Süleymaniye Vakfı
Gerçekleşeceği kesin olan! dipnot 1
69. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hâkka suresi, 1. ayet. ٱلْحَآقَّةُ
elḥâḳḳah.
Gerçekleşeceği kesin olan! dipnot 1
Hâkka suresi, 2. ayet. مَا ٱلْحَآقَّةُ
me-lḥâḳḳah.
Gerçekleşeceği kesin olan nedir?
Hâkka suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ
vemâ edrâke me-lḥâḳḳah.
Gerçekleşeceği kesin olanın ne olduğunu sana kim bildirebilir! dipnot 1
Hâkka suresi, 4. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ
keẕẕebet ŝemûdü ve`âdüm bilḳâri`ah.
(Salih'in kavmi) Semud ve (Hud'un kavmi) Ad, (ansızın) kapıyı çalacak olan (o gün) dipnot 1 konusunda yalana sarılmışlardı.
Hâkka suresi, 5. ayet. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ
feemmâ ŝemûdü feühlikû biṭṭâgiyeh.
Sonra Semud (insanın dayanma) sınırını aşan bir şeyle (sesle) dipnot 1 helak edildi.
Hâkka suresi, 6. ayet. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
veemmâ `âdün feühlikû birîḥin ṣarṣarin `âtiyeh.
Ad ise kasıp kavuran soğuk ve şiddetli bir rüzgar ile helak edildi dipnot 1 .
Hâkka suresi, 7. ayet. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
seḫḫarahâ `aleyhim seb`a leyâliv veŝemâniyete eyyâmin ḥusûmen fetere-lḳavme fîhâ ṣar`â keennehüm a`câzü naḫlin ḫâviyeh.
Allah o rüzgarı, her şeyi silip süpürecek şekilde yedi gece, sekiz gün onların üzerine saldı. O gün (orada olsaydın) bütün halkı yere serilmiş halde görürdün; sanki onlar, içi boş hurma kütükleri gibiydiler dipnot 1 .
Hâkka suresi, 8. ayet. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ
fehel terâ lehüm mim bâḳiyeh.
Şimdi sen, onlardan geriye kalan birini dipnot 1 görebilir misin!
Hâkka suresi, 9. ayet. وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ
vecâe fir`avnü vemen ḳablehû velmü'tefikâtü bilḫâṭieh.
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen yerlerin halkı hep aynı hataya düştü dipnot 1 .
Hâkka suresi, 10. ayet. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
fe`aṣav rasûle rabbihim feeḫaẕehüm aḫẕeter râbiyetâ.
Her biri, Rablerinin resulüne /onun elçi olarak getirdiklerine dipnot 1 karşı geldiler. Rableri de onları etkisi arttıkça artan bir azapla yakaladı dipnot 2 .
Hâkka suresi, 11. ayet. إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ
innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.
(Yeryüzünü) sular basınca sizi /sizin atalarınızı dipnot 1 gemide biz taşıdık.
Hâkka suresi, 12. ayet. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ
linec`alehâ leküm teẕkiratev vete`iyehâ üẕünüv vâ`iyeh.
Biz bunları, aklınızdan çıkarmayacağınız bir bilgi yapmak için ve kulağa küpe olsun diye (anlatıyoruz) dipnot 1 .
Hâkka suresi, 13. ayet. فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ
feiẕâ nüfiḫa fi-ṣṣûri nefḫatüv vâḥideh.
Sura bir kez üfürüldüğünde dipnot 1
Hâkka suresi, 14. ayet. وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً
veḥumileti-l'arḍu velcibâlü fedükketâ dekketev vâḥidetâ.
ve yeryüzü ile dağlar kaldırılıp (un ufak edilerek) tek bir düzlük haline getirildiğinde dipnot 1 ,
Hâkka suresi, 15. ayet. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
feyevmeiẕiv veḳa`ati-lvâḳi`ah.
olacak olan işte o gün olur dipnot 1 .
Hâkka suresi, 16. ayet. وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
venşeḳḳati-ssemâü fehiye yevmeiẕiv vâhiyeh.
Gök yarılır, artık o gün çökmeye yüz tutmuş hale gelir dipnot 1 .
Hâkka suresi, 17. ayet. وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ
velmelekü `alâ ercâihâ. veyaḥmilü `arşe rabbike fevḳahüm yevmeiẕin ŝemâniyeh.
Melekler onun kenarlarında olurlar. O gün, o meleklerin üst tarafında da sekiz melek, Rabbinin arşını (yönetim merkezini) taşır dipnot 1 .
Hâkka suresi, 18. ayet. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
yevmeiẕin tü`raḍûne lâ taḫfâ minküm ḫâfiyeh.
İşte o gün Allah'a arz edilirsiniz, sizin gizliniz saklınız kalmaz dipnot 1 .
Hâkka suresi, 19. ayet. فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ
feemmâ men ûtiye kitâbehû biyemînihî feyeḳûlü hâümu-ḳraû kitâbiyeh.
Amel defteri sağından verilen kişi dipnot 1 şöyle der: "İşte alın, okuyun defterimi!
Hâkka suresi, 20. ayet. إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ
innî żanentü ennî mülâḳin ḥisâbiyeh.
Ben, hesabımla mutlaka yüzleşeceğimi anlamıştım dipnot 1 ."
Hâkka suresi, 21. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
Artık o, bütün beklentileri karşılayan bir yaşayış içindedir. dipnot 1
Hâkka suresi, 22. ayet. فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
fî cennetin `âliyeh.
Yüce bir cennette /bahçededir dipnot 1 .
Hâkka suresi, 23. ayet. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
ḳuṭûfühâ dâniyeh.
