şecerate-zzeḳḳûm.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz zakkum ağacı,

    Ayet detayı — Duhân suresi, 43. ayet

  2. Duhân suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 44. ayet. طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

    ṭa`âmü-l'eŝîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 44. ayet

  3. Duhân suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 45. ayet. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

    kelmühl. yaglî fi-lbüṭûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 45. ayet

  4. Duhân suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 46. ayet. كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

    kegalyi-lḥamîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Sıcak suyun kaynaması gibi…

    Ayet detayı — Duhân suresi, 46. ayet

  5. Duhân suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 47. ayet. خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    ḫuẕûhü fa`tilûhü ilâ sevâi-lceḥîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 47. ayet

  6. Duhân suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 48. ayet. ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

    ŝümme ṣubbû fevḳa ra'sihî min `aẕâbi-lḥamîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 48. ayet

  7. Duhân suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 49. ayet. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

    ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 49. ayet

  8. Duhân suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 50. ayet. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

    inne hâẕâ mâ küntüm bihî temterûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 50. ayet

Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması 51–59

  1. Duhân suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 51. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ

    inne-lmütteḳîne fî meḳâmin emîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Müttakiler /yanlış yapmaktan sakınanlar, şüphesiz güvenli yerlerde,

    Ayet detayı — Duhân suresi, 51. ayet

  2. Duhân suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 52. ayet. فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    fî cennâtiv ve`uyûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 52. ayet

  3. Duhân suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 53. ayet. يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    yelbesûne min sündüsiv veistebraḳim müteḳâbilîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 53. ayet

  4. Duhân suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 54. ayet. كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

    keẕâlik. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte böyle… Ceylan gözlü hurileri de yanlarına (hizmetçi olarak) veririz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cennete giden müminlere kadın ve erkek hizmetçiler verilecektir. Kadın hizmetçilere huri, erkek hizmetçilere "vildan" denir. Vücutları, kabuğunda saklı inciler gibi örtülü olan, gözlerini, hizmet ettikleri kişilerin üzerinden ayırmayan huriler (Saffat 37/48-49, Rahman 55/56, 72; Vakıa 56/22-23) yüksek seviyede hizmet veren, birbirleriyle aynı yaşta dişi varlıklar olacaktır (Nebe 78/33). Hurilerle ilgili olarak bu ayette ve Tur 52/20'de geçen "(وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ) Onlara, iri siyah gözlü hurileri zevc yapmış oluruz." ifadesinden dolayı hurilerin, cennete giden erkeklere odalık olarak verileceği iddia edilir ama bu iddia yanlıştır. Arapçada aynı görüş etrafında birleşenlerden her birine zevc (Vakıa 56/7) dendiği gibi aynı cinsten canlıların erkeğine, dişisine, bir çift ayakkabıdan her birine, nitelikleri birbirine yakın veya zıt olan iki şeyden her birine zevc denir. Fasih Arapçada "zevce" kelimesi yoktur. Zevc ile aynı kökten olan (زوج) "zevvece" fiili, tek mef'ul /nesne alırsa "bir şeyi çift yapma" (Şura 42/49-50), iki nesne alır da ikinci nesne, fiile doğrudan bağlanırsa "evlendirme" anlamına gelir (Ahzab 33/37). Ama ikinci nesne fiile, harf-i cer ile bağlanırsa onun çok yakına alınması anlamını ifade eder. Bu sebeple ayetlerde geçen "Onlara, iri siyah gözlü hurileri zevc yapmış oluruz." ifadesinin tek anlamı, hurilerin yakın hizmetçiler yapılacağıdır (Müfredat). Zaten huri kelimesi, bir şeyden uzaklaşıp tekrar o şeye dönme anlamındaki "havr (حَوْر)" kökünden türemiştir (Lisan'ul-Arab). Bu da onların, hizmet ettikleri kişilere yakın konumda olacaklarını (Sad 38/52), kendilerinden istenen şeyleri, çevrelerinde dolaşan erkek hizmetçilerden (vildandan) alıp getireceklerini gösterir. Erkek hizmetçiler de kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehler, çeşit çeşit meyveler, etler, kuş etleri ve zencefil katkılı sularla çevrelerinde, saçılmış inciler gibi dolaşacaklardır (Vakıa 56/17-21; İnsan 76/15-19).

    Ayet detayı — Duhân suresi, 54. ayet

  5. Duhân suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 55. ayet. يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

    yed`ûne fîhâ bikülli fâkihetin âminîn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 55. ayet

  6. Duhân suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 56. ayet. لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    lâ yeẕûḳûne fîhe-lmevte ille-lmevtete-l'ûlâ. veveḳâhüm `aẕâbe-lceḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Orada ilk ölüm çeşidi (olan uyku dipnot 1 ) dışında bir ölüm tatmayacaklar, Allah onları yakıcı ateşin azabından da korumuş olacaktır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan, biri beden diğeri ruh olmak üzere iki ayrı nefisten oluşur. Ruh, bilgisayarın işletim sistemi gibidir. Onun bedene yerleştirilmesi, vücut yapısının tamamlanmasından sonradır. Böylece insan; dinleyen, basiret ve gönül sahibi olan bir canlı türü haline gelir (Mü'minun 23/12-14, Secde 32/7-9). Allah'ın öldürmesi, ruhu bedenden almasıdır. Allah, ruhu bedenden iki şekilde alır; birincisi uykuda, ikincisi de ölüm sırasında olur. Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu tutar. Uyuyanın ruhu, uyandığında, ölenin ruhu ise ahirette yeniden dirildiğinde bedene geri döner (Zümer 39/42, Tekvir 81/7). Burada "ilk ölüm çeşidi" ile ifade edilen, uykudur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 56. ayet

  7. Duhân suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 57. ayet. فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    faḍlem mir rabbik. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 57. ayet

  8. Duhân suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 58. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    feinnemâ yessernâhü bilisânike le`allehüm yeteẕekkerûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 58. ayet

  9. Duhân suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 59. ayet. فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

    ferteḳib innehüm mürteḳibûn.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 59. ayet