İsrâ suresi

İsrâ suresi, 96. ayet

İsrâ suresi, 96. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

Diyanet İşleri

De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 93–99 · surenin 96. ayeti / 111

Konu İstenen mucizeler ve verilen cevap İsrâ 90–100 3

  1. İsrâ 93

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

  2. İsrâ 94

    İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.

  3. İsrâ 95

    De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

  4. 96

    De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

  5. İsrâ 97

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

  6. İsrâ 98

    Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

  7. İsrâ 99

    Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

96. “De ki: Benim ve sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.” Yüce Allah’ın, rasûlüne olan tanıklıklarından birisi onu mucizelerle ve indirmiş olduğu âyetlerle desteklemesi, ayrıca ona düşman olan ve onunla mücadeleye girişenlere karşı da ona yardım etmesidir. Eğer Yüce Allah’a birtakım sözleri uydurup yaşlan düzmüş olsaydı şüphesiz Allah, ona ilahî azabını göndererek şahdamarını kopartırdı. “Şüphesiz ki O, haberdardır ve onları hakkıyla görendir.” O, her şeyden haberdar olan ve her şeyi görendir. Kullarının da hiçbir hali O’na asla gizli kalmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: Benim size bildirmek için gönderildiğim şeyi tebliğ ettiğime ve size resul olarak gönderildiğime dair benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O, kullarının bütün hallerini kuşatmıştır ve o hallerden herhangi bir şey O'na gizli kalmaz. Onların nefislerinin bütün gizli hallerini bilip görendir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. كَفَىٰ kefa yeter kök: كفي
  3. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  4. شَهِيدًۢا şehiden şahid olarak kök: شهد
  5. بَيْنِى beyni benimle kök: بين
  6. وَبَيْنَكُمْ ۚ ve beynekum sizin aranızda kök: بين
  7. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  8. كَانَ kane kök: كون
  9. بِعِبَادِهِۦ biibadihi kullarını kök: عبد
  10. خَبِيرًۢا habiran haber alır kök: خبر
  11. بَصِيرًۭا besiran görür kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, görendir."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Benimle sizin aranızda (bütün bu olan bitenlere) şahit olarak Allah yeter: Çünkü o kullarıyla ilgili her habere (daha kaynağında) vakıf olan, onların her halini bizzat görendir."

Muhammed Esed

De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'tan başkası tanıklık edemez; kullarından (onların kalplerinde olanı bütün açıklığıyla) görerek haberdar olan O'dur".

Ahmed Hulusi

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak, Esma'sıyla hakikatim olan Allah yeterlidir! Muhakkak ki O, kullarıyla Habiyr'dir, Basıyr'dir. "

Ali Bulaç

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Aramızda Tanık olarak, Allah yeterlidir. Kuşkusuz, O, kullarından Haberlidir; Görendir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah yeterlidir. Zira O, kullarını bilip görmektedir."

Edip Yüksel

De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. O, kullarından haber alır, görür."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. O, kullarından haber alır, görür.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Allah, sizinle benim aramda şahit olarak yeter. Gerçekten O, kullarından haberdardır, çok iyi görendir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Allah sizinle benim aramda şahid yeter, her halde o, kullarına habir basir bulunuyor

Erhan Aktaş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Gültekin Onan

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Tanrı yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Benimle sizin aranızda hakıyki şahid olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının (her şeyinden) cidden haberdardır, kemaliyle görendir".

İbni Kesir

De ki: Şahid olarak, benim ve sizin aranızda Allah yeter. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.

Mehmet Alagaş

(90-96) Dediler ki arzdan kaynak / memba fışkırtmadıkça sana inanmayız , ayrıca hurmadan ve üzümden bir bahçen olsun , aralarından da nehirler fışkırdıkça fışkırsın , v eya iddia ettiği n üzere semayı üzerimizde paramparça e dip üzerimize dökmelisin, veya Allah ve melekleri karşımıza getirsin, yahut senin altından bir evin olsun veya göğe ilerleyesin / terakki edesin, senin İlerlemene de inanmayız ta ki üzerimize okuyacağımız bir kitap da indiresin, deki Rabbimi tenzih ederim, ben beşer bir R esul değil miyim? Rehberlik / Hidayet geldikten sonra insanların inanmalarına engel olan şey / mâni olan şey Allah ancak bir beşer Resul mü yarattı demeleridir. De ki arzda memnun olarak / tatmin olmuş olarak yürüyen melekler olsaydı biz de semadan melek Resul indirirdik. Deki benimle siz arasında şahit olarak Allah yeterlidir. Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Zira O, kullarını hakikaten bilip görendir.