O bahçenin olgunlaşmış meyveleri (ona) yaklaşır dipnot 1 .
Hâkka suresi, 24. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
külû veşrabû henîem bimâ esleftüm fi-l'eyyâmi-lḫâliyeh.
(Cennettekilere şöyle denir:) "Afiyetle yiyin için! Bunlar, geçmiş günlerde (Allah'ın rızasını) önceleyerek yaptıklarınıza karşılıktır dipnot 1 ."
Hâkka suresi, 25. ayet. وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ
veemmâ men ûtiye kitâbehû bişimâlihî feyeḳûlü yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh.
Amel defteri solundan verilen kişi dipnot 1 de şöyle der: "Keşke defterim bana verilmeseydi!
Hâkka suresi, 26. ayet. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
velem edri mâ ḥisâbiyeh.
Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim! dipnot 1
Hâkka suresi, 27. ayet. يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
yâ leytehâ kâneti-lḳâḍiyeh.
Ah, keşke ölüm her şeyi bitirseydi! dipnot 1
Hâkka suresi, 28. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ
mâ agnâ `annî mâliyeh.
Malım bir işe yaramadı! dipnot 1
Hâkka suresi, 29. ayet. هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ
heleke `annî sülṭâniyeh.
Yetkilerim de elimden gitti! dipnot 1 "
Hâkka suresi, 30. ayet. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
ḫuẕûhü fegullûh.
(Onunla ilgili şöyle denir:) "Tutun da prangaya vurun onu! dipnot 1
Hâkka suresi, 31. ayet. ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ
ŝümme-lceḥîme ṣallûh.
Sonra yakıcı ateşe /cehenneme sokun onu! dipnot 1
Hâkka suresi, 32. ayet. ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ
ŝümme fî silsiletin ẕer`uhâ seb`ûne ẕirâ`an feslükûh.
Yetmiş arşın dipnot 1 uzunluğunda bir zincire de dipnot 2 vurun onu! dipnot 3 "
Hâkka suresi, 33. ayet. إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ
innehû kâne lâ yü'minü billâhi-l`ażîm.
Çünkü o, Muazzam olan Allah'a inanıp güvenmezdi dipnot 1 .
Hâkka suresi, 34. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Çaresizin yiyeceği konusunda teşvikte bile bulunmazdı dipnot 1 .
Hâkka suresi, 35. ayet. فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌ
feleyse lehü-lyevme hâhünâ ḥamîm.
Artık o gün orada onun bir can dostu olmaz dipnot 1 .
Hâkka suresi, 36. ayet. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
velâ ṭa`âmün illâ min gislîn.
İrinden başka yiyeceği de bulunmaz dipnot 1 .
Hâkka suresi, 37. ayet. لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ
lâ ye'külühû ille-lḫâṭiûn.
Onu sadece, o hatayı dipnot 1 (şirk suçunu bile bile dipnot 2 ) işleyenler yer dipnot 3 .
Hâkka suresi, 38. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
felâ uḳsimü bimâ tübṣirûn.
Hayır! Görebildiklerinize yemin ederim,
Hâkka suresi, 39. ayet. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
vemâ lâ tübṣirûn.
Göremediklerinize de (yemin ederim ki) dipnot 1
Hâkka suresi, 40. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
innehû leḳavlü rasûlin kerîm.
Kur'an, kesinlikle değerli bir elçinin sözüdür dipnot 1 .
Hâkka suresi, 41. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
vemâ hüve biḳavli şâ`ir. ḳalîlem mâ tü'minûn.
O, bir şair sözü değildir. Ne kadar az inanıp güveniyorsunuz dipnot 1 !
Hâkka suresi, 42. ayet. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
velâ biḳavli kâhin. ḳalîlem mâ teẕekkerûn.
Bir kahin sözü de değildir dipnot 1 . Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz!
Hâkka suresi, 43. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.
(Bu Kur'an) varlıkların Rabbi / Sahibi tarafından indirilmiştir dipnot 1 .
Hâkka suresi, 44. ayet. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ
velev teḳavvele `aleynâ ba`ḍa-l'eḳâvîl.
(Resulümüz Muhammed) Eğer bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı dipnot 1 ,
Hâkka suresi, 45. ayet. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ
leeḫaẕnâ minhü bilyemîn.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
Hâkka suresi, 46. ayet. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ
ŝümme leḳaṭa`nâ minhü-lvetîn.
Sonra kesinlikle onun ana atardamarını koparırdık dipnot 1 .
Hâkka suresi, 47. ayet. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ
femâ minküm min eḥadin `anhü ḥâcizîn.
İçinizden bunu engelleyebilecek hiç kimse de olmazdı dipnot 1 .
Hâkka suresi, 48. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
veinnehû leteẕkiratül lilmütteḳîn.
Kur'an, yanlışlardan sakınanlara kesinlikle doğru bilgi vermektedir dipnot 1 .
Hâkka suresi, 49. ayet. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
veinnâ lena`lemü enne minküm mükeẕẕibîn.
Çok iyi biliyoruz ki içinizde (Kur'an karşısında) yalana sarılanlar var dipnot 1 .
Hâkka suresi, 50. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
veinnehû leḥasratün `ale-lkâfirîn.
Kur'an, ayetleri görmezlikten gelenler için kesinlikle bir yürek acısıdır dipnot 1 .
Hâkka suresi, 51. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ
veinnehû leḥaḳḳu-lyeḳîn.
Şüphesiz Kur'an, doğruluğu kesin olarak bilinebilir bir gerçektir dipnot 1 .
Hâkka suresi, 52. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.
Öyleyse sen, Rabbinin muazzam adı /özelliği sebebiyle ona boyun eğ! dipnot 1