Süleyman Ateş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Allah kullarının içini bilir ve onları görür."

Şaban Britch

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Zira O, kullarını hakikaten bilip, görendir.

Şaban Piriş

De ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O kullarından haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, kullarından haberdardır, onları görmektedir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Enough is Allah to be my witness and your witness; He is indeed Khabirun (Omniscient) and Bassirun (Omnipresent) Whose constant vigilance is extended to all His creatures. "

Abdul Haleem

Say, ‘God is witness enough between me and you. He knows and observes His servants well.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Enough is Allah for a witness between me and you: for He is well acquainted with His servants, and He sees (all things).

Abul A'la Maududi

Tell them, (O Prophet): "Allah suffices as a witness between me and you. Allah is well aware and fully observes everything pertaining to His servants." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah is fully aware of all my efforts which I am sending in order to reform you, and He is fully aware of the efforts you are making against my mission. His witness is sufficient because He will pass the final judgment.

Aisha Bewley

Say: ‘Allah is a sufficient witness between me and you. He is certainly aware of and sees His slaves.’

Al-Hilali & Khan

Say: "Sufficient is Allâh for a witness between me and you. Verily He is Ever the All-Knower, the All-Seer of His slaves."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Allah suffices as a witness between me and you. Indeed He is well aware and percipient of His servants.’

Amatul Rahman Omar

Say, `Allâh suffices as a witness between me and you. Surely, He is Ever Aware of and sees His servants full well.'

Arthur John Arberry

Say: 'God suffices as a witness between me and you; surely He is aware of and sees His servants. '

Bijan Moeinian

Say: "I take only God as my witness (for your reaction to the Message as He is the One Who is going to judge you. ) He sees His worshipping creatures (all creature worship God by submitting themselves to the biological laws imposed upon them by the Lord) and knows how they behave.

E. Henry Palmer

Say, 'God is witness enough between me and you; verily, He is ever of His servants well aware, and sees. '

Edip-Layth

Say, "God suffices as a witness between me and you. He is Ever-aware and Watcher over His servants."

George Sale

Say, God is a sufficient witness between me and you: For He knoweth and regardeth his servants.

Hamid S. Aziz

Say, "Allah is sufficient witness between me and you; verily, He is Knower, Seer of His servants. "

Mahmoud Ghali

Say, " Allah suffices as an Ever-Present Witness between you and me; surely He has been Ever-Cognizant of (and) Ever-Beholding His bondmen. "

Marmaduke Pickthall

Say: Allah sufficeth for a witness between me and you. Lo! He is Knower, Seer of His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "God is sufficient witness between me and you, for He knows His creatures well, and is well-informed. "

Muhammad Asad

Say: "None can bear witness between me and you as God does: verily, fully aware is He of His creatures, and He sees all [that is in their hearts]. "

Mustafa Khattab

Say, "Sufficient is Allah as a Witness between me and you. He is certainly All-Knowing, All-Seeing of His servants."

Progressive Muslims

Say: "God suffices as a witness between me and you. He is Expert and Watcher over His servants."

Rashad Khalifa

Say, "GOD suffices as a witness between me and you. He is fully Cognizant of His worshipers, Seer."

Sahih International

Say, "Sufficient is Allah as Witness between me and you. Indeed he is ever, concerning His servants, Acquainted and Seeing."

Sam Gerrans

Say thou: “Sufficient is God as witness between me and you; He is of His servants aware and seeing.”

Shabbir Ahmed

Tell them, "Allah suffices as witness between me and you. Verily, fully Aware He is of His servants." (The outcome according to His Law will prove who is right).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Allah is enough for a witness between me and you: Verily, He is the totally-Informed (Khabeer), the All Seer (Baseer, Well Acquainted, seeing all things).

Taqi Usmani

Say, "Allah is sufficient as witness between me and you. Surely, He is All-Aware, All-Watchful to His servants."

The Monotheist Group

Say: "God suffices as a witness between me and you. He is Expert and Seer over His servants."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